7 Mart 2016 Pazartesi

YAŞAM AFFETMEZ


YAŞAM AFFETMEZ!
Alemde her varlık, insan, toplum, eşya, olay ve olgular, her zerre terbiye edilmiş, kanunlara, ilkelere bağlanmıştır.
"Tabiat, Allah’ın yazdığı bir kitaptır." der, #Harvey.
#Goethe de, "Doğa, her yaprağında en derin yazılar olan biricik kitaptır." diye ses verir.
#Crabbe "Doğa, görülebilen düşüncedir." derken, #M.İkbal’de ‘Kainat Allah’ın davranışıdır. O’nun davranışı ile sözü-vahiy arasında çelişki olmaz" diyerek alemin de bir #kitap olduğuna vurgu yapar.
Yazılı Kitap Kuranı Kerim gibi Yaratılan Kainat Kitabında, her maddede, zerrede, ayette, alemde var edilen evrensel ilkeler, değerler, ölçüler, kanunlar, kurallar vb her bir nur, Rabbilalemin olup, Lillahi Rabbilaleminin lütfudur, ikramıdır, sistemidir, düzenidir. Örneğin Kitap der, yaklaşık meallerde:
. Fir'avn dedi ki: Alemlerin Rabbi nedir. Kale fir'avnu ve ma rabbulâlemîn. 26/23 vb 37/87.
. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanan kimseler iseniz dedi. Kalerabbus semavati vel erdi ve ma beynehuma inkuntum mukinîn. 26/24
. Allâh O'dur ki arzı size durulacak yer, göğü de binâ yaptı; sizi şekillendirdi, şekillerinizi de güzel yaptı. Ve sizi güzel rızıklarla besledi. İşte Rabbiniz Allâh bu dur. RABBİLALEMİN, tebarekedir! Allahulleziceale lekumul erda kararav ves semae binaev ve savverakum fe ahsene suverakumve razekakum minet tayyibat, zalikumullahu rabbukum, fe tebarakellahu rabbul âlemîn. 40/64.
. Rabbiniz o Allah'tır ki; gökleri ve yeri altıgünde yarattı, sonra Arşa istivâ etti geceyi, durmadan onu kovalayan gündüzünüzerine bürüyüp örter. Güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmişvaziyette (yaratan O'dur). İyi bilin ki, yaratma ve emir O'nundur. RABBİLALEMİN Allâh, tebarekedir! İnne rabbekumullahullezi halekas semavati vel erda fi sitteti eyyamin summesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlubuhu hasisev veş şemse vel kamera vennucume musehharatim bi emrih, ela lehul halku vel emr, tebarakellahu rabbul âlemîn.7/54
Kitapta da,
Göklerde ve yerde, yaratılışınızda ve yaymakta olduğu canlılarda, gecenin ve gündüzün değişmesinde, rüzgârları estirmesinde vb birçok örnekler verilerek
3/190, 10/6, 10/67, 12/7, 15/75, 20/54, 20/128, 30/22, 30/23, 30/24, 30/37, 31/31, 32/26, 34/19, 39/42, 39/52, 42/33, 45/3, 45/4, 45/5, 45/13, 51/20 ve daha nicelerinde
aklını kullanan, düşünen, tefakkuk sorgulayanlar, tedebbür ne anlattığını anlamaya çalışanlar, sabreden, şükredenler vb yapanlar için #AYETLER olduğu anlatılmaktadır.
Alemdeki eşya, olay ve olgular, insan ve toplum ile bunların özellikleri, davranışları araştırılıp okunarak ondaki davranış nedenleri vb hususlar bulunarak her dönemde geçerli evrensel ilkelere kanunlara ulaşılmaktadır.
Alemdeki başta insan olmak üzere her varlıktaki ve her unsurdaki tüm özellikler İLİM BİLGİ onu terbiye eden böyle donatan, tesviye eden, ikram eden RABBİLALEMİNİN, yazılı kitap KURAN ZİKİR gibi #hediyesidir.
İnsan bunu keşfedip, öğrenip, önemseyip #yaşama yazdığında bu HEDİYEYE SAYGIN davranıp Rabbilaleminle uyumlaşıp ISLAM olup GERÇEK ÖZGÜRLÜĞE ulaşıp gelişip her alemde mutlu ve bahtiyar olmakta, anlam ve değer bulmaktadır.
Bu bağlamda, kimi SIDK üzere, yaratılan Kainat Kitabına, ONDAKİ kanunlara, ilkelere, #FİTRATELLAHİ ye, #VİCDANININ sesine, tecrübeye uyarak yaşar, 39/32, 39/33 vb.
Kimi de BUNUNLA birlikte #HAK üzere Yazılı Kitap Kuranı Kerimdeki ayetlerin anlatmak istediği manalara, evrensel ilkelere ulaşarak önem ve öncelik verdiği ölçüde yaşamını ahlaklandırmaktadır. 10/94, 9/48, 35/24, 34/49, 28/48, 23/90, 22/54, 18/29, 15/64, 13/19, 13/1, 11/45, 10/76, 10/77 vb.
Yaratılmış Kainat Kitabındaki insan, toplum, canlılar cansızlar, eşya, olay ve olgulardan oluşan kevni yaratılan ayetler veya Yazılı Kitap Kuranı Kerimdeki yazılı ayetlerin anlattığı doğru manalar, kanunlar ilkeler #KURAN'dır ve her alemi cennet yapan EVRENSEL İLKELER DERYASIDIR.
Elbette, #okumak, sadece yazılı kitap Kuranı Kerimi değil, Yaratılan Kainat kitabını, insan, toplum, diğer canlılar cansızları, eşyayı, olay ve olguları da okuyup, araştırıp incelemek, anlattığı manalara, ilkelere, kanunlara ulaşmak,
o kanunları dikkate alarak insan ve toplumların kendini tanıyarak yücelmesini sağlamak,
alemde var edilen kanunlara ulaşıp eşyaya uygulayarak teknik ve teknoloji üreterek insanlığın hizmetine de sunmaktır.
Kitaptan çıkarılan doğru manalar da kerimleşip en zirveye, ZİKRE ulaşıncaya kadar gelişip tekamül etmekte ve sonunda ilennur/NUR laşıp tüm insanlığın REHBERİ, aynı teknolojinin temelleri gibi vazgeçilmezi olmaktadır. 27/29, 56/77, 13/28, 54/17, 22, 32, 40; 15/9 vb.
Yaratılmış Kainat Kitabındaki veya Yazılı Kitap Kuranı Kerimdeki ayetlerin anlattığı evrensel ilkeler #KURAN, her daim insanı ve yaşamı mutlu etmek için önemli ve vazgeçilmez bir yoldaştır, nurdur, #rehberdir, hediyedir, #hidayettir. 2/2, 2/5, 2/38, 2/97, 17/9, 3/4, 3/138, 6/88, 7/52, 12/111, 16/64, 16/89, 16/102, 17/9, 20/123, 27/2, 27/77, 28/43, 31/3, 40/54, 45/20, 46/30 vb
Karanlıktan aydınlığa çıkaran #NUR dur.14/1, 14/5, 33/43, 57/9, 65/11, 5/16, 2/257 vb.
Yazılı Kitap Kuranı Kerim gibi Yaratılan Kainat Kitabını okumak, her maddede, zerrede, ayette var olan ilkeleri anlamak ve bu ilkeleri içselleştirip yaşama geçirmek, Rabbilalemine, ilkelerine #uymaktır. İtaat etmektir.
Alemdeki Allah’ın sunnetinde, #SUNNETULLAHTA, insan ve toplumsal yaşamdaki kanunlarında bir değişiklik bulamazsınız. 17/77, 33/38, 33/62, 35/43, 40/85, 48/23 vb.
#Sünnetullâh; alemde, insan, toplum yaşamında varolmaya devām eden ve her insan ve toplum için de geçerli, değişmeyen evrensel ilkeler kanunlardır.
#ELALEM değil RABBİLALEMİN ne der diyenler, alemde var edilen ilkeleri kanunları araştırıp buna uygun yaşayanlar her alemde BAHTİYAR olmaktadır.
Rabbilalemine ilkelerine uyanlara #KORKU YOKTUR VE ONLAR #ÜZÜLMEYECEKLERDİR VE LA HAVFUN ALEYHİM VE LA HUM YAHZENÛN 2/112, 2/38, 20/123, 7/35, 2/277, 46/13, 2/262, 10/62, 2/274, 2/62, 5/69 vb
Hangi ülke toplum ya da insan olursa olsun, bu OKUMALARI İHMAL ettikleri ve Ortak akla, bu evrensel ilkelere, KANUNLARA AYKIRI davrandıkları günden beri cehaletin, geri kalmışlığın cenderesinde #kıvranmakta, bu kitapları okuyanların doğru manalara, ilkelere, kanunlara ulaşanların bunu yaşama taşıyanların gerisinde NAL TOPLAMAKTA ve acı bedeller ödemektedir.
Yaşam, Yazılı kitap Kuranı Kerim gibi Yaratılan Kainat Kitabına insan toplumla ilgili her tür BİLİME Evrensel İlkelere, kanunlara #aykırı davranışları affetmemekte ve bu ilkelere aykırılık ölçüsünde ağır #bedeller, acılar ve mutsuzluklar yaşatmaktadır.
• Dere yatağına, fay hattına, ovalara, bataklıklara ev yapanlar yaşadıkları doğal olaylar sonrası yaşadıkları her tür acı ve felaketler için başkasını değil kendini suçlamalıdır.
• Otomobilindeki emniyet kemerini takmadan yolculuk yapanlar, kendi veya yakınları, kaza anında araçtan fırlayıp camdan uçarken ve başına gelen onulmaz zararlardan dolayı #KADERE vs taş atmaktan vazgeçip cehaletine kızsın.
• Kitapta yer verilen sözünde durmaktan, yalan söylemeye, emaneti ehline vermeye kadar uzanan tüm ilkelere uymamak nihayetinde, bunu yapanlara ve duyarsız tüm topluma ağır bedeller ödetmektedir.
• Tıp biliminden ve ilkelerinden taa ekonomi ilmine kadar var olan ilke ve kanunlara aykırı davranışlar da o toplumu gelecek nesillere hatta tüm Dünyayı olumsuz etkilemekte acı faturalar ödetmektedir. Bir #virüs, hijyen vb kurallara uyulmadığında neler yapabilmektedir.
Bu hali yaşayanlar, SUÇU, SUÇLUYU, KUSURU #kendinde aramalıdır. 4/62, 42/30, 39/48, 39/51 vb.
Örneğin #Kitap der yaklaşık meallerde:
• Ya nasıl, elleriyle yaptıkları (kötülükler) yüzünden başlarına bir MUSİBET gelince, hemen sana gelirler: "Biz sadece iyilik etmek ve uzlaştırmak istedik." diye Allah'a yemin ederler? Fe keyfe iza esabethum musibetum bi ma kaddemet eydihim sümme cauke yahlifune billahi in eradna illa ihsanev ve tevfika. 4/62
• Başınıza gelen herhangi bir MUSIBET kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir. BIRÇOĞUNU DA AFFEDER. Ve ma esabekum mim musibetin fe bima kesebet eydikum ve ya'fu an kesîr. 42/30
• Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.Ve beda lehum seyyiatu ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziûn. 39/48
• Kazandıklarının kötülükleri, sonunda başlarına geldi. Bunlardan zulmedenlere de yaptıklarının kötülükleri erişecektir. Onlar, buna engel olacak değillerdir.Fe esabehum SEYYIATU ma KESEBU, vellezine zalemu min haulai seyusibuhum seyyiatu ma kesebu ve mahum bi mu'cizîn 39/51
Üstelik YAPILANLARIN ÇOĞUNU, NİTELİKSİZ olanları da #affedilir. 42/30, 42/34 vb.
Bununla birlikte, İYİLİKLER, AHSENU AMELLER yapanlara yardım edilmektedir.
Var ediliş nedeni olan ahsenu ameller yapanlara, bunun karşılığını, zor durumlarda, çaresiz kaldığı, var gücüyle çalıştığı, bitim noktasına geldiği hallerde her Dünyada bir şekilde İKRAM EDİLMEKTEDİR.
Kim, zerre ağırlığınca hayır ya da şer yapmışsa onunla karşılaşmaktadır. 21/47, 7/8, 7/9, 23/102, 23/103,101/6, 101/7, 99/7, 99/8,101/8, 101/9, 18/104-108 vb
Her kim Allaha yardımcı olur, borç verir, yani iyilik, hayır fedakarlık vb ahsenu ameller yaparsa, ALLAH TA ONA #YARDIM EDER. 3/52, 47/7, 61/14, 22/40 vb.
Yine, duası, davası, daveti, çağrısı uğrunda, tüm imkanlarını da kullanarak, SABIRLA-daha güzel olana ulaşıncaya kadar direnerek, dayanarak, ümitle ve SALATLA- usul ve esasına, edep ve adabına uygun gereğini yaparak, SAMİMİ olduğunu fiilen göstermesine rağmen başarıya yetmediği durumlarda, bu #AVENE, muavene #NESTAİN 2/45, 2/153, 7/128, 12/18, 21/112, vb ya da #NASR 2/214, 2/107, 3/52, 3/126, 6/34, 3/160, 30/5, 40/51, 47/7, 9/40, 37/116, 9/25, 3/123 vb ya da #GAVESE 18/29 vb yardımı ve diğer #lütuflar 7/137 vb yapılmaktadır.
Üstelik, AHSENU AMELLER, iyilikler, HASENELER, yapılan hayırlar, kötülükleri #SEYYİATLARI giderir, örter, ÖNLER. İnnel #hasenati yuzhibnes #seyyiat 11/114, 29/7, 47/2, 46/16, 8/29, 3/195, 5/65, 48/5 vb.
Elbette, her yapılanın karşılığı Dünyada #tattırılıp yaşatılırken ahirde ise gereğince SÜREKLİ VE EBEDEN yaşatılmaktadır.
Üstelik, “zerre miskal hayır ya da şer yapmışsa onu görür” 99/7, 99/8 vb . “Size kıl kadar zulüm haksızlık edilmez VE LA TUZLEMUNE FETİLA. 4/77, 4/49, 17/71 “ denilmektedir.
Örneğin:
1-İyilik, hayır ve fedakarlık, ahsenu amel yapanlara Dünyada güzellik, akibette ve ahirde de sürekli ebedi güzellik vardır 16/30, 16/122, 39/10, 2/201,7/156, 7/96, 4/77, 3/15, 3/198, 2/103, 55/60, 53/31, 28/77, 4/86, 13/18, 18/88, 16/97 vb. Örneğin:
• 16/30 Korunanlara da: "Rabbiniz ne indirdi?" dendi. "Hayır”dediler. BU #DÜNYÂDA GÜZEL İŞ YAPANLARA GÜZELLİK VARDIR, ÂHİRET YURDU İSE DAHA HAYIRLIDIR. Muttakilerin yurdu ne güzeldir.
Ve kile lillezinettekav maza enzele rabbukum kalu HAYRA, LİLLEZİNE AHSENU Fİ HAZİHİD DUNYA HASENEH, ve le darul ahirati hayr, ve le ni'me DARUL MUTTEKÎN.
• 16/122 Ona (İBRAHİME) #DÜNYÂDA İYİLİK VERMİŞTİK. O, ÂHİRETTE de SALİHLERDENDİR.
Ve ateynahu fid dunya haseneh, ve innehu fil ahirati le mines salihîn.
• 39/10 De ki: "Ey inanan kullarım, Rabbinizden . Bu #dünyâ hayâtında güzel davrananlara güzellik vardır. Allâh'ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir."
Kul ya ibadillezine amenutteku rabbekum, lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh, ve erdullahi vasiah, innema yuveffes sabirune ecrahum bi ğayri hisâb.
• 2/201 Onlardan kimi de: "Rabbimiz, bize #dünyâda da güzellik ver, #âhirette de güzellik ver, bizi ateş azâbından koru!" der.Ve minhum mey yekulu rabbena atine fid dunya hasenetev ve fil ahirati hasenetev ve kina azaben nâr.
2-Kötülük yapanlara Dünyada azap, Akıbette ve Ahirde de azap vardır.
İnsan tercihleriyle şekillenmekte, yaptıklarıyla ve sonuçlarıyla, kötülüklerinin çirkinliği, kepazeliği, azabıyla,
• hem DÜNYADA buluşmakta, 39/26, 22/9, 41/16, 13/34, 40/21, 65/9, 59/15, 64/5, 32/21, 8/14, 30/41, 43/48 vb.
• belki DÖNERLER diye de tattırılmakta 30/41, 32/21, 43/48, 7/168, 7/174, 43/28, 46/27
• hem AKİBETTE 40/21, 65/9,
• hem de AHİRETTE 39/26, 41/16, 13/34, 59/15, 64/5, 32/21, 16/94, 8/14 vb
karşılaşmakta ve #ahirde de bu azap
• azabun ELİM 59/15, 64/5,
• azabun AZÎM16/94
• azaben NÂR. 8/14
• azabul AHİRATİ EKBER39/26, 32/21
• azabel HARÎK 22/9
• azabul AHİRATİ AHZA 41/16
• azabul AHİRATİ EŞAK13/34
nitelenip yaptıklarının cezasıyla buluşacağı UYARILMAKTADIR.
Her olay insana, TOPLUMA #seçimler sunar. Tercihi yapma gücü, yetkisi ve donanımı insanda var edilmiştir.
Dileyen ALEMDE, insan toplum canlı cansız her varlıkta unsurda olay ve olgularda var edilmiş KANUNLARA ve Yazılı Kitapta yer alan ayetlerin anlattığı DOĞRU MANALARA ilkelere uyar #bahtiyar olur ya da tam TERSI DAVRANIP o ölçüde de acı #bedeller öder.
İnsan gibi, toplumlarda yaptığı tercihlerle, KADERİNİ, dolayısıyla
KEDERİNİ ya da KEREMİNİ kendi yazmaktadır.
