19 Eylül 2015 Cumartesi

TEKASÜR BATAKLIĞINDA DEBELENMEK

Tekasür/kesret, var oluş amacına AMA kör kalıp, yaşamı kolaylaştıran eşyayı, unsurları, malı, mülkü, makamı, nasıl olursa olsun, helal haram demeden, hak hukuk gözetmeden elde etmeyi, tüm EN lerin sahibi olmayı yaşam amacı haline getirmektir. Kaliteye niteliğe önem vermemektir. Sayısal, fiziksel vb çokluktur 102/1-2.

İnsana hizmet eden malın, eşyanın, makamın vb unsurların efendisi, süvarisi iken, hizmetçisi, kölesi, tutsağı, tutkunu olmaktadır.

 
Şöyle ki:
İnsanın ahseni takvim üzere olması nedeniyle, manen ruhen olduğu gibi, madden degelişme, artma, çoğaltma, üretme vb yönü bulunmaktadır.

Kitapta, bu artırma, çoğaltma işlevi; tekasür/kesret, ziyade ve riba olarak üç kavramla karşılanmıştır.

ZİYADE, kaliteyi, niteliği esas alan artma, çoğaltmadır. İlmimi Ziyade Et /ve kur rabbi zidni ilma 20/114 veya imanın /zadethum imanev 8/2, 9/124 ; azabın ziyadeleşmesi vb. Hatta, bu kavram toplumda bilinçli veya bilinçsiz yemekten sonra ZİYADE OLSUN denilerek de kullanıla gelmiştir.

Tekasür/kesret ise; kaliteyi, niteliği dikkate almayan çokluktur, çoğaltmadır. 6/116, 2/100, 2/243, 3/119, 5/59 başta olmak üzere ve benzeri 81 diğer ayetlerde “ÇOĞUNA UYARSAN/ÇOKLARI” vb derken de bu kavram ve türevleri kullanılmaktadır.

Tekasür/kesret, madden, manen, şeklen, ruhen,  gelişme içinde ve gelişme yönelik ahseni takvim üzere yaratılan insanın, var oluş amacına AMA kör kalıp, yaşamı kolaylaştıran eşyayı, unsurları, malı, mülkü, makamı, nasıl olursa olsun, helal haram demeden, hak hukuk gözetmeden elde etmeyi, tüm EN lerin sahibi olmayı yaşam amacı haline getirmektir. Kaliteye niteliğe önem vermemektir. Sayısal, fiziksel vb çokluktur 102/1-2.

Tekasür/kesret insanı, kendisine hizmet eden malın makamın vb unsurların efendisi, süvarisi iken, hizmetçisi, kölesi, tutsağı, tutkunu yapmaktadır.

ŞU habis, melun şecere AĞACA YAKLAŞMAYIN 2/35, 7/19, 14/26, 17/60 vb. uyarısını kale almayan insan, maddeye, şekle daha çok önem ve öncelik vermesi nedeniyle ESFELE SAFİLİNE doğru yuvarlanmaktadır 95/5.

Şecere/Tutkular insanı yer bitirir. Yedikleri de, elde ettikleri de sevindirmez. Kendisine yeterli fayda vermez. Hep dahası vardır. Zakkum gibidir. ŞECERETÜZ ZAKKUM yani fayda vermeyen tutkulardır 37/62-68, 56/52-56, 44/43-50 vbYaşamı cehenneme çevirir.

Öyleki; var oluş amacına ne ölçüde AMA/kör bakarsayaşamı kolaylaştıran eşyanın, unsurların, malın efendisi değil de esiri olursa, adeta mallaşırsa, mal onu değil de o malı tamamlarsa, süvarisi değil de esiri, hamalı olursa, mala hizmet etmeye kalkarsa, malla bütünleşirse, o ölçüde,

ŞERDE İHVAN /İHVANEŞ ŞEYATÎN 17/27 den,
velayuşrik bi ibadeti rabbihi ehada/ ONLARI ŞERİK EDİNMEYE 18/110  ve 
TA’BUDİŞ ŞEYTAN’a tapmaya 19/44, 36/60,
HASABU CEHENNEM odunu olmaya 21/98 varmakta,
ve CEHİMİ de yaşamaktadır 102/6.

Diğer taraftan çoğaltma tutkusunun verdiği çirkinleşmeyi, yaşadığı cehennemi örtmek ve tekasür bataklığında doyma bilmez iştihasına daha çok variyat ekleyebilmek amacıyla tüm güzel, iyi, hayır ve fedakarlık gibi cennet kavramlarını da dilinde, şeklen üçüncü insanlara karşı elbise yapmaktadır. 7/22, 20/121 vb.

El Füccar olup, tapındığın kesret/tekasüre kendini hapsedip, mana aleminde davası olmadığından SİCCİNDE boğulmaktadır 83/7.

Böylece, tekasür bataklığında var gücüyle ölesiye, ölünceye kadar debelenip, elde ettiklerinden de yeterli bulmadığından, yarar görmeden HUTAME de bağlı kalmaktadır 104/6-9.

Ziyadeyle, kaliteli, helal ve temiz olanla yaşayanlardan olup tekasür bataklığından esfele safilinden, siccinden, cehimden, hutamaden beri olma dileğiyle,

Muhabbetle,

Hiç yorum yok:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı