22 Nisan 2014 Salı

3 ALİ İMRAN

 rtfSelectedTabRef*2*200*100*003.100*Ali_Imran 1-200**1*100*tumSure*rtfSelectedTabRef
 rtfBulunanSayi*100*rtfBulunanSayi
 rtfSndPly*3.1*
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
3.1*************
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.

 rtfSndPly*3.2*
(٣-٢)
3.2*************
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

 rtfSndPly*3.3*

(٣-٣)
3.3*************
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

 rtfSndPly*3.4*
(٣-٤)
3.4*************
مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَ اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدٖيدٌ وَاللّٰهُ عَزٖيزٌ ذُو انْتِقَامٍ

3.4 - Min gablu hudel linnâsi ve enzelel furgân, innellezîne keferû biâyâtillâhi lehum azâbun şedîd, vallâhu azîzun zuntigâm.

3.4 - Daha önce, insanlara yol gösterici olarak, Furkan(doğruyu ve eğriyi birbirinden ayırdeden Kitap)ı da indirdi, Muhakkak ki Allâh'ın âyetlerini tanımayanlar için çetin bir azâb vardır. Allâh dâimâ üstündür ve öc alandır.

 rtfSndPly*3.5*
(٣-٥)
3.5*************
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَیْءٌ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ

3.5 - İnnallâhe lâ yahfâ aleyhi şey'un fil ardı ve lâ fis semâé'.

3.5 - Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

 rtfSndPly*3.6*
(٣-٦)
3.6*************
هُوَ الَّذٖى يُصَوِّرُكُمْ فِى الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَاءُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ

3.6 - Huvellezî yusavvirukum fil erhâmi keyfe yeşaé', lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm.

3.6 - Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O azizdir, hüküm ve hikmet sâhibidir.

 rtfSndPly*3.7*
(٣-٧)
3.7*************
هُوَ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْوٖيلِهٖ وَمَا يَعْلَمُ تَاْوٖيلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

3.7 - Huvellezî enzele aleykel kitâbe minhu âyâtum muhkemâtun hunne ummul kitâbi ve uharu muteşâbihât, feemmellezîne fî gulûbihim zeyğun feyettebiûne mâ teşâbehe minhubtiğâel fitneti vebtiğâe teé'vîlih, ve mâ yağlemu teé'vîlehû illallâh, ver rasihûne fil ılmi yegûlûne âmennâ bihî kullum min ındi rabbinâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulul elbâb.

3.7 - Kitabı sana O indirdi. Onun bazı âyetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşâbih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belâlarını bul)mak için onun müteşâbih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun te'vili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allah'tan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Sağduyu sâhiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz.

 rtfSndPly*3.8*
(٣-٨)
3.8*************
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ

3.8 - Rabbenâ lâ tuzığ gulûbenâ bağde iz hedeytenâ veheb lenâ mil ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.

3.8 - (Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bağış yapansın."

 rtfSndPly*3.9*
(٣-٩)
3.9*************
رَبَّنَا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ فٖيهِ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْمٖيعَادَ

3.9 - Rabbenâ inneke câmiun nâsi liyevmil lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.

3.9 - Rabbimiz, sen mutlaka insanları, asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Allâh sözünden dönmez.

 rtfSndPly*3.10*
(٣-١٠)
3.10*************
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِىَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْپًا وَاُولٰئِكَ هُمْ وَقُودُ النَّارِ

3.10 - İnnellezîne keferû len tuğniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum minallâhi şey'â, ve ulâike hum vegûdun nâr.

3.10 - İnkâr edenler var ya, ne malları, ne de çocukları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdırlar;

 rtfSndPly*3.11*
(٣-١١)
3.11*************
كَدَاْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَ وَالَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْ وَاللّٰهُ شَدٖيدُ الْعِقَابِ

3.11 - Kedeé'bi âli fir'avne vellezîne min gablihim, kezzebû biâyâtinâ, feehaze humullâhu bizunûbihim, vallâhu şedîdul ıgâb.

3.11 - Fir'avn âilesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Onlar da âyetlerimizi yalanladılar. Allâh da onları günâhlarıyla yakaladı. Allâh'ın cezâsı çetindir.

 rtfSndPly*3.12*
(٣-١٢)
3.12*************
قُلْ لِلَّذٖينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

3.12 - Gul lillezîne keferû setuğlebûne ve tuhşerûne ilâ cehennem, ve bié'sel mihâd.

3.12 - İnkâr edenlere söyle: "Yenileceksiniz ve cehenneme sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir döşektir!"

 rtfSndPly*3.13*
(٣-١٣)
3.13*************
قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ فٖى فِئَتَيْنِ الْتَقَتَا فِئَةٌ تُقَاتِلُ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَاْيَ الْعَيْنِ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهٖ مَنْ يَشَاءُ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُولِى الْاَبْصَارِ

3.13 - Gad kâne lekum âyetun fî fieteynil tegatâ, fietun tugâtilu fî sebîlillâhi ve uhrâ kâfiratuy yeravnehum misleyhim raé'yel ayn, vallâhu yueyyidu binasrihî mey yeşâé', inne fî zâlike leıbratel liulil ebsâr.

3.13 - Karşılaşan şu iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allâh yolunda çarpışıyordu, öteki de nankördü, onları, gözleriyle kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allâh dilediğini yardımıyle destekler. Elbette (bunda) gözleri olanlar için bir ibret vardı.

 rtfSndPly*3.14*
(٣-١٤)
3.14*************
زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَاءِ وَالْبَنٖينَ وَالْقَنَاطٖيرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ

3.14 - Zuyyine linnâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel ganâtîril mugantarati minez zehebi vel fiddati vel haylil musevvemeti vel en'âmi vel hars, zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu ındehû husnul meâb.

3.14 - Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, salma atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (câzip) gösterildi. Bunlar, sadece dünyâ hayâtının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allâh'ın yanındadır.

 rtfSndPly*3.15*
(٣-١٥)
3.15*************
قُلْ اَؤُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْ لِلَّذٖينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ

3.15 - Gul eunebbiukum bihayrim min zâlikum, lillezînettegav ınde rabbihim cennâtun tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ve ezvâcum mutahheratuv ve rıdvânum minallâh, vallâhu basîrum bil ıbâd.

3.15 - De ki: "Bunlardan daha iyisini size söyleyeyim mi? Korunanlar için Rableri katında altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allâh'ın rızâsı vardır." Allâh, kulları görür:

 rtfSndPly*3.16*
(٣-١٦)
3.16*************
اَلَّذٖينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اِنَّنَا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

3.16 - Ellezîne yegûlûne rabbenâ innenâ âmennâ fağfirlenâ zunûbenâ ve gınâ azâben nâr.

3.16 - Rabbimiz, biz inandık, bizim günâhlarımızı bağışla, bizi ateş azâbından koru! diyenleri,

 rtfSndPly*3.17*
(٣-١٧)
3.17*************
اَلصَّابِرٖينَ وَالصَّادِقٖينَ وَالْقَانِتٖينَ وَالْمُنْفِقٖينَ وَالْمُسْتَغْفِرٖينَ بِالْاَسْحَارِ

3.17 - Essâbirîne ves sâdigîne vel gânitîne vel munfigîne vel mustağfirîne bil eshâr.

3.17 - Sabredenleri, doğru olanları, huzûrunda gönülden boyun büküp divan duranları, Allâh için (mal) harcayanları ve seherlerde istiğfar edenleri (Allah'tan bağışlanmalarını dileyenleri Allâh) görmektedir.

 rtfSndPly*3.18*
(٣-١٨)
3.18*************
شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ وَالْمَلٰئِكَةُ وَاُولُوا الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ

3.18 - Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ huve vel melâiketu ve ulul ılmi gâimem bil gıst, lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm.

3.18 - Allâh, kendisinden başka tanrı olmadığına şâhiddir. Melekler ve ilim sâhipleri de adâletle şâhiddir (ki O'ndan başka tanrı yoktur. O), azizdir, hakimdir.

 rtfSndPly*3.19*
(٣-١٩)
3.19*************
اِنَّ الدّٖينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.19 - İnneddîne ındallâhil islâm, ve mahtelefellezîne ûtul kitâbe illâ mim bağdi mâ câehumul ılmu bağyem beynehum, ve mey yekfur biâyâtillâhi feinnallâhe serîul hısâb.

3.19 - Allâh katında din, İslâmdır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allâh'ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allâh, hesabı çabuk görendir.

 rtfSndPly*3.20*
(٣-٢٠)
3.20*************
فَاِنْ حَاجُّوكَ فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِ وَقُلْ لِلَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّٖنَ ءَاَسْلَمْتُمْ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْا وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِالْعِبَادِ

3.20 - Fein hâccûke fegul eslemtu vechiye lillâhi vemenittebean, ve gul lillezîne ûtul kitâbe vel ummiyyîne eeslemtum, fein eslemû fegadihtedev, ve in tevellev feinnemâ aleykel belağ, vallâhu basîrum bil ıbâd.

3.20 - Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben de özümü Allah'a teslim ettim bana uyanlar da." Kendilerine Kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de İslâm oldunuz mu?" Eğer İslâm olurlarsa doğru yolu bulmuşlardır. Yok eğer dönerlerse, sana düşen, sadece duyurmaktır. Allâh kulları(nın yaptıklarını) görmektedir.

 rtfSndPly*3.21*
(٣-٢١)
3.21*************
اِنَّ الَّذٖينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّٖنَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَيَقْتُلُونَ الَّذٖينَ يَاْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَلٖيمٍ

3.21 - İnnellezîne yekfurûne biâyâtillâhi ve yagtulûnen nebiyyîne biğayri haggıv ve yagtulûnellezîne yeé'murûne bil gıstı minen nâsi febeşşirhum biazâbin elîm.

3.21 - Allâh'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar arasında adâleti emredenleri öldürenler (var ya), onlara, acı bir azâbı müjdele!

 rtfSndPly*3.22*
(٣-٢٢)
3.22*************
اُولٰئِكَ الَّذٖينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.22 - Ulâikellezîne habitat ağmâluhum fid dunyâ vel âhırah, ve mâ lehum min nâsırîn.

3.22 - Onların yaptıkları, dünyâda da, âhirette de boşa çıkmıştır ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

 rtfSndPly*3.23*
(٣-٢٣)
3.23*************
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖينَ اُوتُوا نَصٖيبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَرٖيقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ

3.23 - Elem tera ilellezîne ûtû nasîbem minel kitâbi yud'avne ilâ kitâbillâhi liyahkume beynehum summe yetevellâ ferîgum minhum ve hum muğridûn.

3.23 - Baksana Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlar, aralarında hüküm versin diye Allâh'ın Kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir topluluk yüz çevirerek dönüyorlar.

 rtfSndPly*3.24*
(٣-٢٤)
3.24*************
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّا اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍ وَغَرَّهُمْ فٖى دٖينِهِمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

3.24 - Zâlike biennehum gâlû len temessenen nâru illâ eyyâmem mağdûdât, ve ğarrahum fî dînihim mâ kânû yefterûn.

3.24 - Bu hareketleri, onların: "Bize, ateş sayılı birkaç günden başka dokunmayacak." demelerinden ileri gelmektedir. Uydurdukları şeyler, onları dinlerinde yanıltmıştır...

 rtfSndPly*3.25*
(٣-٢٥)
3.25*************
فَكَيْفَ اِذَا جَمَعْنَاهُمْ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ فٖيهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

3.25 - Fekeyfe izâ cemağnâhum liyevmil lâ raybe fîhi ve vuffiyet kullu nefsim mâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn.

3.25 - Peki, ya kendilerini, hiç şüphe olmayan bir gün için topladığımız ve herkesin kazandığı, kendisine tastamam verilip hiç kimseye haksızlık edilmediği zaman (durumları) nasıl (olacak)?

 rtfSndPly*3.26*
(٣-٢٦)
3.26*************
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِى الْمُلْكَ مَنْ تَشَاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

3.26 - Gulillâhumme mâlikel mulki tué'til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâé', ve tuızzu men teşâu ve tuzillu men teşâé', biyedikel hayr, inneke alâ kulli şey'in gadîr.

3.26 - De ki: "Allâh'ım, (ey) mülkün sâhibi, sen dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü alırsın; dilediğini yükseltirsin, dilediğini alçaltırsın. Hayır (mal), senin elindedir. Sen her şeye kâdirsin!"

 rtfSndPly*3.27*
(٣-٢٧)
3.27*************
تُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَیَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَیِّ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

3.27 - Tûlicul leyle fin nehâri ve tûlicun nehâra fil leyl ve tuhricul hayye minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzugu men teşâu biğayri hısâb.

3.27 - Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın, dilediğini hesapsız rızıklandırırsın!

 rtfSndPly*3.28*
(٣-٢٨)
3.28*************
لَا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرٖينَ اَوْلِيَاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنٖينَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ فٖى شَیْءٍ اِلَّا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰیةً وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَصٖيرُ

3.28 - Lâ yettehızil mué'minûnel kâfirîne evliyâe min dûnil mué'minîn, ve mey yef'al zâlike feleyse minallâhi fî şey'in illâ en tettegû minhum tugâh, ve yuhazzirukumullâhu nefseh, ve ilallâhil masîr.

3.28 - Mü'minler, inananları bırakıp, kâfirleri dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allâh ile bir dostluğu kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başka. (Şerlerinden korunmak için dost gözükebilirsiniz). Allâh sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırır. (Sakın hükümlerine aykırı davranarak, düşmanlarını dost tutarak O'nun gazabına uğramayın. Çünkü) dönüş Allah'adır.

 rtfSndPly*3.29*
(٣-٢٩)
3.29*************
قُلْ اِنْ تُخْفُوا مَا فٖى صُدُورِكُمْ اَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ اللّٰهُ وَيَعْلَمُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

3.29 - Gul in tuhfû mâ fî sudûrikum ev tubdûhu yağlemhullâh, ve yağlemu mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, vallâhu alâ kulli şey'in gadîr.

3.29 - De ki: "Göğüslerinizde olanı gizleseniz de, açığa vursanız da Allâh onu bilir; göklerde ve yerde olanları da bilir. Allâh her şeye kâdirdir.

 rtfSndPly*3.30*
(٣-٣٠)
3.30*************
يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُوءٍ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ اَمَدًا بَعٖيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُ وَاللّٰهُ رَؤُفٌ بِالْعِبَادِ

3.30 - Yevme tecidu kullu nefsim mâ amilet min hayrim muhdarav ve mâ amilet min sûé', teveddu lev enne beynehâ ve beynehû emedem beîdâ, ve yuhazzirukumullâhu nefseh, vallâhu raûfum bil ıbâd.

3.30 - O gün her nefis, yaptığı her hayrı hazır bulacaktır; işlediği her kötülüğü de. O kötülükle kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allâh sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırıyor. Allâh, kulllarına şefkatlidir.

 rtfSndPly*3.31*
(٣-٣١)
3.31*************
قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُونٖى يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

3.31 - Gul in kuntum tuhıbbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yağfir lekum zunûbekum, vallâhu ğafûrur rahîm.

3.31 - De ki: "Eğer Allâh'ı seviyorsanız bana uyun ki Allâh da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın. Allâh bağışlayandır, esirgeyendir."

 rtfSndPly*3.32*
(٣-٣٢)
3.32*************
قُلْ اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِرٖينَ

3.32 - Gul etîullâhe ver rasûl, fein tevellev feinnallâhe lâ yuhıbbul kâfirîn.

3.32 - De ki: "Allah'a ve Elçiye itâ'at edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allâh, kâfirleri sevmez.

 rtfSndPly*3.33*
(٣-٣٣)
3.33*************
اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰهٖيمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَمٖينَ

3.33 - İnnallâhestafâ âdeme ve nûhav ve âle ibrâhîme ve âle ımrâne alel âlemîn.

3.33 - Allâh Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim âilesini ve İmrân âilesini seçip âlemlere üstün kıldı.

 rtfSndPly*3.34*
(٣-٣٤)
3.34*************
ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍ وَاللّٰهُ سَمٖيعٌ عَلٖيمٌ

3.34 - Zurriyyetem bağduhâ mim bağd, vallâhu semîun alîm.

3.34 - (Bunlar) Birbirinden türeyen nesil(ler)dir. Allâh işitendir, bilendir.

 rtfSndPly*3.35*
(٣-٣٥)
3.35*************
اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّٖى نَذَرْتُ لَكَ مَا فٖى بَطْنٖى مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنّٖى اِنَّكَ اَنْتَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ

3.35 - İz gâletimraetu ımrâne rabbi innî nezertu leke mâ fî batnî muharraran fetegabbel minnî, inneke entes semîul alîm.

3.35 - İmrân'ın karısı demişti ki: "Rabbim, karnımda olanı tam hür olarak sana adadım, benden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin."

 rtfSndPly*3.36*
(٣-٣٦)
3.36*************
فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّٖى وَضَعْتُهَا اُنْثٰى وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰى وَاِنّٖى سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّٖى اُعٖيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجٖيمِ

3.36 - Felemmâ vedaathâ gâlet rabbi innî vedağtuhâ unsâ, vallâhu ağlemu bimâ vedaat, ve leysez zekeru kel unsâ, ve innî semmeytuhâ meryeme ve innî uîzuhâ bike ve zurriyyetehâ mineş şeytânir racîm.

3.36 - Onu doğurunca Allâh onun ne doğurduğunu bilirken yine şöyle söyledi: "Rabbim, onu kız doğurdum, erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytânın şerrinden sana ısmarlıyorum."

 rtfSndPly*3.37*
(٣-٣٧)
3.37*************
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًا قَالَ يَا مَرْيَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

3.37 - Fetegabbelehâ rabbuhâ bigabûlin haseniv ve embetehâ nebâten hasenev ve keffelehâ zekeriyyâ, kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyel mihrâbe vecede ındehâ rizgâ, gâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ, gâlet huve min ındillâh, innallâhe yerzugu mey yeşâu biğayri hısâb.

3.37 - Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyyâ da onun bakımını üstlendi. Zekeriyyâ, onun yanına, mihrâba her girdiğinde yanında bir rızık bulurdu. "Ey Meryem, bu sana nereden?" derdi. (O da) "Bu, Allâh katından" derdi. "Allâh, dilediğine hesapsız rızık verir."

 rtfSndPly*3.38*
(٣-٣٨)
3.38*************
هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُ قَالَ رَبِّ هَبْ لٖى مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً اِنَّكَ سَمٖيعُ الدُّعَاءِ

3.38 - Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbeh, gâle rabbi heb lî mil ledunke zurriyyeten tayyibeh, inneke semîud duâé'.

3.38 - Orada Zekeriyyâ, Rabbine du'â etmiş: "Rabbim, demişti, bana katından temiz bir nesil ver. Sen du'âyı işitensin!"

 rtfSndPly*3.39*
(٣-٣٩)
3.39*************
فَنَادَتْهُ الْمَلٰئِكَةُ وَهُوَ قَائِمٌ يُصَلّٖى فِى الْمِحْرَابِ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِیًّا مِنَ الصَّالِحٖينَ

3.39 - Fenâdethul melâiketu ve huve gâimuy yusallî fil mihrâbi ennallâhe yubeşşiruke biyahyâ musaddigam bikelimetim minallâhi ve seyyidev ve hasûrav ve nebiyyem mines sâlihîn.

3.39 - Zekeriyyâ, mabedde durmuş namaz kılarken, melekler ona: "Allâh sana, Allah'tan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olacak Yahya'yı müjdeler," diye ünlediler.

 rtfSndPly*3.40*
(٣-٤٠)
3.40*************
قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لٖى غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِىَ الْكِبَرُ وَامْرَاَتٖى عَاقِرٌ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ

3.40 - Gâle rabbi ennâ yekûnu lî ğulâmuv ve gad beleğaniyel kiberu vemraetî âgır, gâle kezâlikallâhu yef'alu mâ yeşâé'.

3.40 - Dedi ki: "Rabbim, bana ihtiyarlık gelip çatmış, karım da kısırken benim nasıl oğlum olur?" (Allâh): "Öyle (ama) Allâh, dilediğini yapar." dedi.

 rtfSndPly*3.41*
(٣-٤١)
3.41*************
قَالَ رَبِّ اجْعَلْ لٖى اٰيَةً قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَيَّامٍ اِلَّا رَمْزًا وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثٖيرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِىِّ وَالْاِبْكَارِ

3.41 - Gâle rabbic'al lî âyeh, gâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyamin illâ ramzâ, vezkur rabbeke kesîrav ve sebbıh bil aşiyyi vel ibkâr.

3.41 - Rabbim, o halde bana (oğlum olacağına dair) bir alâmet ver! dedi. (Allâh) buyurdu ki: "Senin alâmetin üç gün insanlarla işâretten başka türlü konuşamamandır; Rabbini çok an, akşam sabah (O'nu) tesbih et!"

 rtfSndPly*3.42*
(٣-٤٢)
3.42*************
وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَاءِ الْعَالَمٖينَ

3.42 - Ve iz gâletil melâiketu yâ meryemu innallâhestafâki ve tahheraki vastafâki alâ nisâil âlemîn.

3.42 - Melekler demişti ki: "Ey Meryem, Allâh seni seçti, temizledi ve seni dünyâların kadınlarına üstün kıldı."

 rtfSndPly*3.43*
(٣-٤٣)
3.43*************
يَا مَرْيَمُ اقْنُتٖى لِرَبِّكِ وَاسْجُدٖى وَارْكَعٖى مَعَ الرَّاكِعٖينَ

3.43 - Yâ meryemugnutî lirabbiki vescudî verkeî  mear râkiîn.

3.43 - Ey Meryem, Rabbine divân dur, secde et ve (O'nun huzûrunda) eğilenlerle beraber eğil!

 rtfSndPly*3.44*
(٣-٤٤)
3.44*************
ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَاءِ الْغَيْبِ نُوحٖيهِ اِلَيْكَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يُلْقُونَ اَقْلَامَهُمْ اَيُّهُمْ يَكْفُلُ مَرْيَمَ وَمَا كُنْتَ لَدَيْهِمْ اِذْ يَخْتَصِمُونَ

3.44 - Zâlike min embâil ğaybi nûhîhi ileyk, ve mâ kunte ledeyhim iz yulgûne aglâmehum eyyuhum yekfulu meryem, ve mâ kunte ledeyhim iz yahtesımûn.

3.44 - (Ey Muhammed) Bunlar sana vahyettiğimiz, görünmez âlemin haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye (kur'a) oklarını atarlarken sen onların yanında değildin; birbirleriyle çekiştikleri zaman da sen yanlarında değildin.

 rtfSndPly*3.45*
(٣-٤٥)
3.45*************
اِذْ قَالَتِ الْمَلٰئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُ اِسْمُهُ الْمَسٖيحُ عٖيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجٖيهًا فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبٖينَ

3.45 - İz gâletil melâiketu yâ meryemu innallâhe yubeşşiruki bikelimetim minh, ismuhul mesîhu ısebnu meryeme vecîhen fid dunyâ vel âhırati ve minel mugarrabîn.

3.45 - Melekler demişti ki: "Ey Meryem, Allâh seni, kendisinden bir kelime ile müjdeliyor: Adı Meryem oğlu Îsâ Mesih'dir; dünyâda da, âhirette de gözde (şerefli) ve (Allah'a) yakın olanlardandır."

 rtfSndPly*3.46*
(٣-٤٦)
3.46*************
وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِى الْمَهْدِ وَكَهْلًا وَمِنَ الصَّالِحٖينَ

3.46 - Ve yukellimun nâse fil mehdi ve kehlev ve mines sâlihîn.

3.46 - Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır.

 rtfSndPly*3.47*
(٣-٤٧)
3.47*************
قَالَتْ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لٖى وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْنٖى بَشَرٌ قَالَ كَذٰلِكِ اللّٰهُ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ اِذَا قَضٰى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

3.47 - Gâlet rabbi ennâ yekûnu lî veleduv ve lem yemsesnî beşer, gâle kezâlikillâhu yahlugu mâ yeşâé', izâ gadâ emran feinnemâ yegûlu lehû kun feyekûn.

3.47 - Dedi ki: "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" "Allâh, böylece dilediğini yaratır, dedi, bir şey(in olmasını) istedi mi ona 'ol' der, o da oluverir."

 rtfSndPly*3.48*
(٣-٤٨)
3.48*************
وَيُعَلِّمُهُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَالتَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.48 - Ve yuallimuhul kitâbe vel hıkmete vet tevrâte vel incîl.

3.48 - Ona Kitabı, Hikmeti, Tevrât'ı ve İncil'i öğretecek.

 rtfSndPly*3.49*
(٣-٤٩)
3.49*************
وَرَسُولًا اِلٰى بَنٖى اِسْرَایٖٔلَ اَنّٖى قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ اَنّٖى اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّٖينِ كَهَيْپَةِ الطَّيْرِ فَاَنْفُخُ فٖيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ والْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَاْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فٖى بُيُوتِكُمْ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ

3.49 - Ve rasûlen ilâ benî isrâîle ennî gad cié'tukum biâyetim mir rabbikum ennî ahlugu lekum minet tîni kehey'etit tayri feenfuhu fîhi feyekûnu tayram biiznillâh, ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyil mevtâ biiznillâh, ve unebbiukum bimâ teé'kulûne ve mâ teddehırûne fî buyûtikum, inne fî zâlike leâyetel lekum in kuntum mué'minîn.

3.49 - Onu İsrâil oğullarına (şöyle diyen) bir elçi yapacak: Ben size Rabbinizden bir mu'cize getirdim: Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yaratır, ona üflerim, Allâh'ın izniyle hemen kuş oluverir; körü ve alacalıyı iyileştiririm; Allâh'ın izniyle ölüleri diriltirim; evlerinizde ne yeyip, ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer inanıcı iseniz elbette bunda sizin için bir ibret vardır."

 rtfSndPly*3.50*
(٣-٥٠)
3.50*************
وَمُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَیَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَلِاُحِلَّ لَكُمْ بَعْضَ الَّذٖى حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُمْ بِاٰيَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُونِ

3.50 - Ve musaddigal limâ beyne yedeyye minet tevrâti ve liuhılle lekum bağdallezî hurrime aleykum ve cié'tukum biâyetim mir rabbikum fettegullâhe ve etîûn.

3.50 - (Ben), Benden önce gelen Tevrât'ı doğrulayıcı olarak ve size harâm kılınan bazı şeyleri size helâl yapayım diye gönderildim. Size Rabbinizden bir mu'cize getirdim, Allah'tan korkun, bana itâ'at edin!

 rtfSndPly*3.51*
(٣-٥١)
3.51*************
اِنَّ اللّٰهَ رَبّٖى وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَقٖيمٌ

3.51 - İnnallâhe rabbî ve rabbukum fağbudûh, hâzâ sırâtum mustegîm.

3.51 - Allâh benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk edin, doğru yol budur.

 rtfSndPly*3.52*
(٣-٥٢)
3.52*************
فَلَمَّا اَحَسَّ عٖيسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَارٖى اِلَى اللّٰهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

3.52 - Felemmâ ahasse îsâ minhumul kufra gâle men ensârî ilallâh, gâlel havâriyyûne nahnu ensârullâhi âmennâ billâh, veşhed biennâ muslimûn.

3.52 - Îsâ onlardan inkârı sezince: "Allâh yolunda kimler bana yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz, Allâh(yolun)un yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şâhid ol, biz müslümanlarız." dediler.

 rtfSndPly*3.53*
(٣-٥٣)
3.53*************
رَبَّنَا اٰمَنَّا بِمَا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدٖينَ

3.53 - Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vettebağner rasûle fektubnâ meaş şâhidîn.

3.53 - Rabbimiz, senin indirdiğine inandık, elçiye uyduk; bizi şâhidlerle beraber yaz!

 rtfSndPly*3.54*
(٣-٥٤)
3.54*************
وَمَكَرُوا وَمَكَرَ اللّٰهُ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِرٖينَ

3.54 - Ve mekerû ve mekerallâh, vallâhu hayrul mâkirîn.

3.54 - Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzak kurandır.

 rtfSndPly*3.55*
(٣-٥٥)
3.55*************
اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا عٖيسٰى اِنّٖى مُتَوَفّٖيكَ وَرَافِعُكَ اِلَیَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذٖينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذٖينَ كَفَرُوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ ثُمَّ اِلَیَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ فٖيمَا كُنْتُمْ فٖيهِ تَخْتَلِفُونَ

3.55 - İz gâlallâhu yâ îsâ innî muteveffîke ve râfiuke ileyye ve mutahhiruke minellezîne keferû ve câılullezînet tebeûke fevgallezîne keferû ilâ yevmil gıyâmeh, summe ileyye merciukum feahkumu beynekum fîmâ kuntum fîhi tahtelifûn.

3.55 - Allâh demişti ki: "Ey Îsâ, ben senin canını alacağım, seni bana yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyâmet gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

 rtfSndPly*3.56*
(٣-٥٦)
3.56*************
فَاَمَّا الَّذٖينَ كَفَرُوا فَاُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدٖيدًا فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.56 - Feemmellezîne keferû feuazzibuhum azâben şedîden fid dunyâ vel âhırah, ve mâ lehum min nâsırîn.

3.56 - İnkâr edenlere gelince, onlara dünyâda da, âhirette de şiddetle azâbedeceğim, onların yardımcıları da olmayacaktır.

 rtfSndPly*3.57*
(٣-٥٧)
3.57*************
وَاَمَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّٖيهِمْ اُجُورَهُمْ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمٖينَ

3.57 - Ve emmellezîne âmenû ve amilus sâlihâti feyuveffîhim ucûrahum, vallâhu lâ yuhıbbuz zâlimîn.

3.57 - İnanıp iyi şeyler yapanlara da (Allâh) mükâfâtlarını tam olarak verecektir. Allâh zâlimleri sevmez.

 rtfSndPly*3.58*
(٣-٥٨)
3.58*************
ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَكٖيمِ

3.58 - Zâlike netlûhu aleyke minel âyâti vez zikril hakîm.

3.58 - İşte bu sana okuduğumuz, o âyetlerden ve o hikmetli Zikir(Kitap)dandır.

 rtfSndPly*3.59*
(٣-٥٩)
3.59*************
اِنَّ مَثَلَ عٖيسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

3.59 - İnne mesele îsâ ındallâhi kemeseli âdem, halegahû min turâbin summe gâle lehû kun feyekûn.

3.59 - Allah'a göre Îsâ'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir: Onu, topraktan yarattı, sonra ona "Ol!" dedi, artık olur...

 rtfSndPly*3.60*
(٣-٦٠)
3.60*************
اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْمُمْتَرٖينَ

3.60 - Elhaggu mir rabbike felâ tekum minel mumterîn.

3.60 - (Bu,) Rabbinden gelen gerçektir. Öyle ise kuşkulananlardan olma.

 rtfSndPly*3.61*
(٣-٦١)
3.61*************
فَمَنْ حَاجَّكَ فٖيهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَاءَنَا وَاَبْنَاءَكُمْ وَنِسَاءَنَا وَنِسَاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا واَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِبٖينَ

3.61 - Femen hâcceke fîhi mim bağdi mâ câeke minel ılmi fegul teâlev ned'u ebnâenâ ve ebnâekum ve nisâenâ ve nisâekum ve enfusenâ ve enfusekum summe nebtehil fenec'al  lağnetallâhi alel kâzibîn.

3.61 - Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la'netle du'â edelim de, Allâh'ın la'netini yalancıların üstüne atalım!"

 rtfSndPly*3.62*
(٣-٦٢)
3.62*************
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْقَصَصُ الْحَقُّ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّا اللّٰهُ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ

3.62 - İnne hâzâ lehuvel gasasul hagg, ve mâ min ilâhin illallâh, ve innallâhe lehuvel azîzul hakîm.

3.62 - İşte (Îsâ hakkındaki) gerçek kıssa (öykü) budur. Allah'tan başka tanrı yoktur. Allâh, elbette aziz (kesin gâlib), hüküm ve hikmet sâhibidir.

 rtfSndPly*3.63*
(٣-٦٣)
3.63*************
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِالْمُفْسِدٖينَ

3.63 - Fein tevellev feinnallâhe alîmum bil mufsidîn.

3.63 - Eğer dönerlerse, muhakkak ki Allâh, bozguncuları bilir.

 rtfSndPly*3.64*
(٣-٦٤)
3.64*************
قُلْ يَا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهٖ شَيْپًا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

3.64 - Gul yâ ehlel kitâbi teâlev ilâ kelimetin sevâim beynenâ ve beynekum ellâ nağbude illallâhe ve lâ nuşrike bihî şey'ev ve lâ yettehıze bağduna bağdan erbâbem min dûnillâh, fein tevellev fegûluşhedû biennâ muslimûn.

3.64 - De ki: "Ey Kitap ehli, bizim ve sizin aranızda eşit olan bir kelimeye gelin: "Yalnız Allah'a tapalım. O'na hiçbirşeyi ortak koşmayalım; birbirimizi Allah'tan başka tanrılar edinmeyelim." Eğer yüz çevirirlerse; "Şâhid olun, biz müslümanlarız!" deyin.

 rtfSndPly*3.65*
(٣-٦٥)
3.65*************
يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تُحَاجُّونَ فٖى اِبْرٰهٖيمَ وَمَا اُنْزِلَتِ التَّوْرٰيةُ وَالْاِنْجٖيلُ اِلَّا مِنْ بَعْدِهٖ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

3.65 - Yâ ehlel kitâbi lime tuhâccûne fî ibrâhîme ve mâ unziletit tevratu vel incîlu illâ mim bağdih, efelâ tağgılûn.

3.65 - Ey Kitap ehli, neden İbrâhim hakkında tartışıyorsunuz? Oysa Tevrât da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Düşünmüyor musunuz?

 rtfSndPly*3.66*
(٣-٦٦)
3.66*************
هَا اَنْتُمْ هٰؤُلَاءِ حَاجَجْتُمْ فٖيمَا لَكُمْ بِهٖ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَاجُّونَ فٖيمَا لَيْسَ لَكُمْ بِهٖ عِلْمٌ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

3.66 - Hâ entum hâulâi hâcectum fîmâ lekum bihî ılmun felime tuhâccûne fîmâ leyse lekum bihî ılm, vallâhu yağlemu ve entum lâ tağlemûn.

3.66 - Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allâh bilir, siz bilmezsiniz.

 rtfSndPly*3.67*
(٣-٦٧)
3.67*************
مَا كَانَ اِبْرٰهٖيمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَنٖيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ

3.67 - Mâ kâne ibrâhîmu yehûdiyyev ve lâ nasrâniyyev ve lâkin kâne hanîfem muslimâ, ve mâ kâne minel muşrikîn.

3.67 - İbrâhim ne yahûdi, ne de hıristiyandı; dosdoğru bir müslümandı. Müşriklerden de değildi.

 rtfSndPly*3.68*
(٣-٦٨)
3.68*************
اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰهٖيمَ لَلَّذٖينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِىُّ وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَاللّٰهُ وَلِىُّ الْمُؤْمِنٖينَ

3.68 - İnne evlen nâsi biibrâhîme lellezînet tebeûhu ve hâzen nebiyyu vellezîne âmenû, vallâhu veliyyul mué'minîn.

3.68 - Doğrusu, insanların İbrâhim'e en yakın olanı, ona uyanlar, bu peygamber ve mü'minlerdir. Allâh da mü'minlerin dostudur.

 rtfSndPly*3.69*
(٣-٦٩)
3.69*************
وَدَّتْ طَائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

3.69 - Veddet tâifetum min ehlil kitâbi lev yudıllûnekum, ve mâ yudıllûne illâ enfusehum ve mâ yeş'urûn.

3.69 - Kitap ehlinden bir grup istedi ki sizi saptırsınlar. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar; fakat farkında değiller.

 rtfSndPly*3.70*
(٣-٧٠)
3.70*************
يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ

3.70 - Yâ ehlel kitâbi lime tekfurûne biâyâtillâhi ve entum teşhedûn.

3.70 - Ey Kitap ehli, (gerçeği) gördüğünüz halde, niçin Allâh'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?

 rtfSndPly*3.71*
(٣-٧١)
3.71*************
يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

3.71 - Yâ ehlel kitâbi lime telbisûnel hagga bil bâtıli ve tektumûnel hagga ve entum tağlemûn.

3.71 - Ey Kitap ehli, niçin hakkı bâtıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

 rtfSndPly*3.72*
(٣-٧٢)
3.72*************
وَقَالَتْ طَائِفَةٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اٰمِنُوا بِالَّذٖى اُنْزِلَ عَلَى الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَجْهَ النَّهَارِ وَاكْفُرُوا اٰخِرَهُ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

3.72 - Ve gâlet tâifetum min ehlil kitâbi âminû billezî unzile alellezîne âmenû vechen nehâri vekfurû âhırahû leallehum yerciûn.

3.72 - Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkâr edin; belki (size bakarak onlar da) dönerler;"

 rtfSndPly*3.73*
(٣-٧٣)
3.73*************
وَلَا تُؤْمِنُوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ دٖينَكُمْ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِ اَنْ يُؤْتٰى اَحَدٌ مِثْلَ مَا اُوتٖيتُمْ اَوْ يُحَاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْتٖيهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَلٖيمٌ

3.73 - Ve lâ tué'minû illâ limen tebia dînekum, gul innel hudâ hudallâhi ey yué'tâ ehadum misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum ınde rabbikum, gul innel fadle biyedillâhi yué'tîhi mey yeşâé', vallâhu vasiun alîm.

3.73 - Sizin dininize uyandan başkasına güvenmeyin! (dediler.) De ki: "Hidâyet Allâh'ın hidâyetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzûrunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?, De ki: "Lutuf Allâh'ın elindedir, onu dilediğine verir, Allâh(ın lutfu) geniştir, (O her şeyi) bilendir.

 rtfSndPly*3.74*
(٣-٧٤)
3.74*************
يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهٖ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظٖيمِ

3.74 - Yahtessu birahmetihî mey yeşâé', vallâhu zul fadlil azîm.

3.74 - Rahmetini dilediğine has kılar. Allâh, büyük lutuf ve ikram sâhibidir.

 rtfSndPly*3.75*
(٣-٧٥)
3.75*************
وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَاْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّهٖ اِلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَاْمَنْهُ بِدٖينَارٍ لَا يُؤَدِّهٖ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَائِمًا ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِى الْاُمِّيّٖنَ سَبٖيلٌ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

3.75 - Ve min ehlil kitâbi men in teé'menhu bigıntariy yueddihî ileyk, ve minhum men in teé'menhu bidînâril lâ yueddihî ileyke illâ mâ dumte aleyhi gâimâ, zâlike biennehum gâlû leyse aleynâ fil ummiyyîne sebîl, ve yegûlûne alallâhil kezibe ve hum yağlemûn.

3.75 - Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle emânet bıraksan, onu sana öder. Onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar versen, devamlı olarak başına dikilmeden onu sana ödemez. Onlar "Ümmilere karşı bize bir sorumluluk yoktur." dedikleri için böyle yapıyorlar ve Allah'a karşı bile bile yalan söylüyorlar.

 rtfSndPly*3.76*
(٣-٧٦)
3.76*************
بَلٰى مَنْ اَوْفٰى بِعَهْدِهٖ وَاتَّقٰى فَاِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَّقٖينَ

3.76 - Belâ men evfâ biahdihî vettegâ feinnallâhe yuhıbbul muttegîn.

3.76 - Hayır, kim sözünü yerine getirir ve (günâhtan) korunursa, şüphesiz Allâh da korunanları sever.

 rtfSndPly*3.77*
(٣-٧٧)
3.77*************
اِنَّ الَّذٖينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِى الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّٖيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

3.77 - İnnellezîne yeşterûne biahdillâhi ve eymânihim semenen galîlen ulâike lâ halâga lehum fil âhırati ve lâ yukellimuhumullâhu ve lâ yenzuru ileyhim yevmel gıyâmeti ve lâ yuzekkîhim, ve lehum azâbun elîm.

3.77 - Fakat Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların âhirette bir payı yoktur; Allâh kıyâmet günü onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları yüceltmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.78*
(٣-٧٨)
3.78*************
وَاِنَّ مِنْهُمْ لَفَرٖيقًا يَلْوُنَ اَلْسِنَتَهُمْ بِالْكِتَابِ لِتَحْسَبُوهُ مِنَ الْكِتَابِ وَمَا هُوَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

3.78 - Ve inne minhum leferîgay yelvûne elsinetehum bil kitâbi litahsebûhu minel kitâbi ve mâ huve minel kitâb, ve yegûlûne huve min ındillâhi ve mâ huve min ındillâh, ve yegûlûne alallâhil kezibe ve hum yağlemûn.

3.78 - Onlardan bir grup var ki, Kitapta olmayan bir şeyi, siz Kitaptan sanasınız diye dillerini Kitapla eğip büker(sözlerini, Kitabın sözü imiş gibi göstermek için kelimeleri dillerinde bükerek okur, onları, Kitabın sözlerine benzetmeğe çalışır)lar ve: "O, Allâh katındandır." derler. Oysa o, Allâh katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.

 rtfSndPly*3.79*
(٣-٧٩)
3.79*************
مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُؤْتِيَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا لٖى مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِيّٖنَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَ

3.79 - Mâ kâne libeşerin ey yué'tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yegûle linnâsi kûnû ıbâdel lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bimâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn.

3.79 - Hiçbir insana yakışmaz ki, Allâh ona Kitap, hüküm (hikmet) ve peygamberlik versin de, sonra (o kalksın) insanlara: "Allâh'ı bırakıp bana kullar olun", desin; fakat: "Öğrettiğiniz Kitap ve okuduğunuz şeyler gereğince Rabba halis kullar olun!" der.

 rtfSndPly*3.80*
(٣-٨٠)
3.80*************
وَلَا يَاْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰئِكَةَ وَالنَّبِيّٖنَ اَرْبَابًا اَيَاْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

3.80 - Ve lâ yeé'murakum en tettehızul melâikete ven nebiyyîne erbâbâ, eyeé'murukum bil kufri bağde iz entum muslimûn.

3.80 - Ve size: "Melekleri ve peygamberleri tanrılar edinin!" diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size inkârı emreder mi?

 rtfSndPly*3.81*
(٣-٨١)
3.81*************
وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ النَّبِيّٖنَ لَمَا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهٖ وَلَتَنْصُرُنَّهُ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْرٖى قَالُوا اَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِدٖينَ

3.81 - Ve iz ehazallâhu mîsâgan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbiv ve hıkmetin summe câekum rasûlum musaddigul limâ meakum letué'minunne bihî ve letensurunneh, gâle eagrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, gâlû agrarna, gâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn.

3.81 - Allâh, peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Bakın, size Kitap ve hikmet verdim; imdi yanınızda bulunan(Kitap)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve ona mutlaka yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. "Kabul ettik!" dediler. "O halde tanık olun, ben de sizinle beraber tanık olanlardanım." dedi.

 rtfSndPly*3.82*
(٣-٨٢)
3.82*************
فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

3.82 - Femen tevellâ bağde zâlike feulâike humul fâsigûn.

3.82 - Artık kim bundan sonra dönerse, işte onlar fâsıklardır.

 rtfSndPly*3.83*
(٣-٨٣)
3.83*************
اَفَغَيْرَ دٖينِ اللّٰهِ يَبْغُونَ وَلَهُ اَسْلَمَ مَنْ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَاِلَيْهِ يُرْجَعُونَ

3.83 - Efeğayra dînillâhi yebğûne ve lehû esleme men fis semâvâti vel ardı tav'av ve kerhev ve ileyhi yurceûn.

3.83 - Allâh'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde olanların hepsi, ister istemez, O'na teslim olmuştur ve O'na döndürüleceklerdir.

 rtfSndPly*3.84*
(٣-٨٤)
3.84*************
قُلْ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَمَا اُنْزِلَ عَلٰى اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَا اُوتِىَ مُوسٰى وَعٖيسٰى وَالنَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ

3.84 - Gul âmennâ billâhi ve mâ unzile aleynâ ve mâ unzile alâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâga ve yağgûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ven nebiyyûne mir rabbihim, lâ nuferrigu beyne ehadim minhum ve nahnu lehû muslimûn.

3.84 - De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrâhim'e, İsmâ'il'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve sıbtlara (Ya'kûb oğullarından türeyen kabilelere) indirilene; Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O'na teslim olanlarız."

 rtfSndPly*3.85*
(٣-٨٥)
3.85*************
وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ دٖينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِى الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرٖينَ

3.85 - Ve mey yebteğı ğayral islâmi dînen feley yugbele minh, ve huve fil âhırati minel hâsirîn.

3.85 - Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır.

 rtfSndPly*3.86*
(٣-٨٦)
3.86*************
كَيْفَ يَهْدِى اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ اٖيمَانِهِمْ وَشَهِدُوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ

3.86 - Keyfe yehdillâhu gavmen keferû bağde îmânihim ve şehidû enner rasûle hagguv ve câehumul beyyinât, vallâhu lâ yehdil gavmez zâlimîn.

3.86 - İman ettikten, Resul'ün hak olduğunu gördükten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâr eden bir topluma Allâh nasıl yol gösterir? Allâh, zâlim toplumu doğru yola iletmez.

 rtfSndPly*3.87*
(٣-٨٧)
3.87*************
اُولٰئِكَ جَزَاؤُهُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖينَ

3.87 - Ulâike cezâuhum enne aleyhim lağnetallâhi vel melâiketi ven nâsi ecmeîn.

3.87 - İşte onların cezâsı: Allâh'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti onların üzerinedir!

 rtfSndPly*3.88*
(٣-٨٨)
3.88*************
خَالِدٖينَ فٖيهَا لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

3.88 - Hâlidîne fîhâ, lâ yuhaffefu anhumul azâbu ve lâ hum yunzarûn.

3.88 - O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azâb hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.

 rtfSndPly*3.89*
(٣-٨٩)
3.89*************
اِلَّا الَّذٖينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

3.89 - İllellezîne tâbû mim bağdi zâlike ve aslehû feinnallâhe ğafûrur rahîm.

3.89 - Ancak ondan sonra, tevbe edip uslananlar başka. Çünkü Allâh, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

 rtfSndPly*3.90*
(٣-٩٠)
3.90*************
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا بَعْدَ اٖيمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْ وَاُولٰئِكَ هُمُ الضَّالُّونَ

3.90 - İnnellezîne keferû bağde îmânihim summezdâdû kufral len tugbele tevbetuhum, ve ulâike humud dâllûn.

3.90 - Onlar ki, inandıktan sonra inkâr ettiler, sonra inkârları arttı; onların tevbeleri kabul edilmeyecektir. Onlar sapıkların tâ kendileridir.

 rtfSndPly*3.91*
(٣-٩١)
3.91*************
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهٖ اُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.91 - İnnellezîne keferû ve mâtû ve hum kuffârun feley yugbele min ehadihim mil'ul ardı zehebev ve leviftedâ bih, ulâike lehum azâbun elîmuv ve mâ lehum min nâsırîn.

3.91 - İnkâr edip kâfir olarak ölenler, dünyâ dolusu altın fidye vermiş olsa dahi hiçbirinden kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır ve onların hiçbir yardımcıları yoktur!

 rtfSndPly*3.92*
(٣-٩٢)
3.92*************
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَیْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهٖ عَلٖيمٌ

3.92 - Len tenâlul birra hattâ tunfigû mimmâ tuhıbbûn, ve mâ tunfigû min şey'in feinnallâhe bihî alîm.

3.92 - Sevdiğiniz şeylerden (Allâh için) harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız Allâh onu bilir.

 rtfSndPly*3.93*
(٣-٩٣)
3.93*************
كُلُّ الطَّعَامِ كَانَ حِلًّا لِبَنٖى اِسْرَایٖٔلَ اِلَّا مَا حَرَّمَ اِسْرَایٖٔلُ عَلٰى نَفْسِهٖ مِنْ قَبْلِ اَنْ تُنَزَّلَ التَّوْرٰيةُ قُلْ فَاْتُوا بِالتَّوْرٰيةِ فَاتْلُوهَا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

3.93 - Kullut taâmi kâne hıllel libenî isrâîle illâ mâ harrame isrâîlu alâ nefsihî min gabli en tunezzelet tevrâh, gul feé'tû bit tevrâti fetlûhâ in kuntum sâdigîn.

3.93 - Tevrât indirilmeden önce, İsrâil'in kendisine harâm kıldığı şeyler dışında, İsrâil oğullarına bütün yiyecekler helâldi. De ki: "Doğru iseniz, Tevrât'ı getirip okuyun."

 rtfSndPly*3.94*
(٣-٩٤)
3.94*************
فَمَنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَاُولٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

3.94 - Femenifterâ alallâhil kezibe mim bağdi zâlike feulâike humuz zâlimûn.

3.94 - Artık bundan sonra da kim Allah'a yalan uydurursa, işte onlar zâlimlerdir.

 rtfSndPly*3.95*
(٣-٩٥)
3.95*************
قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰهٖيمَ حَنٖيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ

3.95 - Gul sadegallâhu fettebiû millete ibrâhîme hanîfâ, ve mâ kâne minel muşrikîn.

3.95 - De ki: "Allâh doğru söyledi, öyle ise dosdoğru, Allâh'ı birleyici olarak İbrâhim dinine uyun. O, ortak koşanlardan değildi."

 rtfSndPly*3.96*
(٣-٩٦)
3.96*************
اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذٖى بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمٖينَ

3.96 - İnne evvele beytiv vudıa linnâsi lellezî bibekkete mubârakev ve hudel lil âlemîn.

3.96 - Doğrusu insanlara (ma'bed olarak) ilk kurulan ev, Mekke'de olandır. Âlemlere uğur, bereket ve hidâyet kaynağı olarak kurulmuştur.

 rtfSndPly*3.97*
(٣-٩٧)
3.97*************
فٖيهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰهٖيمَ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًا وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَبٖيلًا وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمٖينَ

3.97 - Fîhi âyâtum beyyinâtum megâmu ibrâhîm, ve men dehalehû kâne âminâ, ve lillâhi alen nâsi hıccul beyti menistetâa ileyhi sebîlâ, ve men kefera feinnallâhe ğaniyyun anil âlemîn.

3.97 - Onda açık açık deliller, İbrâhim'in Makâmı vardır. Ona giren, güvene erer. Yoluna gücü yeten herkesin, o Ev'e gi(dip haccet)mesi, insanlar üzerinde Allâh'ın bir hakkıdır. Kim nankörlük ederse şüphesiz Allâh, bütün âlemlerden zengindir.

 rtfSndPly*3.98*
(٣-٩٨)
3.98*************
قُلْ يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ شَهٖيدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ

3.98 - Gul yâ ehlel kitâbi lime tekfurûne biâyâtillâh, vallâhu şehîdun alâ mâ tağmelûn.

3.98 - De ki: "Ey Kitap ehli, Allâh yaptıklarınıza tanık iken neden Allâh'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?"

 rtfSndPly*3.99*
(٣-٩٩)
3.99*************
قُلْ يَا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَصُدُّونَ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ مَنْ اٰمَنَ تَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاَنْتُمْ شُهَدَاءُ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

3.99 - Gul yâ ehlel kitâbi lime tesuddûne an sebîlillâhi men âmene tebğûnehâ ıvecev ve entum şuhedâé', vemallâhu biğâfilin ammâ tağmelûn.

3.99 - De ki: "Ey Kitap ehli, gerçeğe tanık olduğunuz halde, niçin Allâh'ın yolunu eğri göstermeğe yeltenerek, inanmak isteyenleri Allâh yolundan çevirmeğe çalışıyorsunuz? Allâh yaptıklarınızdan habersiz değildir."

 rtfSndPly*3.100*
(٣-١٠٠)
3.100*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِنْ تُطٖيعُوا فَرٖيقًا مِنَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ اٖيمَانِكُمْ كَافِرٖينَ

3.100 - Yâ eyyuhellezîne âmenû in tutîû ferîgam minellezîne ûtul kitâbe yeruddûkum bağde îmânikum kâfirîn.

3.100 - Ey inananlar, Kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra, (onlar) sizi döndürüp kâfir yaparlar.



rtfSelectedTabRef*2*200*200*003.200*Ali_Imran 1-200*Ali_Imran 1-200*2*100*tumSure*rtfSelectedTabRef
 rtfBulunanSayi*100*rtfBulunanSayi
 rtfSndPly*3.101*

(٣-١٠١)
3.101*************
وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَاَنْتُمْ تُتْلٰى عَلَيْكُمْ اٰيَاتُ اللّٰهِ وَفٖيكُمْ رَسُولُهُ وَمَنْ يَعْتَصِمْ بِاللّٰهِ فَقَدْ هُدِىَ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ

3.101 - Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum rasûluh, ve mey yağtesım billâhi fegad hudiye ilâ sırâtım mustegîm.

3.101 - Size Allâh'ın âyetleri okunmakta ve O'nun Elçisi de aranızda iken nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah'a sarılırsa muhakkak ki o, doğru yola iletilmiştir.

 rtfSndPly*3.102*

(٣-١٠٢)
3.102*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِهٖ وَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

3.102 - Yâ eyyuhellezîne âmenuttegullâhe hagga tugâtihî ve lâ temûtunne illâ ve entum muslimûn.

3.102 - Ey inananlar, Allah'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak müslümanlar olarak ölün.

 rtfSndPly*3.103*

(٣-١٠٣)
3.103*************
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمٖيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهٖ اِخْوَانًا وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَا كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِهٖ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

3.103 - Vağtesımû bihablillâhi cemîav ve lâ teferragû, vezkurû niğmetallâhi aleykum iz kuntum ağdâen feellefe beyne gulûbikum feasbahtum biniğmetihî ıhvânâ, ve kuntum alâ şefâ hufratim minen nâri feengazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn.

3.103 - Ve topluca Allâh'ın ipine yapışın, ayrılmayın; Allâh'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allâh) kalblerinizi uzlaştırdı. O'nun ni'metiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, (Allâh) sizi ondan kurtardı. Allâh size âyetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz.

 rtfSndPly*3.104*

(٣-١٠٤)
3.104*************
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

3.104 - Veltekum minkum ummetuy yed'ûne ilel hayri ve yeé'murûne bil mağrûfi ve yenhevne anil munker, ve ulâike humul muflihûn.

3.104 - İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men'eden bir topluluk olsun; işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

 rtfSndPly*3.105*

(٣-١٠٥)
3.105*************
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذٖينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَاُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظٖيمٌ

3.105 - Ve lâ tekûnû kellezîne teferragû vahtelefû mim bağdi mâ câehumul beyyinât, ve ulâike lehum azâbun azîm.

3.105 - Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilâf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.106*

(٣-١٠٦)
3.106*************
يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ اٖيمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

3.106 - Yevme tebyaddu vucûhuv ve tesveddu vucûh, feemmellezînesveddet vucûhuhum, ekefertum bağde îmânikum fezûgul azâbe bimâ kuntum tekfurûn.

3.106 - O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkâr ettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azâbı tadın!" (denilir).

 rtfSndPly*3.107*

(٣-١٠٧)
3.107*************
وَاَمَّا الَّذٖينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَفٖى رَحْمَةِ اللّٰهِ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ

3.107 - Ve emmellezînebyeddat vucûhuhum fefî rahmetillâh, hum fîhâ hâlidûn.

3.107 - Yüzleri ağaranlar ise Allâh'ın rahmeti içindedirler, orada sürekli kalacaklardır.

 rtfSndPly*3.108*

(٣-١٠٨)
3.108*************
تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّ وَمَا اللّٰهُ يُرٖيدُ ظُلْمًا لِلْعَالَمٖينَ

3.108 - Tilke âyâtullâhi netlûhâ aleyke bil hagg, ve mallâhu yurîdu zulmel lil âlemîn.

3.108 - İşte onlar Allâh'ın âyetleridir. Onları sana gerçek ile okuyoruz. Allâh, âlemlere zulmetmek istemez.

 rtfSndPly*3.109*

(٣-١٠٩)
3.109*************
وَلِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ

3.109 - Ve lillâhi mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, ve ilallâhi turceul umûr.

3.109 - Göklerde ve yerde olanların hepsi Allâh'ındır. Bütün işler Allah'a döndürülür.

 rtfSndPly*3.110*

(٣-١١٠)
3.110*************
كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ

3.110 - Kuntum hayra ummetin uhricet linnâsi teé'murûne bil mağrûfi ve tenhevne anil munkeri ve tué'minûne billâh, ve lev âmene ehlul kitâbi lekâne hayral lehum, minhumul mué'minûne ve ekseruhumul fâsigûn.

3.110 - Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. İyiliği emreder, kötülükten men edersiniz ve Allah'a inanırsınız. Eğer Kitap ehli, inanmış olsaydı, elbette kendileri için iyi olurdu. Onlardan inananlar da var, ama çokları yoldan çıkmışlardır.

 rtfSndPly*3.111*

(٣-١١١)
3.111*************
لَنْ يَضُرُّوكُمْ اِلَّا اَذًى وَاِنْ يُقَاتِلُوكُمْ يُوَلُّوكُمُ الْاَدْبَارَ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ

3.111 - Ley yedurrûkum illâ ezâ, ve iy yugâtilûkum yuvellûkumul edbâr, summe lâ yunsarûn.

3.111 - Size eziyetten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.

 rtfSndPly*3.112*

(٣-١١٢)
3.112*************
ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّٰهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَاؤُ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الْمَسْكَنَةُ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

3.112 - Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sugıfû illâ bihablim minallâhi ve hablim minen nâsi ve bâû biğadabim minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh, zâlike biennehum kânû yekfurûne biâyâtillâhi ve yagtulûnel embiyâe biğayri hagg, zâlike bimâ asav ve kânû yağtedûn.

3.112 - Nerede olsalar, onlara alçaklık (damgası) vurulmuştur (ezilmeğe mahkûmdurlar). Meğer ki Allâh'ın ahdine ve (inanan) insanların ahdine sığınmış olsunlar. Allâh'ın gazabına uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu (yoksulluk içinde ezildiler). Böyle oldu, çünkü onlar Allâh'ın âyetlerini inkâr ediyorlar, haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı ve çünkü isyân etmişlerdi, haddi aşıyorlardı.

 rtfSndPly*3.113*

(٣-١١٣)
3.113*************
لَيْسُوا سَوَاءً مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ

3.113 - Leysû sevââ, min ehlil kitâbi ummetun gâimetuy yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn.

3.113 - Ama hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece sâatlerinde ayakta durup Allâh'ın âyetlerini okuyarak secdeye kapanan bir topluluk da vardır.

 rtfSndPly*3.114*

(٣-١١٤)
3.114*************
يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَاُولٰئِكَ مِنَ الصَّالِحٖينَ

3.114 - Yué'minûne billâhi vel yevmil  âhıri ve yeé'murûne bil mağrûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fil hayrât, ve ulâike mines sâlihîn.

3.114 - Onlar, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.

 rtfSndPly*3.115*

(٣-١١٥)
3.115*************
وَمَا يَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَلَنْ يُكْفَرُوهُ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِالْمُتَّقٖينَ

3.115 - Ve mâ yef'alû min hayrin feley yukferûh, vallâhu alîmum bil muttegîn.

3.115 - Yapacakları hiçbir iyilik inkâr edilmeyecektir. Şüphesiz Allâh, (günâhlardan) korunanları bilmektedir.

 rtfSndPly*3.116*

(٣-١١٦)
3.116*************
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَنْ تُغْنِىَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَيْپًا وَاُولٰئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ

3.116 - İnnellezîne keferû len tuğniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum minallâhi şey'â, ve ulâike ashâbun nâr, hum fîhâ hâlidûn.

3.116 - Nankörlere gelince, ne malları, ne de evlâdları onlara, Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.

 rtfSndPly*3.117*

(٣-١١٧)
3.117*************
مَثَلُ مَا يُنْفِقُونَ فٖى هٰذِهِ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَثَلِ رٖيحٍ فٖيهَا صِرٌّ اَصَابَتْ حَرْثَ قَوْمٍ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ فَاَهْلَكَتْهُ وَمَا ظَلَمَهُمُ اللّٰهُ وَلٰكِنْ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

3.117 - Meselu mâ yunfigûne fî hâzihil hayâtid dunyâ kemeseli rîhın fîhâ sırrun esâbet harse gavmin zalemû enfusehum feehleketh, ve mâ zalemehumullâhu ve lâkin enfusehum yazlimûn.

3.117 - Onların bu dünyâ hayâtında harcadıkları malların durumu, nefislerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup onu mahveden dondurucu bir rüzgâr(ın tahribatın)a benzer. Allâh onlara zulmetmedi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

 rtfSndPly*3.118*

(٣-١١٨)
3.118*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَاْلُونَكُمْ خَبَالًا وَدُّوا مَا عَنِتُّمْ قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفٖى صُدُورُهُمْ اَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

3.118 - Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû bitânetem min dûnikum lâ yeé'lûnekum habâlâ, veddû mâ anittum, gad bedetil bağdâu min efvâhihim, ve mâ tuhfî sudûruhum ekber, gad beyyennâ lekumul âyâti in kuntum tağgılûn.

3.118 - Ey inananlar, kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür. Düşünürseniz, size âyetleri açıkladık.

 rtfSndPly*3.119*

(٣-١١٩)
3.119*************
هَا اَنْتُمْ اُولَاءِ تُحِبُّونَهُمْ وَلَا يُحِبُّونَكُمْ وَتُؤْمِنُونَ بِالْكِتَابِ كُلِّهٖ وَاِذَا لَقُوكُمْ قَالُوا اٰمَنَّا وَاِذَا خَلَوْا عَضُّوا عَلَيْكُمُ الْاَنَامِلَ مِنَ الْغَيْظِ قُلْ مُوتُوا بِغَيْظِكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

3.119 - Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tué'minûne bil kitâbi kullih, ve izâ legûkum gâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel ğayz, gul mûtû biğayzıkum, innallâhe alîmum bizâtis sudûr.

3.119 - İşte, siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler. Kitabın hepsine inanırsınız. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "İnandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı öfkeden parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün! Şüphesiz Allâh, göğüslerin özünü bilir."

 rtfSndPly*3.120*

(٣-١٢٠)
3.120*************
اِنْ تَمْسَسْكُمْ حَسَنَةٌ تَسُؤْهُمْ وَاِنْ تُصِبْكُمْ سَيِّئَةٌ يَفْرَحُوا بِهَا وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا لَا يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْپًا اِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحٖيطٌ

3.120 - İn temseskum hasenetun tesué'hum, ve in tusıbkum seyyietuy yefrahû bihâ, ve in tasbirû ve tettegû lâ yedurrukum keyduhum şey'â, innallâhe bimâ yağmelûne muhît.

3.120 - Size bir iyilik dokunsa (bu,) onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ona sevinirler. Eğer sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allâh, onların yaptıklarını kuşatmıştır.

 rtfSndPly*3.121*

(٣-١٢١)
3.121*************
وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِنٖينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِ وَاللّٰهُ سَمٖيعٌ عَلٖيمٌ

3.121 - Ve iz ğadevte min ehlike tubevviul mué'minîne megâıde lilgıtâl, vallâhu semîun alîm.

3.121 - Hani sen, erkenden âilenden ayrılmıştın, (Uhud'da) mü'minleri savaş üslerine yerleştiriyordun. Allâh da işitendi, bilendi.

 rtfSndPly*3.122*

(٣-١٢٢)
3.122*************
اِذْ هَمَّتْ طَائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَا وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.122 - İz hemmet tâifetâni minkum en tefşelâ vallâhu veliyyuhumâ, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.122 - Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allâh, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.

 rtfSndPly*3.123*

(٣-١٢٣)
3.123*************
وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَاَنْتُمْ اَذِلَّةٌ فَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

3.123 - Ve legad nasarakumullâhu bibedriv ve entum ezilleh, fettegullâhe leallekum teşkurûn.

3.123 - (Allâh mü'minlere yardım eder). Nitekim Allâh, zayıf durumda bulunduğunuz Bedir'de de size yardım etmişti. O halde Allah'tan korkun ki, şükredesiniz.

 rtfSndPly*3.124*

(٣-١٢٤)
3.124*************
اِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنٖينَ اَلَنْ يَكْفِيَكُمْ اَنْ يُمِدَّكُمْ رَبُّكُمْ بِثَلٰثَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰئِكَةِ مُنْزَلٖينَ

3.124 - İz tegûlu lilmué'minîne eley yekfiyekum ey yumiddekum rabbukum biselâseti âlâfim minel melâiketi munzelîn.

3.124 - O zaman sen mü'minlere: "Rabbinizin, size, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi, size yetmez mi?" diyordun.

 rtfSndPly*3.125*

(٣-١٢٥)
3.125*************
بَلٰى اِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا وَيَاْتُوكُمْ مِنْ فَوْرِهِمْ هٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُمْ بِخَمْسَةِ اٰلَافٍ مِنَ الْمَلٰئِكَةِ مُسَوِّمٖينَ

3.125 - Belâ in tasbirû ve tettegû ve yeé'tûkum min fevrihim hâzâ yumdidkum rabbukum bihamseti âlâfim minel melâiketi musevvimîn.

3.125 - Evet, sabreder, korunursanız; onlar hemen şu dakikada üzerinize gelseler, Rabbiniz size nişanlı beşbin melekle yardım eder.

 rtfSndPly*3.126*

(٣-١٢٦)
3.126*************
وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِهٖ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ

3.126 - Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ lekum ve litatmeinne gulûbukum bih, ve men nasru illâ min ındillâhil azîzil hakîm.

3.126 - Allâh bu(yardım va'di)ni sırf size müjde olsun ve kalbleriniz bununla güven bulsun diye yaptı. Yardım, yalnız, dâimâ gâlib, hüküm ve hikmet sâhibi Allâh katındandır.

 rtfSndPly*3.127*

(٣-١٢٧)
3.127*************
لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِنَ الَّذٖينَ كَفَرُوا اَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنْقَلِبُوا خَائِبٖينَ

3.127 - Liyagtaa tarafem minellezîne keferû ev yekbitehum feyengalibû hâibîn.

3.127 - İnkâr edenlerden bir kısmını kessin ve perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye (size yardım eder).

 rtfSndPly*3.128*

(٣-١٢٨)
3.128*************
لَيْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَیْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ

3.128 - Leyse leke minel emri şey'un ev yetûbe aleyhim ev yuazzibehum feinnehum zâlimûn.

3.128 - O konuda senin yapacağın bir şey yoktur. Allâh, ya tevbelerini kabul edip onları affeder, ya da zâlim olduklarından dolayı onlara azâb eder.

 rtfSndPly*3.129*

(٣-١٢٩)
3.129*************
وَلِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ

3.129 - Ve lillâhi mâ fis semâvâti ve mâ fil ard, yağfiru limey yeşâu ve yuazzibu mey yeşâé', vallâhu ğafûrur rahîm.

3.129 - Göklerde ve yerde olanların hepsi Allâh'ındır. (O), dilediğini bağışlar, dilediğine azâbeder, Allâh, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

 rtfSndPly*3.130*

(٣-١٣٠)
3.130*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَاْكُلُوا الرِّبٰوا اَضْعَافًا مُضَاعَفَةً وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

3.130 - Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ teé'kulur ribâ ed'âfem mudâafeh, vettegullâhe leallekum tuflihûn.

3.130 - Ey inananlar, kat kat ribâ yemeyin, Allah'tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz.

 rtfSndPly*3.131*

(٣-١٣١)
3.131*************
وَاتَّقُوا النَّارَ الَّتٖى اُعِدَّتْ لِلْكَافِرٖينَ

3.131 - Vettegun nâralletî uıddet lilkâfirîn.

3.131 - Kâfirler için hazırlanmış ateşten sakının!

 rtfSndPly*3.132*

(٣-١٣٢)
3.132*************
وَاَطٖيعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

3.132 - Ve etîullâhe ver rasûle leallekum turhamûn.

3.132 - Allah'a ve Elçiye itâ'at edin ki, size merhamet edilsin.

 rtfSndPly*3.133*

(٣-١٣٣)
3.133*************
وَسَارِعُوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّقٖينَ

3.133 - Ve sâriû ilâ mağfiratim mir rabbikum ve cennetin arduhes semâvâtu vel ardu uıddet lilmuttegîn.

3.133 - Rabbinizden bir bağışlanmaya ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, korunanlar için hazırlanmış cennete koşun!

 rtfSndPly*3.134*

(٣-١٣٤)
3.134*************
اَلَّذٖينَ يُنْفِقُونَ فِى السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمٖينَ الْغَيْظَ وَالْعَافٖينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ

3.134 - Ellezîne yunfigûne fis serrâi ved darrâi vel kâzımînel ğayza vel âfine anin nâs, vallâhu yuhıbbul muhsinîn.

3.134 - O(koruna)nlar bollukta ve darlıkta Allâh için harcarlar, öfke(lerin)i yutkunurlar, insanları affederler. Allâh da güzel davrananları sever.

 rtfSndPly*3.135*

(٣-١٣٥)
3.135*************
وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ

3.135 - Vellezîne izâ fealû fâhışeten ev zalemû enfusehum zekerullâhe festağferû lizunûbihim, ve mey yağfiruz zunûbe illallâh, ve lem yusırrû alâ mâ fealû ve hum yağlemûn.

3.135 - Ve onlar bir kötülük yaptıkları, ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allâh'ı hatırlayarak hemen günâhlarının bağışlanmasını dilerler; günâhları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Ve onlar, hatâlarında bile bile, ısrar etmezler.

 rtfSndPly*3.136*

(٣-١٣٦)
3.136*************
اُولٰئِكَ جَزَاؤُهُمْ مَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَجَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا وَنِعْمَ اَجْرُ الْعَامِلٖينَ

3.136 - Ulâike cezâuhum mağfiratum mir rabbihim ve cennâtun tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, ve niğme ecrul âmilîn.

3.136 - İşte onların mükâfâtı Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlerdir. Çalışanların ücreti ne güzeldir!

 rtfSndPly*3.137*

(٣-١٣٧)
3.137*************
قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسٖيرُوا فِى الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبٖينَ

3.137 - Gad halet min gablikum sunenun fesîrû fil ardı fenzurû keyfe kâne âgıbetul mukezzibîn.

3.137 - Sizden önce de yasalar uygulanmıştır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun nasıl olduğunu görün.

 rtfSndPly*3.138*

(٣-١٣٨)
3.138*************
هٰذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّقٖينَ

3.138 - Hâzâ beyânul linnâsi ve hudev ve mev'ızatul lilmuttegîn.

3.138 - Bu, insanlara bir açıklama, korunanlara yol gösterme ve öğüttür.

 rtfSndPly*3.139*

(٣-١٣٩)
3.139*************
وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ

3.139 - Ve lâ tehinû ve lâ tahzenû ve entumul ağlevne in kuntum mué'minîn.

3.139 - Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.

 rtfSndPly*3.140*

(٣-١٤٠)
3.140*************
اِنْ يَمْسَسْكُمْ قَرْحٌ فَقَدْ مَسَّ الْقَوْمَ قَرْحٌ مِثْلُهُ وَتِلْكَ الْاَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَيَتَّخِذَ مِنْكُمْ شُهَدَاءَ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الظَّالِمٖينَ

3.140 - İy yemseskum garhun fegad messel gavme garhum misluh, ve tilkel eyyâmu nudâviluhâ beynen nâs, ve liyağlemallâhullezîne âmenû ve yettehıze minkum şuhedâé', vallâhu lâ yuhıbbuz zâlimîn.

3.140 - Eğer size bir yara dokunduysa, o topluluğa da benzeri bir yara dokunmuştu. O günler... onları biz insanlar arasında çevirip dururuz (kâh bir kavme, kâh ötekine gâlibiyet veririz; bazen bir topluma iyi veya kötü günler gösteririz, bazan ötekine). Allâh inananları ortaya çıkarmak, sizden şehidler edinmek için (zamanı kâh lehinize, kâh aleyhinize çevirmektedir). Allâh, zâlimleri sevmez.

 rtfSndPly*3.141*

(٣-١٤١)
3.141*************
وَلِيُمَحِّصَ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَيَمْحَقَ الْكَافِرٖينَ

3.141 - Ve liyumehhısallahullezîne âmenû ve yemhagal kâfirîn.

3.141 - Ve inananları iyice özleştirmek, kâfirleri de mahvetmek için (günleri insanlar arasında böyle çevirmektedir).

 rtfSndPly*3.142*

(٣-١٤٢)
3.142*************
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّٰهُ الَّذٖينَ جَاهَدُوا مِنْكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِرٖينَ

3.142 - Em hasibtum en tedhulul cennete ve lemmâ yağlemillâhullezîne câhedû minkum ve yağlemes sâbirîn.

3.142 - Yoksa siz, Allâh, içinizden cihâd edenleri (sınayıp) bilmeden, sabredenleri (sınayıp) bilmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

 rtfSndPly*3.143*

(٣-١٤٣)
3.143*************
وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ

3.143 - Ve legad kuntum temennevnel mevte min gabli en telgavhu fegad raeytumûhu ve entum tenzurûn.

3.143 - Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

 rtfSndPly*3.144*

(٣-١٤٤)
3.144*************
وَمَا مُحَمَّدٌ اِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُ اَفَاٸِنْ مَاتَ اَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلٰى اَعْقَابِكُمْ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلٰى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللّٰهَ شَيْپًا وَسَيَجْزِى اللّٰهُ الشَّاكِرٖينَ

3.144 - Ve mâ muhammedun illâ rasûl, gad halet min gablihir rusul, efeim mâte ev gutilengalebtum alâ ağgâbikum, ve mey yengalib alâ agıbeyhi feley yedurrallâhe şey'â, ve seyeczillâhuş şâkirîn.

3.144 - Muhammed, sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ökçelerinizin üzerinde geriye mi döneceksiniz? Kim ökçesi üzerinde geriye dönerse, Allah'a hiçbir ziyan veremez. Allâh, şükredenleri mükâfâtlandıracaktır.

 rtfSndPly*3.145*

(٣-١٤٥)
3.145*************
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًا وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِهٖ مِنْهَا وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِهٖ مِنْهَا وَسَنَجْزِى الشَّاكِرِينَ

3.145 - Ve mâ kâne linefsin en temûte illâ biiznillâhi kitâbem mueccelâ, ve mey yurid sevâbed dunyâ nué'tihî minhâ, ve mey yurid sevâbel âhırati nué'tihî minhâ, ve senecziş şâkirîn.

3.145 - Allâh'ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünyâ sevâbını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim âhiret sevâbını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükâfâtlandıracağız.

 rtfSndPly*3.146*

(٣-١٤٦)
3.146*************
وَكَاَيِّنْ مِنْ نَبِىٍّ قَاتَلَ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَثٖيرٌ فَمَا وَهَنُوا لِمَا اَصَابَهُمْ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ وَمَا ضَعُفُوا وَمَا اسْتَكَانُوا وَاللّٰهُ يُحِبُّ الصَّابِرٖينَ

3.146 - Ve keeyyim min nebiyyin gâtele meahû ribbiyyûne kesîr, femâ vehenû limâ esâbehum fî sebîlillâhi ve mâ daufû ve mestekânû, vallâhu yuhıbbus sâbirîn.

3.146 - Nice peygamber var ki, kendileriyle beraber birçok erenler çarpıştılar; Allâh yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zayıflık göstermediler, boyun eğmediler. Allâh sabredenleri sever.

 rtfSndPly*3.147*

(٣-١٤٧)
3.147*************
وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا فٖى اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ

3.147 - Ve mâ kâne gavlehum illâ en gâlû rabbenağfirlenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit agdâmenâ vensurnâ alel gavmil kâfirîn.

3.147 - Sadece şöyle diyorlardı: "Rabbimiz, bizim günâhlarımızı ve işimizde taşkınlığımızı bağışla, ayaklarımızı (yolunda) sağlam tut, kâfir topluma karşı bize yardım eyle!"

 rtfSndPly*3.148*

(٣-١٤٨)
3.148*************
فَاٰتٰیهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ

3.148 - Feâtâhumullâhu sevâbed dunyâ ve husne sevâbil âhırah, vallâhu yuhıbbul muhsinîn.

3.148 - Allâh da onlara hem dünyâ karşılığını, hem âhiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allâh, güzel davrananları sever.

 rtfSndPly*3.149*

(٣-١٤٩)
3.149*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِنْ تُطٖيعُوا الَّذٖينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرٖينَ

3.149 - Yâ eyyuhellezîne âmenû in tutîullezîne keferû yeruddûkum alâ ağgâbikum fetengalibû hasirîn.

3.149 - Ey inananlar, eğer inkâr edenlere itâ'at ederseniz, sizi arkanıza (küfre) çevirirler, o zaman büsbütün kaybedersiniz.

 rtfSndPly*3.150*

(٣-١٥٠)
3.150*************
بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰیكُمْ وَهُوَ خَيْرُ النَّاصِرٖينَ

3.150 - Belillâhu mevlâkum, ve huve hayrun nasırîn.

3.150 - Hayır, Mevlânız Allah'a (itâ'at edin), yardımcıların en iyisi O'dur.

 rtfSndPly*3.151*

(٣-١٥١)
3.151*************
سَنُلْقٖى فٖى قُلُوبِ الَّذٖينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ بِمَا اَشْرَكُوا بِاللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهٖ سُلْطَانًا وَمَاْوٰیهُمُ النَّارُ وَبِئْسَ مَثْوَى الظَّالِمٖينَ

3.151 - Senulgî fî gulûbillezîne keferur ruğbe bimâ eşrakû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânâ, ve meé'vâhumun nâr, ve bié'se mesvez zâlimîn.

3.151 - Allâh'ın, kendilerine hiçbir güç (vermediği, haklarında hiçbir delil) indirmediği şeyleri, Allah'a ortak koştuklarından dolayı inkâr edenlerin kalblerine korku salacağız; gidecekleri yer de cehennemdir! Zâlimlerin varacağı yer, ne kötüdür!

 rtfSndPly*3.152*

(٣-١٥٢)
3.152*************
وَلَقَدْ صَدَقَكُمُ اللّٰهُ وَعْدَهُ اِذْ تَحُسُّونَهُمْ بِاِذْنِهٖ حَتّٰى اِذَا فَشِلْتُمْ وَتَنَازَعْتُمْ فِى الْاَمْرِ وَعَصَيْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا اَرٰيكُمْ مَا تُحِبُّونَ مِنْكُمْ مَنْ يُرٖيدُ الدُّنْيَا وَمِنْكُمْ مَنْ يُرٖيدُ الْاٰخِرَةَ ثُمَّ صَرَفَكُمْ عَنْهُمْ لِيَبْتَلِيَكُمْ وَلَقَدْ عَفَا عَنْكُمْ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ

3.152 - Ve legad sadegakumullâhu vağdehû iz tehussûnehum biiznih, hattâ izâ feşiltum ve tenâzağtum fil emri ve asaytum mim bağdi mâ erâkum mâ tuhıbbûn, minkum mey yurîdud dunyâ ve minkum mey yurîdul âhırah, summe sarafekum anhum liyebteliyekum, ve legad afâ ankum, vallâhu zû fadlin alel mué'minîn.

3.152 - Kendi izniyle onları öldürdüğünüz sürece Allâh, size (yardım) va'dini doğruladı: Nihâyet siz korktunuz, Allâh size sevdiğiniz(gâlibiyet)i gösterdikten sonra (verilen) emir hakkında (birbirinizle) çekişip isyân ettiniz: Kiminiz dünyâyı istiyordu, kiminiz âhireti istiyordu. Sonra Allâh sizi denemek için onlardan geri çevirdi (yenilgiye uğrattı. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allâh mü'minlere karşı çok lutufkârdır.

 rtfSndPly*3.153*

(٣-١٥٣)
3.153*************
اِذْ تُصْعِدُونَ وَلَا تَلْوُنَ عَلٰى اَحَدٍ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ فٖى اُخْرٰیكُمْ فَاَثَابَكُمْ غَمًّا بِغَمٍّ لِكَيْلَا تَحْزَنُوا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا مَا اَصَابَكُمْ وَاللّٰهُ خَبٖيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

3.153 - İz tus'ıdûne ve lâ telvûne alâ ehadiv ver rasûlu yed'ûkum fî uhrâkum feesâbekum ğammem biğammil likeylâ tahzenû alâ mâ fâtekum ve lâ mâ esâbekum, vallâhu habîrum bimâ tağmelûn.

3.153 - Elçi, aranızdan sizi çağırırken siz, boyuna uzaklaşıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allâh, size gam üstüne gam verdi ki ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allâh, yaptıklarınızı duymaktadır.

 rtfSndPly*3.154*

(٣-١٥٤)
3.154*************
ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاسًا يَغْشٰى طَائِفَةً مِنْكُمْ وَطَائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَیْءٍ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِ يُخْفُونَ فٖى اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَیْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَا قُلْ لَوْ كُنْتُمْ فٖى بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذٖينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِىَ اللّٰهُ مَا فٖى صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فٖى قُلُوبِكُمْ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

3.154 - Summe enzele aleykum mim bağdil ğammi emeneten nuâsey yağşâ tâifetem minkum ve tâifetun gad ehemmethum enfusuhum yezunnûne billâhi ğayral haggı zannel câhiliyyeh, yegûlûne hel lenâ minel emri min şeyé', gul innel emra kullehû lillâh, yuhfûne fî enfusihim mâ lâ yubdûne lek, yegûlûne lev kâne lenâ minel emri şey'um mâ gutilnâ hâhunâ, gul lev kuntum fî buyûtikum leberazellezîne kutibe aleyhimul gatlu ilâ medâciıhim, ve liyebteliyallâhu mâ fî sudûrikum ve liyumahhısa mâ fî gulûbikum, vallâhu alîmum bizâtis sudûr.

3.154 - Sonra o üzüntünün ardından (Allâh) size bir güven, bir kısmınızı bürüyen bir uyku indirdi; bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı câhiliyye zannı gibi haksız bir zanda bulunuyorlar: "Bu işten bize bir şey var mı?" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'a aittir." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Diyorlar ki: "Bu işten bize bir fayda olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, yine üzerine öldürülme(si) yazılmış olanlar, mutlaka (vurulup) yatacakları yeri boylardı. Allâh göğüslerinizdekini denemek, kalblerinizdekini açığa çıkarmak için (bunları başınıza getirdi)". Allâh göğüslerin özünü bilir.

 rtfSndPly*3.155*

(٣-١٥٥)
3.155*************
اِنَّ الَّذٖينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَلٖيمٌ

3.155 - İnnellezîne tevellev minkum yevmel tegal cem'âni innemestezellehumuş şeytânu bibağdı mâ kesebû, ve legad afallâhu anhum, innallâhe ğafûrun halîm.

3.155 - İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytân, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allâh, onları affetti. Şüphesiz Allâh, çok bağışlayandır, halimdir.

 rtfSndPly*3.156*

(٣-١٥٦)
3.156*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَكُونُوا كَالَّذٖينَ كَفَرُوا وَقَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ اِذَا ضَرَبُوا فِى الْاَرْضِ اَوْ كَانُوا غُزًّى لَوْ كَانُوا عِنْدَنَا مَا مَاتُوا وَمَا قُتِلُوا لِيَجْعَلَ اللّٰهُ ذٰلِكَ حَسْرَةً فٖى قُلُوبِهِمْ وَاللّٰهُ يُحْيٖى وَيُمٖيتُ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖيرٌ

3.156 - Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tekûnû kellezîne keferû ve gâlû liıhvânihim izâ darabû fil ardı ev kânû ğuzzel lev kânû ındenâ mâ mâtû ve mâ gutilû, liyec'alallâhu zâlike hasraten fî gulûbihim, vallâhu yuhyî ve yumît, vallâhu bimâ tağmelûne basîr.

3.156 - Ey inananlar, siz inkâr edenler ve yeryüzünde sefere, ya da savaşa çıkan gazi kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve vurulmazlardı." diyenler gibi olmayın. Allâh, onların bu düşünce ve sözlerini, kalblerinde dert yapar. Yaşatan da, öldüren de Allahtır. Allâh, yaptıklarınızı görmektedir.

 rtfSndPly*3.157*

(٣-١٥٧)
3.157*************
وَلَئِنْ قُتِلْتُمْ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ

3.157 - Ve lein gutiltum fî sebîlillâhi ev muttum lemağfiratum minallâhi ve rahmetun hayrum mimmâ yecmeûn.

3.157 - Eğer Allâh yolunda öldürülür, ya da ölürseniz, Allâh'ın bağışlaması ve rahmeti, onların topladıkları(dünyâ malı)ndan daha hayırlıdır.

 rtfSndPly*3.158*

(٣-١٥٨)
3.158*************
وَلَئِنْ مُتُّمْ اَوْ قُتِلْتُمْ لَاِلَى اللّٰهِ تُحْشَرُونَ

3.158 - Ve leim muttum ev gutiltum leilallâhi tuhşerûn.

3.158 - Ölür veya öldürülürseniz, elbette Allah'a götürüleceksiniz!

 rtfSndPly*3.159*

(٣-١٥٩)
3.159*************
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلٖيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ

3.159 - Febimâ rahmetim minallâhi linte lehum, ve lev kunte fezzan ğalîzal galbi lenfeddû min havlik, fağfu anhum vestağfir lehum ve şâvirhum fil emr, feizâ azemte fetevekkel alallâh, innallâhe yuhıbbul mutevekkilîn.

3.159 - Allâh'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allâh kendine dayanıp güvenenleri sever.

 rtfSndPly*3.160*

(٣-١٦٠)
3.160*************
اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖى يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.160 - İy yensurkumullâhu felâ ğâlibe lekum, ve iy yahzulkum femen zellezî yensurukum mim bağdih, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.160 - Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.

 rtfSndPly*3.161*

(٣-١٦١)
3.161*************
وَمَا كَانَ لِنَبِىٍّ اَنْ يَغُلَّ وَمَنْ يَغْلُلْ يَاْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

3.161 - Ve mâ kâne linebiyyin ey yeğull, ve mey yağlul yeé'ti bimâ ğalle yevmel gıyâmeh, summe tuveffâ kullu nefsim mâ kesebet ve hum lâ yuzlemûn.

3.161 - Bir peygamberin aşırması, hiyanet etmesi, olur şey değildir. Kim (emânete hıyanet eder), aşırırsa kıyâmet günü aşırdığını boynuna yüklenip getirir. Sonra herkese kazandığı tastamam verilir, hiçbir haksızlığa uğratılmazlar.

 rtfSndPly*3.162*

(٣-١٦٢)
3.162*************
اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَاْوٰیهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُ

3.162 - Efemenit tebea rıdvânallâhi kemem bâe bisehatım minallâhi ve meé'vâhu cehennem, ve bié'sel masîr.

3.162 - Hiç Allâh'ın rızâsına uyan kimse; Allâh'ın hışmına uğrayan, yeri de cehennem olan adam gibi olur mu? Ne kötü sonuçtur orası!

 rtfSndPly*3.163*

(٣-١٦٣)
3.163*************
هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ بَصٖيرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ

3.163 - Hum deracâtun ındallâh, vallâhu basîrum bimâ yağmelûn.

3.163 - O(insa)nlar, Allâh katında derece derecedirler. Allâh, onların yaptıklarını görmektedir.

 rtfSndPly*3.164*

(٣-١٦٤)
3.164*************
لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ اِذْ بَعَثَ فٖيهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِهٖ وَيُزَكّٖيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ

3.164 - Legad mennallâhu alel mué'minîne iz bease fîhim rasûlem min enfusihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hıkmeh, ve in kânû min gablu lefî dalâlim mubîn.

3.164 - Andolsun ki, Allâh, mü'minlere büyük lutufta bulundu: Zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allâh'ın âyetlerini okuyan, kendilerini yücelten ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi.

 rtfSndPly*3.165*

(٣-١٦٥)
3.165*************
اَوَ لَمَّا اَصَابَتْكُمْ مُصٖيبَةٌ قَدْ اَصَبْتُمْ مِثْلَيْهَا قُلْتُمْ اَنّٰى هٰذَا قُلْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِكُمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

3.165 - E ve lemmâ esâbetkum musîbetun gad esabtum misleyhâ gultum ennâ hâzâ, gul huve min ındi enfusikum, innallâhe alâ kulli şey'in gadîr.

3.165 - Başınıza bir belâ gelince -siz, onun iki katını onların başlarına getirmiş olduğunuz halde yine- Bu nereden başımıza geldi?" dediniz. De ki: "O (belâ), kendinizdendir." Allâh, herşeye kâdirdir.

 rtfSndPly*3.166*

(٣-١٦٦)
3.166*************
وَمَا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِنٖينَ

3.166 - Ve mâ esâbekum yevmeltegal cem'âni febiiznillâhi ve liyağlemel mué'minîn.

3.166 - İki topluluğun karşılaştığı gün, sizin başınıza gelen, ancak Allâh'ın izniyle olmuştur ki (O), inananları bilsin (deneyip ortaya çıkarsın).

 rtfSndPly*3.167*

(٣-١٦٧)
3.167*************
وَلِيَعْلَمَ الَّذٖينَ نَافَقُوا وَقٖيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا قَاتِلُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اَوِ ادْفَعُوا قَالُوا لَوْ نَعْلَمُ قِتَالًا لَاتَّبَعْنَاكُمْ هُمْ لِلْكُفْرِ يَوْمَئِذٍ اَقْرَبُ مِنْهُمْ لِلْاٖيمَانِ يَقُولُونَ بِاَفْوَاهِهِمْ مَا لَيْسَ فٖى قُلُوبِهِمْ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يَكْتُمُونَ

3.167 - Ve liyağlemellezîne nâfegû, ve gîle lehum teâlev gâtilû fî sebîlillâhi evidfeû, gâlû lev nağlemu gıtâlel lettebağnâkum, hum lilkufri yevmeizin agrabu minhum lil îmân, yegûlûne biefvâhihim mâ leyse fî gûlûbihim, vallâhu ağlemu bimâ yektumûn.

3.167 - Ve iki yüzlülük edenleri bilsin (ortaya çıkarsın). Onlara: "Gelin, Allâh yolunda savaşın, ya da savunun." dendiği halde: "Eğer savaş (olacağını) bilseydik, sizinle gelirdik." dediler. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlar. Halbuki Allâh, içlerinde sakladıkları şeyi çok iyi bilmektedir.

 rtfSndPly*3.168*

(٣-١٦٨)
3.168*************
اَلَّذٖينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُوا قُلْ فَادْرَؤُا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

3.168 - Ellezîne gâlû liıhvânihim ve gaadû lev etâûnâ mâ gutilû, gul fedraû an enfusikumul mevte in kuntum sâdigîn.

3.168 - (Savaştan geri kalıp) Oturarak, kardeşleri için "Bizim sözümüzü tutsalardı, öldürülmezlerdi." diyenlere söyle: "Eğer doğru iseniz, kendinizden ölümü savınız!"

 rtfSndPly*3.169*

(٣-١٦٩)
3.169*************
وَلَا تَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ قُتِلُوا فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ اَمْوَاتًا بَلْ اَحْيَاءٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

3.169 - Ve lâ tahsebennellezîne gutilû fî sebîlillâhi emvâtâ, bel ahyâun ınde rabbihim yurzegûn.

3.169 - Allâh yolunda öldürülenleri ölüler sanma; hayır, (onlar) diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.

 rtfSndPly*3.170*

(٣-١٧٠)
3.170*************
فَرِحٖينَ بِمَا اٰتٰیهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِهٖ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذٖينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

3.170 - Ferihîne bimâ âtâhumullâhu min fadlihî ve yestebşirûne billezîne lem yelhagû bihim min halfihim ellâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn.

3.170 - Allâh'ın, keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarından henüz kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığına, onların da üzüntüye uğramayacaklarına sevinirler.

 rtfSndPly*3.171*

(٣-١٧١)
3.171*************
يَسْتَبْشِرُونَ بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ وَاَنَّ اللّٰهَ لَا يُضٖيعُ اَجْرَ الْمُؤْمِنٖينَ

3.171 - Yestebşirûne biniğmetim minallâhi ve fadliv ve ennallâhe lâ yudîu ecral mué'minîn.

3.171 - Allâh'ın ni'metine, lutfuna ve Allâh'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

 rtfSndPly*3.172*

(٣-١٧٢)
3.172*************
اَلَّذٖينَ اسْتَجَابُوا لِلّٰهِ وَالرَّسُولِ مِنْ بَعْدِ مَا اَصَابَهُمُ الْقَرْحُ لِلَّذٖينَ اَحْسَنُوا مِنْهُمْ وَاتَّقَوْا اَجْرٌ عَظٖيمٌ

3.172 - Ellezînestecâbû lillâhi ver rasûli mim bağdi mâ esâbehumul garhu lillezîne ahsenû minhum vettegav ecrun azîm.

3.172 - O(mü'mi)nler ki yaralandıkları halde yine Allâh'ın ve Elçinin çağrısına uydular; onlardan güzel davrananlar ve (günâhlardan) korunanlar için pek büyük ecir vardır.

 rtfSndPly*3.173*

(٣-١٧٣)
3.173*************
اَلَّذٖينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ اٖيمَانًا وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكٖيلُ

3.173 - Ellezîne gâle lehumun nâsu innen nâse gad cemeû lekum fahşevhum fezâdehum îmânâ, ve gâlû hasbunallâhu ve niğmel vekîl.

3.173 - Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allâh bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler.

 rtfSndPly*3.174*

(٣-١٧٤)
3.174*************
فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُوءٌ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظٖيمٍ

3.174 - Fengalebû biniğmetim minallâhi ve fadlil lem yemseshum sûuv vettebeû rıdvânallâh, vallâhu zû fadlin azîm.

3.174 - Bundan dolayı Allah'tan bir ni'met ve bollukla geri döndüler, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadı. Ve Allâh'ın rızâsına uydular. Allâh büyük lutuf sâhibidir.

 rtfSndPly*3.175*

(٣-١٧٥)
3.175*************
اِنَّمَا ذٰلِكُمُ الشَّيْطَانُ يُخَوِّفُ اَوْلِيَاءَهُ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖينَ

3.175 - İnnemâ zâlikumuş şeytânu yuhavvifu evliyâeh, felâ tehâfûhum ve hâfûni in kuntum mué'minîn.

3.175 - O şeytân sizi kendi dostlarından korkutuyor, eğer inanmış iseniz, onlardan korkmayın, benden korkun!

 rtfSndPly*3.176*

(٣-١٧٦)
3.176*************
وَلَا يَحْزُنْكَ الَّذٖينَ يُسَارِعُونَ فِى الْكُفْرِ اِنَّهُمْ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْپًا يُرٖيدُ اللّٰهُ اَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِى الْاٰخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظٖيمٌ

3.176 - Ve lâ yahzunkellezîne yusâriûne fil kufr, innehum ley yedurrullâhe şey'â, yurîdullahu ellâ yec'ale lehum hazzan fil âhırah, ve lehum azâbun azîm.

3.176 - İnkâra koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allâh onlara âhirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.177*

(٣-١٧٧)
3.177*************
اِنَّ الَّذٖينَ اشْتَرَوُا الْكُفْرَ بِالْاٖيمَانِ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْپًا وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

3.177 - İnnellezîneşteravul kufra bil îmâni ley yedurrullâhe şey'â, ve lehum azâbun elîm.

3.177 - İman karşılığında inkârı satın alanlar, Allah'a hiçbir zarar vermezler. Onlar için acı bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.178*

(٣-١٧٨)
3.178*************
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا اَنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْ اِنَّمَا نُمْلٖى لَهُمْ لِيَزْدَادُوا اِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ

3.178 - Ve lâ yahsebennelezîne keferû ennema numlî lehum hayrul lienfusihim, innemâ numlî lehum liyezdâdû ismâ, ve lehum azâbum muhîn.

3.178 - İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz, kendileri için hayırlıdır. Biz onlara süre veriyoruz ki günâhı artırsınlar. Onlar için alçaltıcı bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.179*

(٣-١٧٩)
3.179*************
مَا كَانَ اللّٰهُ لِيَذَرَ الْمُؤْمِنٖينَ عَلٰى مَا اَنْتُمْ عَلَيْهِ حَتّٰى يَمٖيزَ الْخَبٖيثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى الْغَيْبِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَجْتَبٖى مِنْ رُسُلِهٖ مَنْ يَشَاءُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهٖ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا فَلَكُمْ اَجْرٌ عَظٖيمٌ

3.179 - Mâ kânallâhu liyezeral mué'minîne alâ mâ entum aleyhi hattâ yemîzel habîse minet tayyib, ve mâ kânallâhu liyutliakum alel ğaybi ve lâkinnallâhe yectebî mir rusulihî mey yeşâu feâminû billâhi ve rusulih, ve in tué'minû ve tettegû felekum ecrun azîm.

3.179 - Allâh mü'minleri, (şu) üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Ve Allâh sizi gaybe vakıf kılacak değildir. Fakat Allâh, elçilerinden dilediğini seçer (onu gaybe vakıf kılar). O halde Allah'a ve elçilerine inanın; eğer inanır ve (günâhlardan) korunursanız sizin için büyük mükâfât vardır.

 rtfSndPly*3.180*

(٣-١٨٠)
3.180*************
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ يَبْخَلُونَ بِمَا اٰتٰیهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِهٖ هُوَ خَيْرًا لَهُمْ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهٖ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلِلّٰهِ مٖيرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرٌ

3.180 - Ve lâ yahsebennellezîne yebhalûne bimâ âtâhumullâhu min fadlihî huve hayral lehum, bel huve şerrul lehum, seyutavvegûne mâ behılû bihî yevmel gıyameh, ve lillâhi mîrâsus semâvâti vel ard, vallâhu bimâ tağmelûne habîr.

3.180 - Allâh'ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyâmet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirâsı Allâh'ındır (bütün mülk O'na aittir ve O'na kalacaktır). Allâh yaptıklarınızı haber alandır.

 rtfSndPly*3.181*

(٣-١٨١)
3.181*************
لَقَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذٖينَ قَالُوا اِنَّ اللّٰهَ فَقٖيرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَاءُ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَرٖيقِ

3.181 - Legad semiallâhu gavlellezîne gâlû innallâhe fegîruv ve nahnu ağniyâé', senektubu mâ gâlû ve gatlehumul embiyâe biğayri haggıv ve negûlu zûgû azâbel harîg.

3.181 - Allâh: "Allâh fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin sözünü işitti. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve: "Yangın azâbını tadın!" diyeceğiz.

 rtfSndPly*3.182*

(٣-١٨٢)
3.182*************
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْدٖيكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖيدِ

3.182 - Zâlike bimâ gaddemet eydîkum ve ennallâhe leyse bizallâmil lil abîd.

3.182 - Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır. Allâh, kullara asla zulmedici değildir.

 rtfSndPly*3.183*

(٣-١٨٣)
3.183*************
اَلَّذٖينَ قَالُوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَاْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَاْكُلُهُ النَّارُ قُلْ قَدْ جَاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلٖى بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذٖى قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

3.183 - Ellezîne gâlû innallâhe ahide ileynâ ellâ nué'mine lirasûlin hattâ yeé'tiyenâ bigurbânin teé'kuluhun nâr, gul gad câekum rusulum min gablî bil beyyinâti ve billezî gultum felime gateltumûhum in kuntum sâdigîn.

3.183 - Onlar: "Allâh bize, and verdi ki, bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmayalım." dediler. De ki: "Size benden önce açık deliller ve bu dediğinizi de getiren elçiler gelmişti. Eğer doğru idiyseniz niçin onları öldürdünüz?"

 rtfSndPly*3.184*

(٣-١٨٤)
3.184*************
فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَاؤُ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُنٖيرِ

3.184 - Fein kezzebûke fegad kuzzibe rusulum min gablike câû bil beyyinâti vez zuburi vel kitâbil munîr.

3.184 - Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

 rtfSndPly*3.185*

(٣-١٨٥)
3.185*************
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

3.185 - Kullu nefsin zâigatul mevt, ve innemâ tuveffevne ucûrakum yevmel gıyameh, femen zuhziha anin nâri ve udhılel cennete fegad fâz, ve mel hayâtud dunyâ illâ metâul ğurûr.

3.185 - Her can ölümü tadacaktır. Kıyâmet günü ecirleriniz size eksiksiz verilecektir. Kim ki hemen ateşin elinden çekilip kurtarılır da cennete sokulursa, işte o, kurtuluşa ermiştir. Dünyâ hayâtı, aldatıcı zevkten başka bir şey değildir.

 rtfSndPly*3.186*

(٣-١٨٦)
3.186*************
لَتُبْلَوُنَّ فٖى اَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْ وَلَتَسْمَعُنَّ مِنَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ وَمِنَ الَّذٖينَ اَشْرَكُوا اَذًى كَثٖيرًا وَاِنْ تَصْبِرُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِ

3.186 - Letublevunne fî emvâlikum ve enfusikum ve letesmeunne minellezîne ûtul kitâbe min gablikum ve minellezîne eşrakû ezen kesîrâ, ve in tasbirû ve tettegû feinne zâlike min azmil umûr.

3.186 - Mallarınız ve canlarınız hususunda deneneceksiniz; sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok incitici (sözler) duyacaksınız. Ama sabreder, korunursanız; işte bunlar, yapmağa değer işlerdendir.

 rtfSndPly*3.187*

(٣-١٨٧)
3.187*************
وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ مٖيثَاقَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِهٖ ثَمَنًا قَلٖيلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

3.187 - Ve iz ehazallâhu mîsâgallezîne ûtul kitabe letubeyyinunnehû linnâsi ve lâ tektumûneh, fenebezûhu verâe zuhûrihim veşterav bihî semenen galîlâ, febié'se mâ yeşterûn.

3.187 - Allâh, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.

 rtfSndPly*3.188*

(٣-١٨٨)
3.188*************
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذٖينَ يَفْرَحُونَ بِمَا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

3.188 - Lâ tahsebennellezîne yefrahûne bimâ etev ve yuhıbbûne ey yuhmedû bimâ lem yef'alû felâ tahsebennehum bimefâzetim minel azâb, ve lehum azâbun elîm.

3.188 - O ettiklerine sevinen, yapmadıkları şeylerle övülmeyi sevenlerin, azâbdan kurtulacaklarını sanma. Onlar için acı bir azâb vardır.

 rtfSndPly*3.189*

(٣-١٨٩)
3.189*************
وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖيرٌ

3.189 - Ve lillâhi mulkus semâvâti vel ard, vallâhu alâ kulli şey'in gadîr.

3.189 - Göklerin ve yerin mülkü Allâh'ındır. Allâh herşeye kâdirdir.

 rtfSndPly*3.190*

(٣-١٩٠)
3.190*************
اِنَّ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُولِى الْاَلْبَابِ

3.190 - İnne fî halgıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri leâyâtil liulil elbâb.

3.190 - Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sâhipleri için ibretler vardır.

 rtfSndPly*3.191*

(٣-١٩١)
3.191*************
اَلَّذٖينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

3.191 - Ellezîne yezkurûnallâhe gıyâmev ve guûdev ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halgıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halagte hâzâ batılâ, subhâneke fegınâ azâben nâr.

3.191 - Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken Allâh'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler: "Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azâbından koru!"

 rtfSndPly*3.192*

(٣-١٩٢)
3.192*************
رَبَّنَا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمٖينَ مِنْ اَنْصَارٍ

3.192 - Rabbenâ inneke men tudhılin nâra fegad ahzeyteh, ve mâ lizzâlimîne min ensâr.

3.192 - Rabbimiz, sen birini ateşe soktun mu, onu perişan etmişsindir. zâlimlerin yardımcıları yoktur.

 rtfSndPly*3.193*

(٣-١٩٣)
3.193*************
رَبَّنَا اِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادٖى لِلْاٖيمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّپَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْاَبْرَارِ

3.193 - Rabbenâ innenâ semiğnâ munâdiyey yunâdî lil îmâni en âminû birabbikum feâmennâ, rabbenâ fağfir lenâ zunûbena ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.

3.193 - Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imânâ çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık. Rabbimiz, bizim günâhlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızı iyilerle beraber al (bizi ma'nada onlarla beraber eyle)!

 rtfSndPly*3.194*

(٣-١٩٤)
3.194*************
رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمٖيعَادَ

3.194 - Rabbenâ ve âtinâ mâ veadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel gıyameh, inneke lâ tuhliful mîâd.

3.194 - Rabbimiz bize, elçilerine va'dettiğini ver, kıyâmet günü bizi rezil, perişan etme. Zira sen verdiğin sözden caymazsın!

 rtfSndPly*3.195*

(٣-١٩٥)
3.195*************
فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ اَنّٖى لَا اُضٖيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِنْكُمْ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى بَعْضُكُمْ مِنْ بَعْضٍ فَالَّذٖينَ هَاجَرُوا وَاُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاُوذُوا فٖى سَبٖيلٖى وَقَاتَلُوا وَقُتِلُوا لَاُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّپَاتِهِمْ وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ ثَوَابًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ

3.195 - Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilim minkum min zekerin ev unsa bağdukum min bağd, fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve ûzû fî sebîlî ve gâtelû ve gutilû leukeffiranne anhum seyyiâtihim ve leudhılennehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr, sevabem min ındillah, vallâhu ındehû husnus sevâb.

3.195 - Rableri onlara karşılık verdi: "Ben, sizden erkek kadın, hiçbir çalışanın işini zayi etmeyeceğim. Hep birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence edilenler, vuruşanlar ve öldürülenler... Elbette onların kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Yaptıklarına), Allâh katından bir karşılık olarak (onlara bu ni'metleri vereceğim). Karşılıkların en güzeli Allâh katındadır."

 rtfSndPly*3.196*

(٣-١٩٦)
3.196*************
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذٖينَ كَفَرُوا فِى الْبِلَادِ

3.196 - Lâ yeğurranneke tegallubullezîne keferû fil bilâd.

3.196 - İnkâr edenlerin, öyle şehirlerde gezip dolaşması seni aldatmasın.

 rtfSndPly*3.197*

(٣-١٩٧)
3.197*************
مَتَاعٌ قَلٖيلٌ ثُمَّ مَاْوٰیهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

3.197 - Metâun galîlun summe meé'vâhum cehennem, ve bié'sel mihâd.

3.197 - Bu, az bir geçimdir. Sonra gidecekleri yer, cehennemdir. Ne kötü bir yataktır orası!

 rtfSndPly*3.198*

(٣-١٩٨)
3.198*************
لٰكِنِ الَّذٖينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖينَ فٖيهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ

3.198 - Lâkinillezînettegav rabbehum lehum cennatun tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ nuzulem min ındillâh, ve mâ ındallâhi hayrul lil ebrâr.

3.198 - Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada ebedi kalacaklar, Allâh tarafından ağırlanacaklardır. İyiler için Allâh yanında bulunan ödüller ise (dünyâ varlığından) daha hayırlıdır.

 rtfSndPly*3.199*

(٣-١٩٩)
3.199*************
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِعٖينَ لِلّٰهِ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.199 - Ve inne min ehlil kitâbi lemey yué'minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne biâyâtillâhi semenen galîlâ, ulâike lehum ecruhum ınde rabbihim, innallâhe serîul hısâb.

3.199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allâh'ın âyetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

 rtfSndPly*3.200*

(٣-٢٠٠)
3.200*************
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

3.200 - Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettegullâhe leallekum tuflihûn.

3.200 - Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.



116 yorum:

Adsız dedi ki...

I READ THİS ARTİCLE COMPLETELY CONCERNİNG THE COMPARİSON OF MOST UP-TO-DATE AND PREVİOUS TECHNOLOGİES, İT'S AWESOME ARTİCLE.

PARTHENIA dedi ki...

(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

THİS İS MY FİRST TİME VİSİT AT HERE AND İ AM REALLY PLEASSANT TO READ ALL AT ALONE PLACE.

PARSON dedi ki...

I AM ACTUALLY GRATEWFUL TO THE HOLDER OF THİS WEB PAGE WHO HAS SHARED THİS FANTASTİC PARAGRAPH AT AT THİS TİME.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

PARSON dedi ki...

I AM ACTUALLY GRATEWFUL TO THE HOLDER OF THİS WEB PAGE WHO HAS SHARED THİS FANTASTİC PARAGRAPH AT AT THİS TİME.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

EMİLY dedi ki...

FİRST OF ALL I WOULD LİKE TOO SAY SUPERB BLOG!

AND ALİ İMRAN

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

HANNAH dedi ki...

HEY THHERE AND THANK YOU FOR YOUR İNFO –
3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

Adsız dedi ki...

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

FİRST OF ALL I WOULD LİKE TOO SAY SUPERB BLOG!

WE'RE A BUNCH OFF VOLUNTEERS AND OPENİNG A BRAND NEW SCHEME İN OUR COMMUNİTY.

MADİSON dedi ki...

I JUST STUMBLED UPON YOUR WEBLOG AND WANTED TO SAY THAT I'VE TRULY ENJOYED SURFİNG AROUND YOUR BLOG POSTS.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

ASHLEY dedi ki...

USUALLY I DO NOT READ POST ON BLOGS, BUT I WOUHLD LİKE TO SAY THA THİS WRİTE-UP VERY PRESSURED ME TOO CHECK OUT AND DO İT!

SARAH dedi ki...

I DEFİNİTELY ENJOYED READİNG İT, YOU MİGHT BE A GREAT AUTHOR.I WİLL MAKE CERTAİN TTO BOOKMARK YOUR BLOG AND WİLL OFTEN COME BACXK VERY SOON.

ALEXİS dedi ki...

I THİNK THİS İS ONE OF THE MOST SİGNİFİCANT İNFORMATİON FOR ME.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

SAMANTHA dedi ki...

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.

AND İ'M GLAD READİNG YOUR ARTİCLE.

JESSİCA dedi ki...

(٣-٥)
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَیْءٌ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ

3.5 - İnnallâhe lâ yahfâ aleyhi şey'un fil ardı ve lâ fis semâé'.

3.5 - Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

I LOVE READİNG A POST THAT WİLL MAKE PEOPLE THİNK.

ELİZABETH TAYLOR dedi ki...

ALSO, THANK YOU FOR PERMİTTİNG ME TO COMMENT!


(٣-٥)
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَیْءٌ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ

3.5 - İnnallâhe lâ yahfâ aleyhi şey'un fil ardı ve lâ fis semâé'.

3.5 - Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

LAUREN BLACK dedi ki...

I AM EXTREMELY İNSPİRED WİTH YOUR WRİTİNG TALENTS AND ALSO WİTH THE FORMAT ON YOUR BLOG.

(٣-٥)
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَیْءٌ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ

3.5 - İnnallâhe lâ yahfâ aleyhi şey'un fil ardı ve lâ fis semâé'.

3.5 - Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

ALYSSA ASHLEY dedi ki...

EXCELLENT WAYY OF TELLİNG, AND PLEASANT ARTİCLE TO TAKE DATA CONCERNİNG MY PRESENTATİON TOPİC, WHİCH İ AM GOİNG TO CONVEY İN ACADEMY
(٣-٧)
هُوَ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْوٖيلِهٖ وَمَا يَعْلَمُ تَاْوٖيلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

3.7 - Huvellezî enzele aleykel kitâbe minhu âyâtum muhkemâtun hunne ummul kitâbi ve uharu muteşâbihât, feemmellezîne fî gulûbihim zeyğun feyettebiûne mâ teşâbehe minhubtiğâel fitneti vebtiğâe teé'vîlih, ve mâ yağlemu teé'vîlehû illallâh, ver rasihûne fil ılmi yegûlûne âmennâ bihî kullum min ındi rabbinâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulul elbâb.

3.7 - Kitabı sana O indirdi. Onun bazı âyetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşâbih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belâlarını bul)mak için onun müteşâbih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun te'vili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allah'tan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Sağduyu sâhiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz.

KAYLA MADİSON dedi ki...

(٣-٧)
هُوَ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌ فَاَمَّا الَّذٖينَ فٖى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَاءَ تَاْوٖيلِهٖ وَمَا يَعْلَمُ تَاْوٖيلَهُ اِلَّا اللّٰهُ وَالرَّاسِخُونَ فِى الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّا اُولُوا الْاَلْبَابِ

3.7 - Huvellezî enzele aleykel kitâbe minhu âyâtum muhkemâtun hunne ummul kitâbi ve uharu muteşâbihât, feemmellezîne fî gulûbihim zeyğun feyettebiûne mâ teşâbehe minhubtiğâel fitneti vebtiğâe teé'vîlih, ve mâ yağlemu teé'vîlehû illallâh, ver rasihûne fil ılmi yegûlûne âmennâ bihî kullum min ındi rabbinâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulul elbâb.

3.7 - Kitabı sana O indirdi. Onun bazı âyetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşâbih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belâlarını bul)mak için onun müteşâbih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun te'vili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allah'tan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. Sağduyu sâhiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz.

WANT TO TO THANK YOU FOR YOUR TİİME FOR THS FANTASTİC READ!!

OLİVİA ABİGAİL dedi ki...

(٣-١٥٩)
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلٖيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ

3.159 - Febimâ rahmetim minallâhi linte lehum, ve lev kunte fezzan ğalîzal galbi lenfeddû min havlik, fağfu anhum vestağfir lehum ve şâvirhum fil emr, feizâ azemte fetevekkel alallâh, innallâhe yuhıbbul mutevekkilîn.

3.159 - Allâh'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allâh kendine dayanıp güvenenleri sever.

I'M EXTREMELY PLEASED TO DİSCOVER THİS WWEB SİTE.

EMMA LAUREN dedi ki...

I'LL DEFİNİTELY DİGG İT AND İNDİVİDUALLY SUGGEST TO MY FRİENDS.

(٣-١٥٩)
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلٖيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ

3.159 - Febimâ rahmetim minallâhi linte lehum, ve lev kunte fezzan ğalîzal galbi lenfeddû min havlik, fağfu anhum vestağfir lehum ve şâvirhum fil emr, feizâ azemte fetevekkel alallâh, innallâhe yuhıbbul mutevekkilîn.

3.159 - Allâh'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için mağfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allâh kendine dayanıp güvenenleri sever.

VİCTORİA TAYLOR dedi ki...


(٣-١٦٠)
اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖى يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.160 - İy yensurkumullâhu felâ ğâlibe lekum, ve iy yahzulkum femen zellezî yensurukum mim bağdih, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.160 - Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.

IM REALLY İMPRESSED BY YOUR SİTE.

AND ALİ İMRAN SURE

RACHEL OLİVİA dedi ki...

I AM VİSİTİNG THİS WEB PAGE AND READİNG VERY İNFORMATİVE POSTS AT THİS PLACE.



(٣-١٦٠)
اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖى يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.160 - İy yensurkumullâhu felâ ğâlibe lekum, ve iy yahzulkum femen zellezî yensurukum mim bağdih, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.160 - Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.

MEGAN BRİANNA dedi ki...

I GOT THİS WEBSİTE FROM MY BUDDY WHO İNFORMED ME REGARDİNG THİS WEB SİTE AND AT THE MOMENT THİS TİME


(٣-١٦٠)
اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖى يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.160 - İy yensurkumullâhu felâ ğâlibe lekum, ve iy yahzulkum femen zellezî yensurukum mim bağdih, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.160 - Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.

ANNA SYDNEY dedi ki...


(٣-١٦٠)
اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖى يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

3.160 - İy yensurkumullâhu felâ ğâlibe lekum, ve iy yahzulkum femen zellezî yensurukum mim bağdih, ve alallâhi felyetevekkelil mué'minûn.

3.160 - Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar.

THE OVERALL LOOK OF YOUR WEBSİTE İS FANTASTİC, AS WELL AS THE CONTENT!

MORGAN DESTİNY dedi ki...

(٣-٣٠)
يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُوءٍ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ اَمَدًا بَعٖيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُ وَاللّٰهُ رَؤُفٌ بِالْعِبَادِ

3.30 - Yevme tecidu kullu nefsim mâ amilet min hayrim muhdarav ve mâ amilet min sûé', teveddu lev enne beynehâ ve beynehû emedem beîdâ, ve yuhazzirukumullâhu nefseh, vallâhu raûfum bil ıbâd.

3.30 - O gün her nefis, yaptığı her hayrı hazır bulacaktır; işlediği her kötülüğü de. O kötülükle kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allâh sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırıyor. Allâh, kulllarına şefkatlidir.

HOW CAN I FİND OUT MORE? VERY NİCE ARTİCLE.

JENNİFER RACHEL dedi ki...

THİS POST İS PRİCELESS.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.


(٣-٣)
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

NİCOLE KAİTLYN dedi ki...

I AM ACTUALLY GLAD TO GLANCE AT THİS WEBLOG POSTS WHİCH CONSİSTS OF PLENTY OF HELPFUL İNFORMATİON,

THANKS FOR PROVİDİNG THESE STATİSTİCS.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.


(٣-٣)
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

JULİA JASMİNE dedi ki...

I SURPRİSED WİTH THE ANALYSİS YOU MADE TO CREATE THİS ACTUAL PUT UP İNCREDİBLE.

AMANDA NATALİE dedi ki...

HAVE READ SO MANY POSTS REGARDİNG THE BLOGGER LOVERS EXCEPT

THİS POST İS REALLY A PLEASANT POST, KEEP İT UP.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.


(٣-٣)
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

KATHERİNE HAİLEY dedi ki...

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.


(٣-٣)
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

YOU'VE DONE AN İMPRESSİVE JOB AND OUR WHOLE COMMUNİTY WİLL BE THANKFUL TO YOU.

ALEXANDRA dedi ki...

YOUR WEB SİTE OFFERED US WİTH VALUABLE İNFO TO WORK ON.

3 ALİ İMRAN
ARAPÇASI OKUNUŞU YAKLAŞIK MEALİ
(٣-١)
الم
3.1 - Elif lâm mîm.
S ATEŞ - Elif lam mim.


(٣-٢)
اَللّٰهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَیُّ الْقَيُّومُ
3.2 - Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul gayyûm.
3.2 - Allâh ki, O'ndan başka tanrı yoktur, dâimâ diri ve (yaratıklarını) koruyup yöneticidir.


(٣-٣)
نَزَّلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَاَنْزَلَ التَّوْرٰیةَ وَالْاِنْجٖيلَ

3.3 - Nezzele aleykel kitâbe bil haggı musaddigal limâ beyne yedeyhi ve enzelet tevrâte vel incîl.

3.3 - Sana Kitabı gerçek ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi, Tevrât ve İncil'i de indirmişti.

MARİA STEPHANİE dedi ki...


(٣-٨٦)
كَيْفَ يَهْدِى اللّٰهُ قَوْمًا كَفَرُوا بَعْدَ اٖيمَانِهِمْ وَشَهِدُوا اَنَّ الرَّسُولَ حَقٌّ وَجَاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ

3.86 - Keyfe yehdillâhu gavmen keferû bağde îmânihim ve şehidû enner rasûle hagguv ve câehumul beyyinât, vallâhu lâ yehdil gavmez zâlimîn.

3.86 - İman ettikten, Resul'ün hak olduğunu gördükten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâr eden bir topluma Allâh nasıl yol gösterir? Allâh, zâlim toplumu doğru yola iletmez.

VERY NİCE ARTİCLE, TOTALLY WHAT I WAS LOOKİNG FOR.

MARİA SAVANNAH dedi ki...


(٣-٩١)
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهٖ اُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.91 - İnnellezîne keferû ve mâtû ve hum kuffârun feley yugbele min ehadihim mil'ul ardı zehebev ve leviftedâ bih, ulâike lehum azâbun elîmuv ve mâ lehum min nâsırîn.

3.91 - İnkâr edip kâfir olarak ölenler, dünyâ dolusu altın fidye vermiş olsa dahi hiçbirinden kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır ve onların hiçbir yardımcıları yoktur!

IT'S DİFFİCULT TO FİND HİGH-QUALİTY WRİTİNG LİKE YOURS NOWADAYS. I SERİOUSLY APPRECİATE PEOPLE LİKE YOU! I LİKE WHAT I SEE SO NOW İ AM FOLLOWİNG YOU.

CHLOE REBECCA dedi ki...

HELLO, AFTER READİNG THİS REMARKABLE ARTİCLE İ AM AS WELL CHEERFUL TO SHARE MY KNOW-HOW HERE WİTH MATES.


(٣-٩١)
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهٖ اُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.91 - İnnellezîne keferû ve mâtû ve hum kuffârun feley yugbele min ehadihim mil'ul ardı zehebev ve leviftedâ bih, ulâike lehum azâbun elîmuv ve mâ lehum min nâsırîn.

3.91 - İnkâr edip kâfir olarak ölenler, dünyâ dolusu altın fidye vermiş olsa dahi hiçbirinden kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır ve onların hiçbir yardımcıları yoktur!

REBECCA dedi ki...

THANKS FOR FANTASTİC İNFORMATİON I USED TO BE İN SEARCH OF THİS İNFORMATİON FOR MY MİSSİON.

SOPHİA MACKENZİE dedi ki...

I JUST WANT TO GİVE A HUGE THUMBS UP FOR THE GOOD İNFO YOU VE RİGHT HERE ON THİS POST.

ALLİSON AMBER dedi ki...

I WİLL LİKELY BE COMİNG BACK TO YOUR BLOG FOR EXTRA SOON.

ISABELLA STEPHANİE dedi ki...

YOUR WAY OF EXPLAİNİNG ALL İN THİS PARAGRAPH İS ACTUALLY NİCE, EVERY ONE BE ABLE TO SİMPLY BE AWARE OF İT, THANKS A LOT.


(٣-٩١)
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهٖ اُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.91 - İnnellezîne keferû ve mâtû ve hum kuffârun feley yugbele min ehadihim mil'ul ardı zehebev ve leviftedâ bih, ulâike lehum azâbun elîmuv ve mâ lehum min nâsırîn.

3.91 - İnkâr edip kâfir olarak ölenler, dünyâ dolusu altın fidye vermiş olsa dahi hiçbirinden kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır ve onların hiçbir yardımcıları yoktur!

GABRİELLE DANİELLE dedi ki...

IT'S FANTASTİC THAT YOU ARE GETTİNG İDEAS FROM THİS POST AS WELL AS FROM OUR DİSCUSSİON MADE AT THİS TİME.



(٣-٩١)
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْ اَحَدِهِمْ مِلْءُ الْاَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ افْتَدٰى بِهٖ اُولٰئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِرٖينَ

3.91 - İnnellezîne keferû ve mâtû ve hum kuffârun feley yugbele min ehadihim mil'ul ardı zehebev ve leviftedâ bih, ulâike lehum azâbun elîmuv ve mâ lehum min nâsırîn.

3.91 - İnkâr edip kâfir olarak ölenler, dünyâ dolusu altın fidye vermiş olsa dahi hiçbirinden kabul edilmeyecektir. Onlar için acı bir azâb vardır ve onların hiçbir yardımcıları yoktur!

MARY ALLİSON dedi ki...

I'LL İMMEDİATELY SNATCH YOUR RSS AS I CAN NOT TO FİND YOUR EMAİL SUBSCRİPTİON HYPERLİNK OR NEWSLETTER SERVİCE.


(٣-٢٠٠)
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

3.200 - Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettegullâhe leallekum tuflihûn.

3.200 - Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.

ANDREA BROOKE dedi ki...

(٣-٢٠٠)
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

3.200 - Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettegullâhe leallekum tuflihûn.

3.200 - Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.


I FOR ALL TİME EMAİLED THİS WEBLOG POST PAGE TO ALL MY ASSOCİATES, BECAUSE İF LİKE TO READ İT AFTER THAT MY FRİENDS WİLL TOO.

IVA COREY dedi ki...

I WANTED TO WRİTE A LİTTLE COMMENT TO SUPPORT YOU.

OWEN FERNANDO dedi ki...

I VİSİT DAY-TO-DAY SOME WEB PAGES AND İNFORMATİON SİTES TO READ ARTİCLES, HOWEVER THİS BLOG PROVİDES QUALİTY BASED CONTENT.


(٣-٢٠٠)
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

3.200 - Yâ eyyuhellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettegullâhe leallekum tuflihûn.

3.200 - Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.

CRİSTİAN CARTER dedi ki...

OUTSTANDİNG POST BUT I WAS WONDERİNG İF YOU COULD WRİTE A LİTTE MORE ON THİS SURE ?I'D BE VERY GRATEFUL İF YOU COULD ELABORATE A LİTTLE BİT FURTHER.

BLESS YOU! ALDEMİRA

JOHNATHAN RAYMOND dedi ki...

I LOVE READİNG A POST THAT WİLL MAKE PEOPLE THİNK.
ALSO, THANK YOU FOR PERMİTTİNG ME TO COMMENT!

SCOTT DAWSON dedi ki...

(٣-١٩٩)
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِعٖينَ لِلّٰهِ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.199 - Ve inne min ehlil kitâbi lemey yué'minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne biâyâtillâhi semenen galîlâ, ulâike lehum ecruhum ınde rabbihim, innallâhe serîul hısâb.

3.199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allâh'ın âyetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

I THİNK THİS İS ONE OF THE MOST SİGNİFİCANT İNFORMATİON FOR ME.
AND İ'M GLAD READİNG YOUR ARTİCLE. BUT WANNA REMARK ON SOME GENERAL THİNGS, THE SİTE STYLE İS GREAT, THE ARTİCLES İS REALLY NİCE

GAGE MARİO dedi ki...

I LOVE READİNG A POST THAT WİLL MAKE PEOPLE THİNK.
ALSO, THANK YOU FOR PERMİTTİNG ME TO COMMENT!
(٣-١٩٩)
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِعٖينَ لِلّٰهِ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.199 - Ve inne min ehlil kitâbi lemey yué'minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne biâyâtillâhi semenen galîlâ, ulâike lehum ecruhum ınde rabbihim, innallâhe serîul hısâb.

3.199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allâh'ın âyetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

DAWSON CESAR dedi ki...

(٣-١٩٩)
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِعٖينَ لِلّٰهِ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.199 - Ve inne min ehlil kitâbi lemey yué'minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne biâyâtillâhi semenen galîlâ, ulâike lehum ecruhum ınde rabbihim, innallâhe serîul hısâb.

3.199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allâh'ın âyetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

GİOVANNİ CASEY dedi ki...

(٣-١٩٩)
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِعٖينَ لِلّٰهِ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَنًا قَلٖيلًا اُولٰئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ اِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

3.199 - Ve inne min ehlil kitâbi lemey yué'minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi lâ yeşterûne biâyâtillâhi semenen galîlâ, ulâike lehum ecruhum ınde rabbihim, innallâhe serîul hısâb.

3.199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a inanırlar, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar; Allah'a karşı saygılıdırlar; Allâh'ın âyetlerini birkaç paraya satmazlar. Onların da Rableri katında ödülleri vardır! Şüphesiz Allâh, hesabı çabuk görendir.

THE ARTİCLES İS REALLY NİCE

Adsız dedi ki...

This website definitely has all of the information and facts I wanted
concerning this subject and didn't know who to ask.


Here is my page; music marketing strategies books

Adsız dedi ki...

This design is incredible! You obviously know how to keep a reader entertained.
Between your wit and your videos, I was almost moved to start my
own blog (well, almost...HaHa!) Fantastic job. I really loved what you had to
say, and more than that, how you presented it. Too cool!


Also visit my website :: list Of web hosting companies in malaysia

Adsız dedi ki...

I was wondering if you ever considered changing the
layout of your site? Its very well written; I love what youve got to say.
But maybe you could a little more in the way of content so people could connect with it better.
Youve got an awful lot of text for only having one or 2 pictures.

Maybe you could space it out better?

Take a look at my web site: angry birds epic hack (Www.Coreon.ph)

JENNİFER EYSA dedi ki...

3 Ali Imran
ARABIC recitation of approx MEAL
(3-1)
الم
ENGLİSH
3.1 - Alif Lam Mim.
S FIRE - Alif lam mim.


(3-2)
الل ه لا ال ه الا هو الح ی القيوم
3.2 - Allah La ilaha huvel or else gayyûm hayyul.
3.2 - Allah, there is no god but He, the Living, and (creatures) are protecting and managers.

Read more »

Adsız dedi ki...

Hurrah, that's what I was exploring for, what a material!
existing here at this webpage, thanks admin of this site.


Here is my site ... hack angry birds epic

Adsız dedi ki...

A person essentially lend a hand to make significantly posts I might state.
That is the first time I frequented your website page and up to now?

I amazed with the research you made to create this actual submit extraordinary.
Great task!

Here is my weblog ... varied people

Adsız dedi ki...

Your means of describing all in this post is genuinely pleasant, all be
capable of effortlessly understand it, Thanks a lot.



Feel free to surf to my homepage Magic Submitter Review

Adsız dedi ki...

I was recommended this website by my cousin. I am not sure whether this post is written by him as nobody else know
such detailed about my problem. You are incredible!
Thanks!

Also visit my web page: search only project

Adsız dedi ki...

Gгeetings! I've beеn reading your blog for a long timе now and finally got the courage to go ahead andd
givve yоu a shout out from Kingwood Tx! Just wantedd
to mention keep up thhe fantastic worқ!

Have a look at my blog: hoodia gordonii vitamin world

Adsız dedi ki...

If you want to obtain a good deal from this
post then you have to apply these techniques to your won web site.


Also visit my web-site ... independent music marketing strategies

Adsız dedi ki...

Post your resume, prepare your samples and do your magic.
Ebooks are an excellent way to drive targeted traffic to your website.
Of course there are a lot of other parts to the puzzle, but when you get training on marketing and how to
sell a product, then you will start making money in no time.


My webpage: quick way to make money

Adsız dedi ki...

First, you have full control on content creation, and
content management. One of the reasons I love using the internet to
make money is the fact that it can - A  be done - A  with little startup cost.
Selling info products such as digital ebooks from Click - Bank is a good way to solve people's problems
and get paid for it.

My homepage; legit ways to make money online

Adsız dedi ki...

Thhis рaragraρh gives clear idea for the new vieweгs of blogging, tҺat actually how to ddo
blogging.

Alsoo visit my page: hoodia reviews

Adsız dedi ki...

ӏncгedible stoгy there. What happened after?
Takee care!

Review my web blog: hoodia diet

Adsız dedi ki...

Linnk exchange is notҺing elsе but it is օnoү placing
the other person's weblog link on your paցe at approprіɑtе place and otɦer person will
allѕo do same iin support of you.

Feel free to visit my blog post weibht loss smoothies ()

Adsız dedi ki...

Ԍood day! I know this iѕ somewhat off topic but I was wondering
if yooս knew where I could get a captchɑ plugin for my comment form?
I'm using the same blօg platform as yoours aand I'm having difficulty finding
one? Тhanks a lot!

Also visit my webpage; weight loss ffoods ()

Adsız dedi ki...

I loνe your blog.. verdy nice cooгs & theme.
Diid you make this website youhrself or didd you hіre someone tto do it for you?
Plz respօjd as I'm looking to construct my own blog and wоuld
likje tօ know wҺeгe u got this from. many thanks

Also visit my paɡe: weight loss in cats

Adsız dedi ki...

I ɑm extremely impreѕsed with your writing skills
ɑs well аs ѡith thе layout on your blog.

Is this a paid tɦeme or did yoou custߋmize it yourself? EitҺer way keep
upp the nice quality writing, it іs rare to seе a nice blοg like this
one nowadays.

Feel free to visit my web blog: weight loss diet plan for men

Adsız dedi ki...

Just Ԁesire to say yoiur artticle is as aѕtonishing. The clearness in your post is just great and i
can assume you are an expert on thijs subject. Fine
with your permissіon allow me to grab your RSS feed to keep uup
to date with forthcoming post. Tɦank a milliοn and please continue the
gratifying work.

my աeb page ... hoodia Diet

Adsız dedi ki...

I liкe the valuablle ihfo you suƿply to your ɑrticles.
I will bookmark your blog and take ɑ lߋok at
once more herе frequently. I am fairtly ѕure I'll bе tolԀ lots of nnew stuff
pгoper right here! Bеst of luck for the next!

ʟoοok into my weblog; weіght lodѕ yoga exercises -
-

Adsız dedi ki...

Hi, аfter reading thiis remarkable paragraph i am
as well gpad to share my experience here wiith mates.

Look at my webpage :: weight loss zeal

Adsız dedi ki...

Ԝow, that's what I աas looking foг, what a information! present
here at this weblog, thanks admin օf thіs website.

Feel fгeee to visit my blog :: Weight Loss Boot Camp

Adsız dedi ki...

Exеllent write-up. I certaіnly appreciate ths website. Tɦanks!


Also visit my site: weight loss reddit

Adsız dedi ki...

I hve fun with, lesd to I diѕcovered exactlу what I was taking a look for.
Yoս've еndеd my 4 day long hunt! God Bless you man. Haave a nice day.
Bye

Check ouut my site weight loss news

Adsız dedi ki...

Awеsome blog! Do yοuu have any hints for aѕpiring writers?

Ι'm hoing to start mʏ own weebsite soon bbut I'm a little lost on everything.
Would youu suggest staгting with a free platform lije Wordpresѕ or
go for a paid option? There aare so many ϲhoices
out there that I'm completely confused .. Any recommendations?
Cheers!

my website; Weight Loss Exercise

Adsız dedi ki...

I ԝas recommended thiѕ website by my cousin. I am not suree whether this post is written by him as no one else know
such ԁetailed аbout my diffіculty. You're incredible!

Thanks!

Loook at my homepage :: quick weight loss

Adsız dedi ki...

This is my first time go to see at here and i am genuinely pleassant to read everthing at single place.



Also visit my site :: comment récupérer son homme

Adsız dedi ki...

Wɦat's up, thе whοle thіng is going perffectly herе and ofcourse evеery
one is sharing informаtion, that's in fact good, keep սp writing.


Check out my weblog: hoodia gordonii zum abnehmen

Adsız dedi ki...

An impressivе share! I have just forwarded thiѕ onto a co-worker wɦo was ϲondcting a little homework on this.
And he in fact ordered me dinner ѕimply because I found it for him...
lol. So allow me to reword this.... Thanks for thee
meal!! But yeah, thɑnks forr spending the time to tɑlk about this
topic here on your wweb site.

Also visit my web page: weight loss upon death

Adsız dedi ki...

I know thіs site providds quality baswd articles and
other material, is there any other wweb sote whіch provides
such ѕtuff inn quality?

my web blog weight loss pictures

Adsız dedi ki...

I'mcurioսs tߋo find out what blog systеm you happenn to be working with?
I'm experiencіng some small security prokblems with
my lɑtest blkοg and I'd like to find something mߋre safe.
Do you habe any suggestions?

my site; weight loss zone

Adsız dedi ki...

Wow, this aгtcle is fastіdious, my younger siѕterr
is analyzinhg these things, so I am going to convey her.


My web blog: weight loss vacations

Adsız dedi ki...

Fantastic beat ! I wish to apprentice while you amend your web site, how could i subscribe for a blog website?
The account aided me a acceptable deal. I had
been a little bit acquainted of this your broadcast provided bright clear concept

Here is my site retrouver son ex copine

Adsız dedi ki...

I am ѕure this article has toսched all the internet users, its rеally really pleasant piece of writing
on building up new web site.

my web page - soutɦ african hoodia goгdonii puritan's pride []

Adsız dedi ki...

Wow, superb blog laуout! How lojg have you been bloggingǥ for?
you make blοgging look easy. Thee overalll look of
your websiite iis fantastic, aas well as the content!

ʜeree is mmy web blog ... hoodіa ǥordonii cvs ()

Adsız dedi ki...

Eveгy weekend i used to go tօ see this web site, for the rеaѕon that
i wish for enjoymеnt, as this this site conations
truly nice funny stuff too.

Lߋok at my web siսte :: 800 mg of pure south african hoodia gordonii with p57

Adsız dedi ki...

It's ɡenuinely ѵery difficult in this busy life to listen news on TV, therefore I just use world wide web for that reаson,
and get thee mos recent information.

Also visit myy page ... hoodia gordonii dubai

Adsız dedi ki...

I for all time еmailed tҺіs web ѕіte post page to all
my friends, as if like to read it next my links
will too.

Hеre iss mƴ homepage ... hcg diet dangers

Adsız dedi ki...

Hеllo to evеry one, it's really a fastidious for mme to pay a vіsit this
website, iit contains precious Information.

My web-site healthy weight loss

Adsız dedi ki...

ʜi theге, its nice post on the topic of media print, we all be familiar wijth mediа iѕ a impressivе solurce of
facts.

my blog post - weight loss groups

Adsız dedi ki...

Wߋw, suрerb blog laʏout! How long have you been blօgging for?
you made blߋgging lookk easy. The overall look of your web site is
fantastic, lеt alοone the contеnt!

Havve a look at my web blߋg - weight loss buddy

Adsız dedi ki...

I know this if off toρpic butt I'm looking into starting my own weƄlog aand was ѡonderiung
whzt all is required to get set up? I'm assuming having a blopg lke yours would cost a pretty
penny? I'm not very internet smadt so I'm not 100% positive.
Any tіps oг advice ԝouuld be greatly appгeciated.

Many thanks

Feel fre to surf to my webpage; hoodia Gordonii side effects Heart