Örneğin #Kitap der, yaklaşık meallerde:
• İnsan yaptığı bu tercihleriyle şekillenmekte, amel kitabını yazmaktadır. 17/13, 76/3, 64/2, 18/29, 10/40, 41/46, 45/15, 17/15, 2/286, 91/7-10; 92/4-11; 95/4-6; 2/256, 10/99, 26/3-5; 88/21, 22; 36/17, 42/48, 81/27, 28; 13/11, 8/53 vb.
Bu, Evrensel İlkeler karşısındaki duruşuyla YELPAZE misali zerreden şemse ESFELE SAFİLİYNDEN ALAYI İLLİYYİNE kadar dağılmakta ve yer bulmaktadır.
Her insanın her alemdeki cenneti de cehennemi de farklılaşmaktadır
• Bu böyledir, çünkü bir kavim KENDİLERİNDE BULUNANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE Allâh onlara verdiği ni'meti değiştirmez. Allâh işitendir, bilendir. Zalike bi ennellahe lem yeku muğayyiran ni'meten en'ameha ala kavmin hatta yuğayyiru ma bi enfusihim ve ennellahe semiun alîm. 8/53
• Bir kavim KENDİNDE BULUNANI DEĞİŞTİRMEDİKÇE Allâh onların durumlarını değiştirmez. Allâh da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O'ndan başka koruyucuları da yoktur. innellahe la yuğayyiru ma bi kavmin hatta yuğayyiru ma bi enfusihim, ve iza eradellahu bi kavmin suen fe la meradde leh, ve ma lehum min dunihi miv vâl. 13/11
• İnananlar, siz kendinize bakın, SİZ DOĞRU YOLDA OLDUĞUNUZ TAKDİRDE sapan kimse size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ne yaptığınızı haber verecektir. Ya eyyuhellezine amenu aleykum enfusekum, la yedurrukum men dalle izehtedeytum, ilellahi merciukum cemian fe yunebbiukum bi ma kuntum ta'melûn 5/105
Her ne olursa olsun Evrensel İlkelere ve değerlere uygun #değişimi gerçekleştiremeyen ülkeler de her alanda Rabbilalemine, Kurana, ilkelere aykırılık ölçüsünde acı bedeller yaşanmaya devam etmektedir.
Her alandaki her ayete, var edilen ilke ve kurallara aykırı karar ve uygulamalar, insan ve toplumlara, ülke ve devlete de ağır bedeller ödetmektedir.
SULAR TERSİNE AKMAZ.
Bu evrensel ilkeler ve kanunlara uygun değişim ve dönüşümde, ne ölçü de geç kalınırsa o ölçüde de ödenecek bedeller ağırlaşmakta, insan ve toplumlar ile ülkeler o kadar zemin kaybetmektedir.
Her daim Rabbilalemine, Alemdeki KANUNLARA, Kurana, evrensel ilkelere, vicdanın sesine bilime, tecrübeye önem ve öncelik vererek ELALEM değil RABBİLALEMİN ne der diye yaşayarak Rabbin rızasına varıp her alemde bahtiyar olma dileğiyle
Muhabbetle,
11 OCAK 2016- 10 Nisan 2021

Bu resmi fotoğrafı çekene, paylaşana ve gönderene teşekkürler






6 Mart 2016 Pazar

DUYARSIZLIK YAŞAYAN ÖLÜ OLMAKTIR

DUYARSIZLIK YAŞAYAN ÖLÜ OLMAKTIR
İnsan, kulluğun gereği DENEME, TEKAMÜL ve AHSENU AMEL yapmak için yaratılmıştır 11/7, 18/7, 67/2, 51/56, 2/21, 23/32, 7/65, 23/23 vb.
Bunun için de,
İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç FITNELENMEDEN sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? E hasiben nasu ey yutraku eyyekuluamenna ve hum layuftenûn. 29/2, 2/214, 2/155, 3/186, 21/35, 29/3, 47/31 vb.
Babasız evler, annesiz yavrular,
Aşsız, işsiz, çaresiz bırakılan aileler,
Borç isteyen mahcup gözler, ezilmiş yüzler, çaresiz gönüller,
Yuvasız çocuklar, kimsesiz sokaklarda yaşayanlar,
Aç, susuz, evsiz, yurtsuz soğukta, dışarda kalanlar,
Barışa, esenliğe, huzura, dosta, sıcak bir yuvaya, çorbaya, kuru ekmeğe hasret fukaralar, garipler, yoksullar, yoksunlar varken,
Binanızda, mahallenizde, etrafınızda, ülkede ve dünyada, her adımda rastlanırken, SİZ TOK İKEN komşunuz, CANLAR açlıktan ilgisizlikten ölürken NASIL DUYARSIZ KALABİLİRSİNİZ.
Adı, sanı, sıfatı, düşüncesi, inancı vb ne olursa olsun, kadın erkek, çocuk, şu veya bu dinden, dilden, ırktan olsun veya tahrikten, teşvikten, zaaftan, davadan veyahut şehvetten, zevkten, azgınlıktan vb fark etmez, şu bu, kin, nefret, çıkar, şehvet vb her ne sebeple, hataen ya da saldırının önlenmesi veya savunma amaçlı olmaksızın insanın öldürülmesi bir vahşettir. 5/32, 4/92 vb.
İnsanın, düşünce, inanç, kabullenim ve yargılarından, düşünce ve inancını ifade etmesinden dolayı cezalandırılması kabul edilemez bir zulümdür. Öldürülmesi ise vahşettir, CİNAYETTİR.
Kime yönelirse yönelsin her tür istismar, taciz, tecavüz, dayak, cinayet, saldırı, şiddet, çalıp çırpma, yalan dolan, hile, aldatma, aşağılama, ötekileştirme, zorbalık, zulüm, SAVAŞ, kin, nefret, intikam ve tüm kötülükler KIRMIZI ÇİZGİNİZ OLMALIDIR
Her tür kötülükten uzak kalmak YETER mi? Yetmez!
Sessiz kalmak, zulme de fırsat vermek onamak değil midir?
Zulme rıza zulümdür sözü unutuldu mu?
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır #Dekkak sloganları ilkesi toprağa mı gömüldü?
Oysa, EBU ZER misali insanlar vardır. Gönüllerinden ALLAH aşkı akar, sonucu değil, sadece o an duruşu düşünür. Onlarca kez yaşadığı zulme rağmen, Kâbe’ye, zalimlerin ORTAMLARINA gider. GÜZELLİKLE anlatır tebliğ eder, uyarır ve ZULME UĞRADIKÇA DA haykırır. ALLAHÜ EKBER. LAİLAHE İLLALLAH.
Her insan, İDEALLERİN uğrunda HAYIR ve FEDAKARLIK yaptığı nispette #DAVAİNSANI olunabilir.
Dava insanı, her durumda, örnek ve önderler olup Rabbin ilkelerine, rızasına uygun hale dönüştürmede #MARUFU EMREDEREK, #MUNKERDEN MEN EDEREK hayır ve fedakarlıklar yaparak var gücüyle, ümitle, salatla, sabırla ilim amel ve ihlas birlikteliğiyle çalışanlardır.
Susan, duyarsız kalan ya da bendeni sendeni yapan, dört maymunu oynayan vb hal içinde olanlar değildir.
DAVA İNSANI olanlar, her alemde de en bahtiyardır. Zira, her hali ahsen yapmada, var gücüyle çalışarak Allaha yardımcı olur, borç verir, yani iyilik, hayır fedakarlık vb ahsenu ameller yapar, Allah ta ona yardım eder. 3/52, 47/7, 61/14, 22/40 vb.
Bu yolda CANAVARLAŞAN sözde MEDENİYETIN, zulme bulaşmış demir tırnaklarıyla yaptığı her tür baskı ve zulme karşı her yerde her dönemde her coğrafyada da NİCE ÖRNEKLERDEKİ gibi mücadele eden bedel ödeyen DAVASINDA DİRENEN gönül, dava ve KURAN insanlarına selam olsun.
RABBİN RAZI OLDUĞU bir hayat başarıların en büyüğüdür.
ALLÂH onlardan #RÂZI OLMUŞTUR, onlar da O'NDAN RÂZI OLMUŞTUR. işte büyük başarı, #FEVZULAZÎM BUDUR! RADIYELLAHU ANHUM VE RADU ANH, zalikel FEVZUL AZÎM 5/119, 98/8, 58/22, 9/100, 48/18 vb
İşte onlardan Mehmet Akif Ersoy, DUYARLI OLMAYI ne güzel ifade etmiş.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
Duyarlı insanlar her daim var olmaya da devam edecektir.
Bunlar var olsun olsun da demezler mi yarın, ben, sen o, onlar #NERDEYDİNİZ?
Ya sivil toplum kuruluşları, avukatlar, siyasiler, politikacılar, bu değerler üzerinden rant devşirenler, sözde alimler, kül bırakmayan cengaverler? Neden bu ve benzeri haykırışın yanında olmadınız? Neden bu süreç de O KAHRAMANLAR, zulmün her çeşidini, her aşamada yaşarken yanındayız diyemedin? Her yolla ses vermedin?
#Kuran’ın bunca ilkesine, ayetlerine, vicdanın haykırışına rağmen, hangi yüzle Rahmanın rızasını ya da cennet umarsınız!
Elbette insanlık ölmemiştir, ölmez de. Her daim daha güzel olana yönelenler var oldukça da ölmeyecektir. Yeter ki, siz ben o, yerimizi ve safımızı seçelim.
Elbette, her kötülükten bunu #işleyenler kadar, buna katkı veren, destek olan, engel olmayan ya da göz yuman, bilip de bilmezden gelenler, her halden vebal altında olan başta yöneticiler olmak üzere olup bitenlere DUYARSIZ ya da SESSİZ KALAN TÜM TOPLUM da #sorumludur.
Yine, kötülükleri yeşerten her insanın, toplumun, düşüncelerin, yönetimlerin ve sistemin de #vebali ağırdır. Her birinden de sorumludur. 8/25, 7/164 vb.
Bu nedenle kötülükleri yapanlara ve bunları yeşerten öğreti, kültür, toplum ve sistemlere, BATAKLIKLARA da duyarsız da kalınamaz.
Çöküşe, bozuluşa, zulme sessiz kalanları ya da duyarsız davrananları HAK uğrunda var gücüyle çalışmayanlar da her olayda olduğu gibi zalimlerle sınırlı kalmayan azapla karşılaşmaktadır. 8/25
Bunlar, insanlıktan, sevgi ve muhabbetten, alemde var edilen evrensel ilkelerden, bireysel ve toplumsal olarak ne kadar uzaklaşıldığının acı sonuçlarıdır.
Her alemi cennet yapan ilkelerden uzaklaştıkça, o ölçüde ağır bedeller ödenmekte ve yaşam #cehenneme dönmektedir.
Bir insanın öldürülmesi kim olursa olsun, tüm insanlığın öldürülmesi gibi tepki almalı, vermeli ve düşündürüp değişimi başlatmalıdır. 5/32, 4/92 vb.
Sel gibi akan, lağım gibi toplumu kuşatan her tür kötülükler insan olanların o ölçüde düşünmesi, dertlenmesi, çalışması, değişim ve dönüşüm yapması ve yaptırması gerektiğinin de #feryadıdır.
Bir millet kendilerinde bulunanı, durumlarını değiştirmedikçe toplum da, baştakiler de yaşam da değişmez. 8/53, 13/11 vb.
Gövdeyi oluşturan insanlar değişmedikçe toplum da, baştakiler de değişmez. Kendini değiştirmeyen toplumun değişmesini bekleyemez. Karanlığa ışık olmadıkça toplum da aydınlanmaz. Bir olmadıkça 11, 111 ve diğerleri de olmaz.
Cinayetlerin çığlığına, masumların acısına, toplumların çöküşüne, insanlığın yitişine vb kötülüklere duyarsız olanlar, insan da kalamaz! Mutlu da olamaz! 8/39 vb.
Bununla birlikte, kan, kanla temizlenemez. Kin, nefret kusarak hiç bir sorun çözülemez.
Yasaklar veya baskıyla, cezayla geçici sonuçlar alınsa da kalıcı olarak değişimi gerçekleştiremez.
İnsan, evrensel doğrularla, ikna ve terbiye ile eğitimle, en güzel olanla, değişim ve dönüşümle ancak kalıcı olarak değişebilir. Kötülüğü en güzel olanla savmak gidermek, ıslah etmek gerekmektedir 23/96, 41/34 vb.
Değişim, var olandan olması gerekene, kainatta var edilen ilkelerine uygun davranarak gerçekleşen büyük bir arınma ve yüceliştir.
Zira Yaratılmış Kainat Kitabındaki veya Yazılı Kitap Kuranı Kerimdeki ayetlerin anlatmak istediği evrensel ilkeler her daim insanı, toplumu ve yaşamı mutlu etmek için önemli ve vazgeçilmez bir yoldaştır, nurdur, rehberdir, hediyedir, hidayettir, terbiyedir, eğitimdir, yaşamdır. 2/2, 2/5, 2/38, 2/97, 17/9, 3/4, 3/138, 6/88, 7/52, 12/111, 16/64, 16/89, 16/102, 17/9, 20/123, 27/2, 27/77, 28/43, 31/3,40/54, 45/20, 46/30 vb
Evrensel doğrular her daim güneş gibi parlar. Gözünü kapatanlar, sadece kendine gece yapar.
Bu ilkelerde #hayat vardır. 5/45, 2/178, 2/179, 2/194, 5/32, 4/92, 23/96, 41/34 vb
Bunlar, RABBİLALEMİNİN insanlara yollarını aydınlatması ve doğruyu bulması için lütfettiği karanlıklardan aydınlığa NUR a çıkaran ilkeleridir. / liyuhricekum minezzulumati ilennur. 14/1, 14/5, 33/43, 57/9, 65/11, 5/16, 2/257 vb.
Çözüm, DUYARLI OLMAKLA başlar.
Her insanlık adına, acı, üzüntü ve utanç veren durumlarda, gönlümüzün acıları seller çağlayanlar gibi köpürmekte, lokmalar düğümlenmekte, gözlerdeki yaşlar yağmurlaşmakta,..!
Yetmez. Yetmez. Yetmez ki; Var gücümüzle elimizdekilerle koşarak, Yarınlara doğru yelken açarak...
Olsun bir taş ta olsa atmak, bir satır da olsa yazmak, bir kuruşta olsa vermek, bir lokma da olsa paylaşmak, ümit vermek, derdine ortak olmak ya da daha niceleri,..
Yaşamda HANİFLER safında MUTTAKİLER arasında yer bulmaktır.
Yeter ki, vicdanının sesini dinle, safını tut. Hak doğru ve güzelden yana ol. Var gücünle bu yolda çalış. Ses ver.
Bu yolda her bir ses, duyarsızlığa bir taştır.
Bu yolda #infak etmek, ahsenu amela için var edilen insanın, alemdeki her türlü olumsuzluk karşısında #DUYARLI olması ve var gücüyle onu ahsen hale dönüştürme yolundaki katkısı, duygu, düşünce ve çabası olup, taşın altına elini koymasıdır. 47/38, 2/195, 57/10, 2/265, 22/35, 28/54, 32/16, 42/38 vb.
#Sabır, olumsuzluklara, acılara ve felâketlere katlanmanın ötesinde, her halde, daha iyiye, güzele ulaşma iradesi, isteği ve bu yolda çaba içinde olmaktır.
İyilikler, Allâh ın ihsan ettiği gibi ihsan etmektir /ahsin kema ahsenellahuileyke 28/77.
Duyarlı olup ıslah etme girişimleri vb duruşlar, insan olmanın var ediliş amacını gerçekleştirmektir 11/7,18/7, 67/2.
Her duyarlı oluş ve tavır, Allahe yardımcılar olmaktır 3/52, 47/7, 61/14.
Ahlakı Kuran’laştırmaktır.
Her hali, vaziyet edilen her durumu, daha ahsen kılma yolundaki her çaba her alemde de karşılık bulur. #Kelebek etkisiyle tüm toplumu da alemi de sarar.
#ZULÜM #taciz #tecavüz #şiddet #cinayet #saldırı #soygun #aldatma vb tüm #haksızlıklar, senin de başına gelecek #KÖTÜLÜKLER'İN PROVASI ve HABERCİSİDİR.
O an geldiğinde iş işten geçmiştir bilesin.
#Susma, sıra susanlara, duyarsız ve bencillere de gelir
Asla duyarsız ve tepkisiz kalma!
İnsanlık yokluk yoksunluk, çaresizlik zulüm vb tüm kötülüklerden kıvranırken bilesin ölen duyarsız kalan SENSİN umursamayan tüm İNSANLIK ölmektedir.
Kitap der; Yaklaşık Meallerde-
• Size ne oldu ki Allah yolunda ve "Rabbimiz bizi şu, halkı zâlim kentten çıkar, bize katından bir VELİ ver, bize katından bir yardımcı ver!" diyen MUSTAZAF-zayıf bırakılmış erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz? Ve ma lekum la tukatilune fi sebilillahi vel #mustadafine miner ricali ven nisai vel vildanillezine yekulune rabbena ahricna min hazihil garyetiz zalimi ehluha, vec'al lena mil ledunke VELIYYA, vec'al lena mil ledunke NESİRA. 4/75"
İnsan olmak DUYARLI OLMAKTIR, asla DUYARSIZ kalmamaktır.
Duyarsızlık #YaşayanÖLÜ olmaktır.#DörtMaymunu oynayıp #DUYARSIZ KALMAK, #SosyalAHLAKSIZLIKTIR.
Yaşarken ölü olmak,
• Ahsenu ameller yapmaktan uzak olmaktır.
• Yaratılan Kainattaki ve Yazılı Kitaptaki ayetlere, evrensel ilkelere kör sağır durmaktır.
• Yaptıkları boşa gidendir. 3/22, 2/217,5/53, 7/147, 9/17, 9/69, 11/16, 18/104-105,
• Anlık yaşamı seçenlerdir. Ahiri dikkate almayanlardır.
• Hayır ve fedakârlık yönünde yaşamında taş üstüne taş koymayanlardır.
• KİTAP, onları ölü diye tanımlamaktadır. 6/122, 2/243 vb
• Yaşayan ölüler, o kişilerdir ki; kapıldıkları çoğaltma yarışının ateşiyle ahsenu amel yapma amacını unutur, yaşamı kolaylaştıran araçları amaç edinir, bu araçların, malın, mülkün, makamın, şöhretin vb tüm EN’lerin esiri, hamalı olur. 102/1-8.
• Ölesiye, tüm meleke ve imkanlarıyla ölünceye kadar bu çoğaltma ateşinin içerisinde önem ve öncelik verdikleriyle kıvranır. Yaşayan ölü olduğundan ölümü de hiç kendine yakıştırmaz.
• Necip Fazıl’ın ifadesiyle “Hayat suren #leşlerdir’.
• Ahirde de, ne olaydı da TOPRAK OLSAYDIM da bu hesaptan ve sonuçtan kurtulaydım der. 78/40, 69/25-27 vb.
• Hasılı, her alemini cehenneme çevirenlerdir.
Yaşam, Yazılı kitap Kuranı Kerim gibi Yaratılan Kainat Kitabına, Evrensel İlkelere, Rabbilalemine, aykırı davranışları affetmemekte ve bu ilkelere aykırılık ölçüsünde ağır bedeller, acılar ve mutsuzluklar yaşatmaktadır.
Gönül insanının, değişim yoldaki sabrına, mücadelesine, azmine, uzun soluklu yürüyüşüne, her dünyayı kurtarma aşkına, sevgisine, alaka ve muhabbetine, bunu yaşamda göstermesine gerek vardır.
Bedel ödenmeden, fedakarlık yapılmadan, sunnetullaha uygun davranmadan, değişim ve gelişim olmaz.
Gövdeyi oluşturan insanlar değişmedikçe toplum da, baştakiler de değişmez. 8/53, 13/11 Kendini değiştirmeyen toplumun değişmesini bekleyemez. Karanlığa ışık olmadıkça toplum da aydınlanmaz. Bir olmadıkça 11, 111 ve diğerleri de olmaz.
BİREYSEL arınmakla birlikte TOPLUMSAL değişim için çalışmakla AHSEN olunur.
Değişimden ve Hakk tan yana durmayanları da, HAYAT törpüleyip daha ağır bedeller ödeterek eğitip değiştirmektedir.
Bu hali yaşayanlar, SUÇU, SUÇLUYU, KUSURU kendinde aramalıdır. 4/62, 42/30, 39/48, 39/51 vb.
Adalet mülkün, yönetimin, idarenin, yaşamın da, alemin de temelidir. Adalet, hak olana önem ve öncelik verip, her durumda hakkın gereğinin yapılması ve gerçekleştirilmesidir. Adalet Hakkın yerini bulmasıdır. Hak ve nefasete, evrensel ilkelere, vicdana uygun hal üzere olmaktır.
Zulüm, insanın ve diğer canlıların varediliş amacından, ahsenu amelden, yaşama hakkından ve konumundan, hak ve hukukundan, kendi veya başkası tarafından her ne şekil ve şartta ve yöntemde olursa olsun HAKSIZ mahrum bırakılmasıdır. 10/47, 10/54 vb.
Allah adil olanları, adalet üzere hüküm verenleri, hakkın yerini bulmasını, hakkın hakim kılınmasını sever. 5/42, 49/9, 60/8 vb. Allah, zalimleri asla sevmez. 42/40, 3/57, 3/140 vb.
Zulmün, azı, çoğu fark etmez. Zalimin, dini, dili, milleti, makamı, mevkiisi, ne olursa olsun ZULMÜN tümü kötüdür. Zalimlerin hepsi lanetlidir. Her alemde de yaptıklarıyla buluşur. 52/47, 4/10,4/30, 20/111, 18/87, 7/23, 43/76 vb.
Gücün haklı, haklının ise, güçsüz, HAKSIZ sayıldığı,
Hakkın değil, gücün sözünün geçtiği düzenler, sistemler,
Buna duyarsız kalıp rıza gösterenlerle birlikte,
Rabbilalemine Kurana, Evrensel İlkelere, vicdana, adalete aykırılığı ölçüsünde, ağır bedeller, acılar, mutsuzluklar yaşatır.
Örneğin Kitap der, yaklaşık meallerde:
• Sakın zulmedenlere taraf, destek olup meyletmeyin, sonra size ATEŞ dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım edilmez. Ve la TERKENU ilellezine zalemu fe temessekumun naru ve malekum min dunillahi min evliyae summe la tunsarûn. 11/113.
• Bir fitneden sakının ki, aranızdan yalnız ZALİMLERE erişmekle kalmaz. Bilinki Allâh'ın azâbı çetindir Vetteku fitnetel la tusibennellezine ZALEMU minkum hassah, va'lemu ennellahe şedidul ikâb. 8/25.
Zulüm, haksızlık ve tüm kötülükler karşısında, SUS PUS olanın, BİLDİKLERİNİN de YAŞAMININ da insanlığa hiçbir FAYDASI olmaz . Toplumda, DAĞILMA, BOZULMA hızlanır
Zalime SESSİZ KALAN mazluma YARDIM ETMEYEN tüm GÖNÜLLER suça bulaşmıştır.
#Zalimler, DUYARSIZ ve KORKAKLARIN duruşundan BESLENİR ve GÜÇ ALIR.
“Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar. UMumcu"
HAK olanda DİRENENLER olsaydı #ZULÜM haksızlık YAP BOZ vb onca KÖTÜLÜK olur muydu? Hak sustu mu, BATIL hakim olur.
#SarıÖküzü boğarlarken #duyarsızlaşanlar #VURUNABALIYA yapanlar ZULÜM onların da kapısını çalar.
ZULÜM, sadece birilerine değil, tüm TOPLUMA yapılan VADELİ HAKSIZ bir saldırıdır. Sustukça, #masum'un yanında yer almadıkça, sıranın sana gelmesi hızlanır ve #zulüm yaygınlaşır
#ZULME ses çıkarmamak, yarın bana, sana ona da yapılmasına PEŞİN #icazet VERMEKTİR
Duyarsızlaşıp, HAK olana sahip çıkmayanlar HAKSIZLIĞA mahkum olur
İnsan, hayvan bitki canlı cansız tüm #ALEM İNSANA Rabbilaleminin hediyesi ve emanetidir. İnsanın var ediliş nedeni, her hali AHSEN YAPMAKTIR. 11/7, 18/7, 67/2. Buna aykırı her hal, #EMANET'E HIYANETTİR ve ZULÜMDÜR.
Şayet insan; ahseni takvim/maddi ve manevi yönden sürekli gelişime uygun; var ediliş amacı olan ahsenu amelden 11/7, 18/7, 67/2 yana olduğunda; halifeliğin gereğini 2/30, 6/165, 10/14, 27/62, 35/39, 38/26 vb; kulluğu, arzu ve istekle, gönülden yaptığında 51/56; ALAYI İLLİİNE yücelirken 83/18; tersi durumda ise ESFELE SAFİLİNE düşmektedir. 95/5
Her daim duyarlı olup her tür kötülüğe, haksızlığa zulme karşı durup HAKKTAN, haklıdan, adaletten yana olup HANİF duranlardan Rabbilalemine, Kurana ilkelere vicdana, adalete önem ve öncelik verip karanlığa ışık olup kendini de toplumu da değiştirenlerden Rabbin Rızasına varanlardan olma dileğiyle,
Muhabbetle,

2 Ocak 2002- 31 Mart 2021
Bu resmi fotoğrafı yapana, paylaşana gönderene teşekkürler








3 Mart 2016 Perşembe

BİLMEK BİLGİ yüklenmek değil NE YAPTIĞI ve NE İÇİN, NASIL yaptığı önemlidir


BİLMEK BİLGİ yüklenmek ya da
NE DEDİĞİ NASIL TANIMLADIĞI değil
NE yaptığıyla NE İÇİN yaptığıyla ve NASIL yaptığıyla 
RAHMAN’IN indinde ANLAM ve DEĞER bulur
Sözler ne kadar güzel etkili olsa da İNSANI en iyi anlatan ise HAL’dir. Bu nedenle, Lisanı Hal, yaşantı sözlerden daha önemlidir. Ayinesi iştir, ameldir, yaptıklarıdır. Lafa bakılmaz.
Öğüt vermek, çoğunluğun yaptığı gibi kolaydır.
Uygulamak, yaşamda ÖRNEK OLMAK ise zordur, meşakkatlidir, O kadar da, değerlidir.
ÖĞÜTDEN DE ÖTE YAŞAMDA ÖRNEK OLMAK ÖNEMLİDİR
LİSANI HAL, yaşantı LİSANI KALDEN, sözden. anlatıdan daha ETKİLİDİR, taa gönüllere, özüne işler ve değişimi tetikler.
Söylediğini yapan, yaptığını söyleyen, sözüyle eylemleriyle uyumlu olmak esastır.
Bu anlamda en etkili unsur, öncelikle savunduğu ve davet ettiği güzelliği yaşamında göstermektir
Sözleriyle HAL’i YAŞAMI, EYLEMİ DAVRANIŞLARI ahenkli, uyumlu olmazsa, o sözlerin değeri de, etkisi de #HİÇ tir.
Anladığın, TECRÜBE ettiğin, yaşama indirgediğin, HAYATLAŞTIRDIĞIN her AYET kadar varsın. Bunlar kadar #şehadetin, şahitliğin gerçekleşmiş demektir.
#KURAN NURDUR
İnsan, alâkası, önem ve öncelik verme ölçüsünde anlar, YAŞADIĞI nispette yansıtır
Değişmek, AHSENU AMEL yapmak ve karanlığa IŞIK olmak önemlidir.
İnsana say’ından, çalışmasından, vesile ve sebep olduklarından başka bir şey yoktur. 53/39-42, 79/35, 76/22, 4/32, 36/12, 3/195,34/3, 10/61vb.
Zira #DİN, borç, borçluluk ilişkisinin oluşturduğu yaşamdır, yaşam biçimidir, düşünce inanç kabullenim ve yargılar ile eylemlerdir.
İnsan sayısınca ALLAH anlayışı ve DİN TASAVVURU ile YAŞANTISI var. İnsanın düşünce, inanç, kabullenim ve yargıları ile EYLEMLERİ ne ise DİNİ DE odur.
NEYE sürekli #önem ve #öncelik verip ONUNLA şekilleniyorsa #RABBİ de O olur
OYSA Allâh indinde DİN İSLAM'dır, 3/19,5/3, 3/85, 2/132, vb.
Üstelik #Kitap der yaklaşık meallerde
• Ey inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz? Ya eyyuhellezîne amenu lime tekulune ma la tef'alûn. 61/3
• Yapmayacağınız şeyi söylemek, Allâh katında en sevilmeyen bir şeydir. Kebure makten 'indallahi en tekulu ma la tef'alûn. 61/2
Bunun için:
Her ne iş yapıyorsa, kendine ve insanlığa faydası olanı yapmalı,
Hangi iş veya uğraş olursa olsun, o işi usulüne uygun olarak ve en güzele, en mükemmele ulaşacak şekilde yapmalı, azami gayret ve özeni göstermeli, yaptığını kendi beğenmeli ve hayran kalmalı,
Sözünde durmalı, anlaşmalara riayet etmeli,
Her varlığın hak ve hukukunu gözetmeli,
Her konuda, yeniliğe, bilgiye ve gelişime açık olmalı, eleştirilerden yaralanmalı,
Kendisine Rabbilaleminin ihsan ettiği gibi, başkasına ihsan, ikram yapmalıdır.
Hiç bir nedenle, insanların acizliğinden, bilgisizliğinden, zayıflığından yararlanıp aldatmamalı,
Kimsenin sırtına binerek veya zarar vererek, haksız yollara başvurarak menfaat elde etmekten kaçınmalıdır 4/29 vb.
Kısaca, İNSAN olmalıdır. Ahlakını #KURAN yapmalıdır
Sevgi, saygı ve güvenin adı, adresi olup bu yolda zirveleşmelidir.
İnsan, bilmek veya bilgi yüklenmekle değil, yaşamakla, yaşadıklarıyla, amelleriyle anlam ve değer kazanmaktadır.
Muhabbetle
19 Ağustos 2014- 2 Ocak 2022






Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı