26 Mart 2023 Pazar

SEÇİM için POLİTİZE edilmiş BİR TOPLUMA, EMEK, PARA, ZAMAN vb KAYNAK ISRAFINA, vb ilkel yol ve yöntemlere gerek olmayıp AKLA MANTIĞA VİCDANA EHLİYET VE LİYAKATE uygun tercih için EŞİT ADİL ŞEFFAF usule geçilmelidir

SEÇİM için
POLİTİZE edilmiş BİR TOPLUMA,
EMEK, PARA, ZAMAN vb KAYNAK ISRAFINA,
vb ilkel yol ve yöntemlere gerek olmayıp
AKLA MANTIĞA VİCDANA EHLİYET VE LİYAKATE uygun tercih için
EŞİT ADİL ŞEFFAF usule geçilmelidir
Bir SEÇİM için bu kadar partiye, EMEK, PARA, ZAMAN vb KAYNAK #İSRAFINA gerek var mı?
SEÇİMİN amaç ve hedefi kamu hizmetlerinin ve yönetiminin ehliyet ve liyakatli kişilerce yürütülmesini sağlamaktır.
EMANETİ, ehil, ehliyet ve liyakat sahibine verip her hali her durumda #olumsuz beklenmedik şartlarda da AHSEN yaparak ADİL olmak esastır vazgeçilmezdir. 23/8, 70/32, 4/58, 8/27, 33/72, 33/73, 3/83, 13/15, 59/21, 7/143, 38/18, 38/19, 34/10, 20/105 vb
Böylece güven veren güvenilen olup EMIN olarak yaşanılması gerçekleşmektedir.
Bundan uzak düştükçe de tüm toplum acı bedeller ödemektedir.
Her olay insana, TOPLUMA seçimler sunar. Tercih yapma gücü, yetkisi, her türlü zihni melekeler ve donanım insanda var edilmiştir.
İnsan gibi, toplumlar da yaptığı tercihlerle, #kaderini, dolayısıyla kederini ya da keremini kendi yazmaktadır.
Herkes ve her toplum seçtiği yaşadığı hayatın bedeliyle sonuçlarıyla karşılaşır.
ÖYLE Kİ,
Bir partinin seçimlere katılma yeterliliği için sadece kurulmuş olması yetmiyor.
En az altı ay öncesinden
İLLERİN YARISINDA ve O İLDE MERKEZ İLÇE DAHİL ÜÇTE BİRİNDE de TEŞKİLATLARINI KURMUŞ
BÜYÜK KONGRE DAHİL KONGRELERİNİ YAPMIŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR.
Üstelik bu kongre süreçlerini de belli dönemlerde yenilemektedir.
Bu şartları sağlayan sadece 36 parti listesi var. Bir de yüzlerce bu şartları TAM taşımayan partileri düşünün. https://www.ysk.gov.tr/doc/karar/dosya/82468/2023-92.pdf
Bunun yerine, kamunun da destek vereceği,
Herkesin ÖZGÜRCE KATLIP ADAY VS OLACAĞI, lider delege sultasını da yok eden düzenlemeler yapılarak,
En fazla SAĞ, SOL, MİLLİYETÇİ, MUKADDESATÇI, BAĞIMSIZ merkezde oluşacak beş siyasi parti dışındaki oluşumlara son verilmesi sağlanılabilir. Ya da iki partili sistem kurulabilir.
BİR DÜŞÜNÜN,
**Bunca partiyi,
**Bu kadar teşkilat için bina, kira, elektrik, su, doğalgaz, personel vs giderini,
**Bunca teşkilatlarda yönetim denetim kollar vs görev alacak insanın zaman ve emeğini,
**Politize olmuş bölünmüş toplumu,
**Kongreler için yapılacak masrafları,
**Seçim suresince dökülecek paraları, propaganda için harcanacak para ve emeği.
**Topluma, çevreye verilecek kirliliği vb hasrı.
**Yapılan karalamaları,
** vb
Adeta POLİTİZE olmuş bir toplum! Kaynaklarını İSRAF eden bir SİSTEM.
İSRAF EDİLEN KAYNAKLARIN önemli kısmı hazineden yani toplumdan alınan vergilerden partilere aktarılan kamu gelirleri olduğu da unutulmamalıdır.
Siyasi partilere yardım destek vb her nedenle olursa olsun HAZİNEDEN KAYNAK TRANSFERİNE SON VERİLMELİDİR?
Bu PARA milletindir.
Üstelik her yıl yapılan bu yardımlar da son bulmalıdır.
Artık siyasi partilerin, devletçe, TEŞVİKE DESTEĞE YARDIMA ihtiyacı olduğu dönemler çağ öncesinde kaldı
Partiler halkın gücü ve desteği ile ayakta durup yaşamalıdır.
YİNE
Herhangi bir kamu görevi SONA ERENİN, uzman ekipçe yapılacak araştırmada, kendi, eş, çocuk ve ailesi ile SANAL KASASININ, SERVETİNDE, FAHİŞ ARTIŞ olduysa EL KONULUP bu millete İADE edilmelidir.
.
SONUÇTA
Bir SEÇİM için başka yol yok mu? Bulunamaz mı?
Her eve herkese ulaşabilen TV gibi bir teknoloji ADİL EŞİT KULLANILARAK açık oturumlarla adaylar il ve ülke bazında tanıtılıp ÜLKE İL SORUNLARI ve ÇÖZÜMLERİ halka sunulamaz mı?
Gelişmiş ülkelerde olduğu üzere, öne çıkan örneğin 5 aday veya parti temsilcileri farklı düşünceleri taşıyan GAZETECİ grubunca sorularla ÜLKE SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ konusunda tartıştırılıp halka tanıtılamaz mı?
Böylece, bunca emek para kaynak İSRAFI, ÇEVRE KİRLİLİĞİ vb tüm olumsuzluklara; KİN NEFRET VE POLİTİZE olmanın yarattığı kutuplaşmalara son verilip HAKÇA bir yönteme geçilemez mi?
.
.
NE DERSİNİZ ?
SİZİN ÖNERİNİZ VAR MI?
.
BAKINIZ
.
22/03
****SEÇİM PROPAGANDASINDA ilkelliği bırakıp AKLA, MANTIĞA ve VİCDANA uygun olan TELEVİZYONLARDA ADAYLARIN
aynı zaman ve zeminde ülke şehir vb sorunla konusunda aynı sorulara cevap verip kendilerini ilk elden ifade edip karşılıklı açıklamalarla bilgilendirip tartışma yapmaları,
halka saygının
eşit, adil ve tarafsız seçimin gereği değil midir?
Ne dersiniz?...
.
• TOPLUMLAR TERCİHLERİYLE KADERİNİ
dolayısıyla KEDERİNİ ya da KEREMİNİ KENDİ YAZMAKTADIR.
• DEVLETİN, HALKIN, GÜÇSÜZÜN MALINI, HAKKINI, VERGİSİNİ şu bu bahaneyle HAKSIZ YEMEYİN ve BİRİLERİNE de PEŞKEŞ ÇEKMEYİN
.
****Herhangi bir kamu görevi SONA ERENİN, uzman ekipçe yapılacak araştırmada, kendi, eş, çocuk ve ailesi ile SANAL KASASININ, SERVETİNDE, FAHİŞ ARTIŞ olduysa EL KONULUP bu millete İADE edilmelidir.











.

CB nın #DİPLOMA, Yüksek Okul Mezunu olma sorunu

 CB İletişim Başkanlığı ve “Marmara Üniversitesi” nce yapılan açıklamalar ile aykırı iddia ve deliller karşısında;

#DİPLOMA, Yüksek Okul Mezunu olma sorunu, ancak #YSK tarafından bağımsız #denetçilerce yaptırılacak araştırma ve soruşturma raporuyla en kısa sürede açığa kavuşturulur

25 Mart 2023 Cumartesi

YILANLAR, kabuk, gömlek, elbise, isim, yer, konum vs değiştirmekle YILAN olmaktan çıkmaz.

 YILANLAR,

kabuk, gömlek, elbise, isim, yer, konum vs değiştirmekle YILAN olmaktan çıkmaz.

İMKANLARI, ihtiyaç sahibine, #ikram edip #PAYLAŞMAK, tarifsiz bir #MUTLULUK ve BEREKETTİR.

 İMKANLARI,

ihtiyaç sahibine, #ikram edip #PAYLAŞMAK,
tarifsiz bir #MUTLULUK ve BEREKETTİR.

MUHSİN YAZICIOĞLU’ NU ANARKEN

 MUHSİN YAZICIOĞLU’ NU ANARKEN

HEY YOLCU! Gel, vakit varken bir daha düşün!
Bilesin ki, Her insan tercihleriyle şekillenir. Yaşamda yaptıklarıyla, hayata yazdıklarıyla anlam ve değer kazanmaktadır.
Her olay insana seçimler sunar. Her durumda yaptığı tercihlerle insan ayrışmaktadır.
Menfaatlerin çatıştığı yerde erdem fazilet fedakarlık ortaya çıkar. Bir davaya gönül verin, sözleşin, borç alışverişi ya da yolculuk yapın vb kısaca hayır ve fedakarlık gerektiren durumları birlikte karşılayın yeter.
Kimi ben ben derken, kimisi de biz ya da diyebilmekte, Rahman’ın rızasına, her şeyden daha çok önem ve öncelik verebilmektedir. 39/33, 5/119, 46/16, 33/24; 2/177, 3/76, 5/35, 5/100; 9/24, 2/165; 9/36, 9/123, 16/128; 9/111, 24/52, 59/9, 64/16; 3/76, 9/4, 9/7; vb.
Zor şartlarda fedakarlık yapabilmek, başkalarının derdini acısını paylaşmak, hakk olanı her daim savunmak, yüceliktir. Fedakarlıktır, Ahsenu ameldir. Gönül İnsanı olmaktır.
RABBİN RAZI OLDUĞU bir hayat başarıların en büyüğüdür. ALLÂH onlardan #RÂZI OLMUŞTUR, onlar da O'NDAN RÂZI OLMUŞTUR. işte büyük başari, #FEVZULAZÎM BUDUR! RADIYELLAHU ANHUM VE RADU ANH, zalikel FEVZUL AZÎM 5/119, 98/8, 58/22, 9/100, 48/18 vb
Rahman’ın razı olduğu insanı olmak, ateş ocağa düşünce feryat etmek değildir. Başkalarının ocağına ateş düştüğünde, hatta daha düşmeden feryat edebilmektir. Var gücünle yardıma koşmaktır. En sevdiklerinden sarsacak şekilde vermektir.
Bu nedenle MUTTAKİLERE CENNET VARDIR denilmektedir. 3/133, 15/45, 16/31, 50/31, 26/90, 78/31, 16/30, 25/15, 47/15, 13/35, 39/20, 39/73, 68/34, 7/128, 11/49, 28/83, 43/35, 38/49, 77/41, 54/54, 52/17, 51/15, 44/51 vb
Nitekim,
• Haksız bir dava uğruna sultanlık yapacağıma, gerekirse haklı davada tek başıma yürüyeceğimi söylüyorum
• Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir Dünya için; bu kadar #fırıldak olmaya gerek yok!
• Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir.
• Benim adım Muhsin Yazıcıoğlu ! Bana baskı sökmez ! Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok.
"Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum"
Dizelerin ve nice sözlerin sahibi olup, ölümünden sadece 6 gün önce Karaman Seçim Bürosu’nda şu muhteşem düşünceleri dillendirmesi dahi #MUHSİNYAZICIOĞLU anlamak için yeterdir.
“Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz.
Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Yarın ahirette Allah, bize 'Niye iktidar olmadın' diye sormayacak. Sorsa da 'Vermediniz' diyeceğiz." MUHSİN YAZICIOĞLU
Bunları dillendirmekle kalmamış, yaşamıyla da özellikle menfaatlerin çatıştığı sahnelerde bile bunlara, tercihleriyle de uyup şehadet etmiştir.
Her Kim, zerre ağırlığınca hayır ya da şer yapmışsa onunla karşılaşmaktadır. 21/47, 7/8, 7/9, 23/102, 23/103,101/6, 101/7, 99/7, 99/8,101/8, 101/9, 18/104-108 vb
Sen de öleceksin
yaptıklarınla zerre de olsa buluşacak ve karşılık göreceksin
EVET, vakit varken; AHSENU AMELDEN yana durmak, HANİF durmak, Rızayı İlahiyi amaç edinmek, HAK veya SIDK üzere yaşamak, MUTTAKİ olmak senin elinde!
Rabbilalemine, Kurana, vicdana, ilkelerine
sürekli ve en güçlü şekilde,
her şeyden daha çok ÖNEM ve ÖNCELİK verip
yaşamda ve sosyal hayatta da
bunları özenle her yönüyle ümitle sabırla salatla HASSASİYETLE uygulayıp Rabbin Rızasına varanlardan, her Dünyada cenneti yaşayanlardan, MUTTAKİLERDEN olma dileğiyle,
Muhabbetle,
25 Mart 2009 - 25 Mart
BAKINIZ




13 Mart 2023 Pazartesi

DEPREM VE KIRILAN FAYIN DEHŞETİ FAY hattı üzerine kurulan kentler ve konutlar bu hareketlere dayanamaz.

 DEPREM VE KIRILAN FAYIN DEHŞETİ


FAY hattı üzerine kurulan  kentler ve konutlar bu hareketlere dayanamaz.

Türkiye, 6 Şubat Pazartesi günü Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 iki büyük depremle sarsıldı. Deprem; Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Elazığ ve Malatya dahil 11 ilde büyük yıkıma yol açtı.

Öyle ki,
"Çardak Fayı üzerinde drone ile tam 12.7 metrelik bir zemin atımı olarak saptadık. Bugüne kadar 7 metreye varan atımları görmüştük. Ancak fayın geçtiği yüzeydeki bir alanda 12 metrelik atımı görmek açıkçası felaketin boyutunu gözler önüne seriyordu”

Ayrıca bölgede Çardak fayının güneyi, kuzeye nazaran 130 cm yükselme ile 210 cm sol yanal hareket ettiğini de tespit ettik. Prof. Dr. Yaltırak " Haberlerden.

DEHŞETİN FOTOĞRAFI

Fayın bir tarafı 2 metreye yakın YÜKSELİRKEN hem de iki yan ileri geri hareket etmekte ve iki yan birbirinden 12 metre ayrılmaktadır.

ACI GERÇEKLER BUNLAR

Ovaya, tarlaya, gevşek zemine, fay hat ve yatağına kent kurup uygunsuz BİNA DİKEN her ülke, DEPREMDE enkaz biçer.
Acı bedeller öder.

Bir yer nerde olursa olsun
İSKANA KONUTA AÇILIRKEN imar geçerken, zemin analizi gereğince yapılmadıkça asla yapılaşmaya konuta izin verilmemelidir.

BAKINIZ

"Depremlerin Oluşumu ve Türleri:

Dünyanın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km.kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar litosfer içerisinde yer alır. Tüm jeolojik süreçler ve depremler Litosfer içerisinde meydana gelirler. Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto'nun altındaki çekirdegin Nikel-Demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir.

Litosferin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır.Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, litosfer parçalanmakta ve birçok "Levha"lara bölünmektedir. Üst Manto'da oluşan konveksiyon akımları, çekirdekte meydana gelen radyoaktif parçalanmalar sonucu açığa çıkan yüksek ısı nedeni ile oluşmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe litosferde gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magmada okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto'ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını (dalma-batma zonları) oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu döngü, litosferin altında devam edip gitmektedir.

İşte yerkabuğunu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları dünyada depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada meydana gelen depremlerin büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında dar kuşaklar üzerinde gelişmektedir.

Yukarıda, yerkabuğunu oluşturan "Levha"ların, Astenosferdeki konveksiyon akımları nedeniyle hareket halinde olduklarını ve bu nedenle birbirlerini ittiklerini veya birbirlerinden açıldıklarını ve bu olayların meydana geldiği zonların da deprem bölgelerini oluşturduğunu söylemistik.

Birbirlerini iten ya da diğerinin altına dalan iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir.

İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar. Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada yeryüzünde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve "Fay" adı verilen kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar bazen yeryüzünde gözlenemez, yüzey örtüsü ile üzerlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve yerüzüne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden hareket edebilir.

Depremlerinin olusumu "Elastik Sıçrama" (Elastic Rebound) teorisi ile açıklanır. Bu teoriye göre, herhangibir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca var olan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır. Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.

Aslında kayaların, önceden bir birim yerdeğiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen yerkabuğunda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır. İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır.

Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.

Faylar genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara "Doğrultu Atımlı Fay"denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilinir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir. Düsey hareketlerle meydana gelen faylara da "Egim Atımlı Fay"denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düsey hareket beraber gelişebilir.

Deprem Türleri:
Depremler oluş nedenlerine göre degişik türlerde olabilir. Dünyada olan depremlerin büyük bir bölümü yukarıda anlatılan biçimde oluşmakla birlikte az miktarda da olsa baska doğal nedenlerle de olan deprem türleri bulunmaktadır. Yukarıda anlatılan levhaların hareketi sonucu olan depremler genellikle "Tektonik" depremler olarak nitelenir ve bu depremler çoğunlukla levhalar sınırlarında olusurlar. Yeryüzünde olan depremlerin %90'ı bu gruba girer. Türkiye'de olan depremler de büyük çoğunlukla tektonik depremlerdir. İkinci tip depremler "Volkanik" depremlerdir. Bunlar volkanların püskürmesi sırasında metdana gelirler. Yerin derinliklerinde ergimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin maydana geldiği bilinmektedir. Bunlar da yanardağlarla ilgili olduklarından yereldirler ve önemli zarara neden olmazlar. Japonya ve İtalya'da olusan depremlerin bir kısmı bu gruba girmektedir.

Bir başka tip depremler de "Çöküntü" depremlerdir. Bunlar yer altındaki boşlukların (mağara), kömür ocaklarında galerilerin, tuz ve jipsli arazilerde erime sonucu oluşan boşlukları tavan blokunun çökmesi ile oluşurlar. Hissedilme alanları yerel olup enerjileri azdır fazla zarar getirmezler. Büyük heyelanlar ve gökten düşen meteorların da küçük sarsıntılara neden olduğu bilinmektedir.
https://deprem.aku.edu.tr/depremlerin-olusumu-ve-turleri/"




5 Mart 2023 Pazar

MODERN KÖY KENTLER KURULMALIDIR Deprem Ülkemizde ÇOK KATLI YAPILAR yerine Bahçeli MÜSTAKİL EVİN teşvik edilmesi kesin çözümdür

 MODERN KÖY KENTLER KURULMALIDIR

Deprem Ülkemizde ÇOK KATLI YAPILAR yerine
Bahçeli MÜSTAKİL EVİN teşvik edilmesi kesin çözümdür
Türkiye’deki herkesi ÇOK KATLI BİNALAR yerine, MÜSTAKİL EVLERE yerleştirsek ne olurdu? Ülke coğrafyası yeterli gelir miydi?
Ülkemizin yüzölçümü 783.562 kilometrekare olarak bilinmektedir. Karasal yüzölçümü 769.632 kilometrekare ve su alanlarının kapladığı yüzölçümü ise 13.930 kilometrekaredir
Türkiye’deki hane halkı sayısı ortalama 3 kişidir. Yani her evde ortalama üç kişi yaşamaktadır.
Nüfusun 90 milyon olduğunu kabul edelim
90 milyon nüfusu / 3 kişilik aileye = 30 milyon müstakil ev yapar.
30 milyon aile için x 500 er metre karelik ev ve bahçe verilse = 15 000 kilometre kare yer yapar
Türkiye’nin KARASAL yüzölçümünü esas alırsak 769.632 km2‘dir.
Bunu MUSTAKİL EVLER için gerekli 15 000 kilometre kare alanı, ülkemizin yüzölçümüne bölersek ortalama, %2 si kadar yer kaplar
Ülkemizin neredeyse orta büyüklükte bir ili kadar yer tutar.
Üstelik HERKES BAHÇELİ MÜSTAKİL EVDE hem de üreterek gönlünce yaşar.
Elbette, dağlar nehirler, göller vb yerleşime uygun olmayan yerler ile tarım alanları da
çıkılsa bile sonuç fazla değişmezdi?
YİNE, yol su kanalizasyon vb konularda daha fazla yatırım ve maliyet de ortaya çıksa da yap boz yık yap vs olmayacağı için zaman içerisinde bunun anlamı da kalmaz.
Bu arada, neredeyse BİNASAL DÖNÜŞÜME dönerek şehri her açıdan kirleten görünüme karşın ADA, MAHALLE KENT bazında yapılması gereken KENTSEL DÖNÜŞÜM sürecinde, hatta DEPREM KONUTLARINDA bile bu MODERN KÖY KENT projesi de dikkate alınmalıdır.
Bu projeye, uygun İŞ MERKEZLERİ, RESMİ DAİRELER HASTANE VE SOSYAL DONATILAR da adapte edilebilir.
Bu çalışmanın amacı, artık ÇOK KATLI yerine BAHÇELİ MUSTAKİL EV gerçeğinin düşünülmesini ve uygulanmasını sağlamaktır.
Hani DİKEY den vazgeçip YATAN MİMARİ yapacağız diyenlere de duyurulur.
Dünya KONUTTA genelde MÜSTAKİL EV gerçeğini yüzyıllardır yaşamaktadır.
Deprem, bu ALEMİN, VATANIN gerçeği olup HEP yaşanılacak.
Depreme dirençli kent ve konut yapmak şarttır.
Tersi CEHALETTİR, İHANETTİR, CİNAYETTİR
#DEPREM fayları üzerine yapılan,
o yerin, bölgenin şartlarına, usul ve esasına AYKIRI inşaatlar
acı bedeller ödetir.
Ovaya, tarlaya, fay yatağına uygunsuz BİNA DİKEN her ülke, DEPREMDE enkaz biçer.
Acı bedeller öder.
Depremde her yerde olabilirsiniz. Eviniz, binanız yetmez, okul hastane cami avm vb her yerin, tüm kentin DEPREME DİRENÇLİ olması gereklidir.
Depreme DİRENÇLİ kentler konutlar yapıp,
yönetimden halka kadar DUYARLI olup DEPREM KÜLTÜRÜNE uyuldukça, bu acılar son bulur
YAŞAM, alemde var edilen kanunlar, doğa, AYKIRI DAVRANANLARI asla AFFETMEZ

4 Mart 2023 Cumartesi

ALTILI MASA İKTİDAR SENDROMU ve ÇÖZÜM

 ALTILI MASA İKTİDAR SENDROMU ve ÇÖZÜM

Genelde politikacılar;
“Dün dündür bugün bugündür” der geçer ve
İçindeki ile söylediği farklıdır.
#Kılıçtaroğlu, sağ oylar olmadan asla İKTİDAR olamayacağı gerçeğini tüm seçimlerde yenilgiyle bellemiştir
SAĞ oylarını alabilmek için yaptığı tüm başörtüsü vs ataklarının da yetersizliğini anlamıştır
Tek yolu SAĞ oylarının partilerin de omuzuna binerek iktidar olma hesabının sonucu olarak her hamle de ADAYLIĞINI HEDEFLEMİŞTİR.
#İYİ parti dışındaki 4 parti de CB seçiminden daha çok MECLİSE girmek için #CHP KILIÇTAROĞLU na taşıyıcı olarak ihtiyacı vardır.
CHP listelerinde yeterince yer almak için de KILIÇTAROĞLU ile iyi geçinmek ve adaylığını da desteklemek zorunda kalmıştır.
Bunu da bilen KILIÇTAROĞLU ADAYLIĞI konusunda bu dörtlüyü de yanında hissedip #AKŞENER e dayatma yapılmıştır.
Bu planı ve hali bilen İYİ PARTİ VE AKŞENER
KILIÇTAROĞLU nun her halde de seçimi kazanma şansının olmadığını,
Aday olması halinde İYİ PARTİ nin de oy kaybedeceği ve MECLİS deki vekil sayısının düşeceğini,
CB seçiminin de kaybedileceğini,
KILIÇTAROĞLU nun bunları bilmesine rağmen parti içi sorunlar ile ilk defa bu kadar yaklaştığını zannettiği kazanma duygusu nedeniyle de ADAYLIKTA inat etmesi,
Yine, CB seçimini kazanabilecek iki ayrı ismi, CHP kadrolarında yer almakla birlikte SAĞ kesime ve seçmene yakın özellikle MANSUR YAVAŞ İLE EKREM İMAMOĞLU nun adaylığı konusuna da KILIÇTAROĞLU nun karşı çıkması
Sonucu bu ÇIKMAZA girmiştir.
OYSA, siyasette onurlu ilkeli işbirliği partilere daha fazla oy ve prestij kazandırmaktadır. Bu CHP ve İYİ parti arasında yapılan son seçimde de daha fazla vekil çıkararak ta görülmüştür.
Nitekim AK partide bu durumu değiştirmek için seçim yasasında eskiden olduğu gibi değişikliklere gitmiştir. Küçük oy oranına sahip partileri BÜYÜK PARTİLERE mahkum kılmıştır.
AKŞENER in bu çıkışı da ya KILIÇTAROĞLU nu ikna etme amaçlı bir hamle olabilir
Ya da başka bir hesabın planın parçasıdır.
Bu öyle ani, duygusal bir çıkış olarak düşünülemez.
Elbette bu sonuçta dış ve iç güçlerin, iktidarın ERDOĞAN ın bunun üzerine hesap yapanların da planı ve dahli de gözardı edilmemelidir.
Uluslararası stratejik ortaklarıyla görünürde iç politik manevralar dışında İKTİDARDA iken de uyumlu olan bir yönetimin değişmesini kim ister.
Emperyalistlerin çıkarlarına hizmet ettiği sürece hangi rejim, kişi vs de fark etmez.
Dost görünüp, YANDAŞ olur, el üstünde tutarlar. Tersi oldu mu da, her unsuru satar, sırtından da vurur
Tabi ki, onlarca seçimi kazanmış, halkın nabzını da en iyi tutan önemli hizmetlere imza atan, en başarılı politikacılardan biri olan ERDOĞAN ın, görünür görünmez planlarının, hamlelerinin, devirmek parçalamak konusundaki ataklarının, demeçlerinin, itibarsızlaştırmalarının katkısı da yabana atılamaz.
GENELDE
Politikacıların çoğu, çok yüzlü davranıp her ne şekilde olursa olsun kazanmak uğruna, her yolu deneyebilmektedir. Her türlü değeri fütursuzca suiistimal edebilmektedir.
Yine iktidar ya da muhalefette de birbirine zıt söylemleri fütursuzca yapabilmektedir.
Karşıt olduklarında, veryansın yaptıklarına, ortak ya da yandaş olunca bunları söylememiş gibi yaklaşıp el üstünde tutmaktadır.
**
ÇÖZÜM İSE KOLAYDIR
Bu masa oybirliğiyle karar verme yetisini ADAY BELİRLEMEDE yapamadığı ortaya çıkmıştır.
Bu dağılma anlamına gelmeyebilir. Tekrar bir araya gelip sorunu da çözebilirler.
Bu sorun şimdi çözülmese de ilerde çoklu adayla seçime girseler de ikinci tura kalınırsa işbirliği kaçınılmazdır.
Yine, 6 masa son bulsa bile ikili görüşmelerle yeni bir tek aday konumuna da gelinebilir.
Her ne olursa olsun ağır ithamlar yapılmış, masadan kalkan masanın altında kalır vs denmiş olsa da
en kısa yol
KILIÇTAROĞLU inadından vazgeçerek AKŞENER le en kısa sürede görüşüp yeni bir aday örneüin CHP li bir başka isim belediye başkanı ya da daha yüksek destek bulan MANSUR YAVAŞ ın adaylığının kabulü ile sorun çözülür.
Bunun yolu arabulucularla, ismi geçen belediye başkanlarıyla vs ile de gerçekleşebilir.
Üstelik bu kiriz en kısa sürede çözebiliyorlar vs diye artı prim de yapar.
Elbette başka sorunlar da var. CHP nin diğer 4 partiyi taşıması listesinde nerede ne kadar yer vereceği konusu da CHP kendi içinde de diğer 4 parti için de önemli bir sorun olarak durmaktadır.
#HDP nin destek sorunu ise KILIÇTAROĞLU ve MANSUR YAVAŞ ın ilkeleri deklere ederek aşaılacağı açıktır. Zira HDP nin de başka seçeneği bulunmamaktadır.
AKŞENER ittifak sonucu ANKARA VE İİSTANBUL da seçilen belediye başkanlarını bu işbirliğine dayanarak CB adaylığına daveti makul olsa da
Özellikle bu süreçte MANSUR YAVAŞ İLE EKREM İMAMOĞLU nun partilerine rağmen adaylığını açıklaması beklenemez. İsteseler de bu riske giremezler.
Lakin bu kişiler daha sonraki süreçte parti ve mahalle baskısını aşabilecek olurlarsa İYİ partinin desteği ile aday da olabilir.
Birden fazla adayla ya da farklı partiler seçime girse de seçim ikinci tura kaldığında İŞBİRLİĞİ kaçınılmaz olmaktadır.
Lakin bu işbirliğinin kimler arasında nasıl olacağını ise parti genel başkanlarının tutumu ve yaklaşımı belirleyecektir.
Aksi halde yeni bir HEZİMET yaşanır ve parti ve liderler KILIÇTAROĞLU da dahil TARİHE gömülür.
**
İYİ parti tek seçime girse seçip kaybedilse bu masayı terk etme dağıtma güç kaybetme vebalinin altında kalır
Yeni bir sağ oluşum yapsa, diğer partileri taşıyıcı olsa ancak ikinci tura kalırsa bir ihtimal başarabilir.
Ak partiyle ERDOĞAN la anlaşıp ara bir formül bulup CB ile BAŞBAKANLIK sistemine geçebilir.
Böylece paçayı da kurtarıp bakın başardık havalarında salınabilir.
*
Akşener usul hatası yapıp zehir zemberek açıklamayla masadan ayrılıp
gelen tepkileri bertaraf etmek için
SEÇİLECEK ADAY davasından vazgeçmekle
Kılıçtaroğlu'nun hırsına, dayatmasına yenilip
kerhen onaylamakla,
iki başkanı kulvara kattım dese de
hem güç ve itibar kaybetmiş

hem ülkeyi sol bir başkana teslim etme ihtimalininin vebalini üstlenmiş
diğer taraftan da İktidar sendromunda işlerini zorlaştırmıştır.

Kılıçtaroğlu' da yazıda vurgulandığı üzere tüm unsurları kullanıp yakaladığı bu fırsatı kullanmak uğruna resti çekip
diğer 4 partinin elinin mahkumiyetini de dikkate alıp yanında yer almasını sağlayıp
Akşener i kendi adaylığına razı ettirmiştir.

Buna rağmen karşısında 20 yılın her seçimde kazanmayı bilen ERDOĞAN ve iktidarın getirdiği güç ve imkanlar bulunmaktadır.

Ayrıca HDP den oy almak isterken 6 lı masanın tabanından da o denli kaybedilecek oylar olacaktır.

Evdeki hesap çarşıya uyma sorunuyla karşılaşacaktır.

**

ERDOĞAN ise
her girdiği seçimde yenilmiş hezimete uğramış dişine uygun Kılıçtaroğlu'nun aday olmasıyla işi kolaylaşmış görünse de

Karşısında 6lı masanın sağ tandaslı partilerin birlikte yer almasının toplumda oluşturduğu ivme nedeniyle daha güölü argumanlara gerek duymaktadır.

HDP ile 6 lıların yakınlaşmasını AK parti yandaşlarının sıklaşması açısından önemli bir koz olarak kullanılacağı açıktır

Yine her seçimde olduğu üzere, ÖTEKİLEŞTİRİP kin ve nefret kusarak
ÖTEKİNİ baskı altında tutarak, tabanını düşündürecek,
Kararsızları devlet yanında yer alma konusunda etkileyecek
6lı masa tabanından da HDP PKK nedeniyle oy devşirecektir.

Her seçim öncesnde olduğu üzere TERÖR olaylarının artması PKK ilintisi sonrası kamuoyundaki PKK nefretini artırıp HDP ye olan tepkiyi yayarak 6 lı masayla olan işbiirliğini zorlaştırarak

Hem muhalefetin tabanında ciddi kırılmalar oy devşirmelerini sağlayacak
Hem de kendi tabanını sıkılaştırıp
kararsızlaşanları da etkileyip İktidar yolunda öne geçebilecektir.

Enflasyon deprek felaketi vb tüm olumsuzlukları VAADLERLE ve kısa sürede yükselen inşaat görüntüleriyle gidermeye çalışacaktır.

CB olması nedeniyle her gün yapacaüı açıklamaların TV lerde her gün yayınlanması imkanını sonuna kadar kullanıp, her seçim surecinde olduğu üzere her gün aynı söylemi tekrarlayarak kamuoyunu etkileyecektir.

Her seçim öncesi üzücü, karanlık, israfın, yalanın iftiranın, kin ve nefretin vb her tür çirkinliğin tekrar edileceği görülmektedir.

Karar seçmenindir.

*
*
İsimler YÜZLER değişse de HATALAR, YANLIŞLAR, sözler, vaadler, hiç DEĞİŞMİYOR
Ülkeler, siyaset insanlarıyla yücelirken, politikacılar yüzünden de tarumar olur.
Bir ülkede siyasetçi azaldıkça, politikacılar yaygınlaşıp, yönetimde yer buldukça sorunlar ve mutsuzluk da o ölçü de artmaktadır.
Her konuda, araştırıp sorgulayıp zihni melekelerini gereğince kullanıp ölçüye ilkeye vurup en Doğruya, en HAKK olana en MÜKEMMELE doğru DEĞİŞİMDEN YANA olup
Rabbilalemine, Kurana, İlme, Vicdana evrensel ilkelere her daim önem ve öncelik vererek, kim olursa olsun HAKKIN, HAKLININ YANINDA yer alanlardan,
çok yüzlülükten, politikacılıktan uzak durup SEYİSLİKLE, SİYASETLE, bireysel ve toplumsal ıslahla değişimle AHSENU AMELLER üzere yaşayanlardan olma dileğiyle
muhabbetle,




Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı